Eğitim-Bir-Sen, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nun yeniden değerlendirilmesini istedi. Sendika, sistemin eğitim sendikaları ve öğretmenlerin katılımıyla ele alınması, kapsamlı pilot uygulamalar yapılması ve öğretmenlerin mesleki yetkilerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Eğitim-Bir-Sen, ortak yazılı sınav sisteminin ölçme ve değerlendirme süreçlerinde standartlaşma sağlamayı amaçlamasını olumlu bulduğunu belirtirken, uygulamanın sahadaki etkileri ve öğretmenlere getireceği iş yükü konusunda kaygılarını dile getirdi.
Sendikaya göre sistem yaygınlaştırılmadan önce farklı okul türleri, bölgeler, branşlar ve öğrenci profilleri dikkate alınmalı; ortaya çıkabilecek sorunlar kapsamlı pilot uygulamalarla belirlenerek giderilmeli.
OYSS için öğretmenlerin görüşleri alınsın
Eğitim-Bir-Sen, öğretmenlerin sınav hazırlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerini doğrudan etkileyen düzenlemelerin eğitim çalışanlarıyla istişare edilerek hazırlanması gerektiğini belirtti.
Açıklamada, istişarenin yalnızca alınmış kararları duyurmak anlamına gelmediği, uygulayıcıların görüşlerinin karar alma sürecine yansıtılması gerektiği ifade edildi. Sendika, öğretmenlerin doğrudan sorumluluk üstleneceği bir sistemin sahadaki ihtiyaçlar dikkate alınarak şekillendirilmesini istedi.
Yönetmelik ile kılavuz arasındaki uyum sağlansın
Sendikanın gündeme getirdiği bir diğer konu, Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği, ilgili yönerge ve OYSS Uygulama Kılavuzu arasındaki hukuki uyum oldu.
Eğitim-Bir-Sen, üst düzenlemelerle öğretmenlere ve zümrelere tanınan sınav hazırlama ve değerlendirme yetkilerinin uygulama kılavuzuyla sınırlandırılmaması gerektiğini savundu.
Merkezi soru havuzunun öğretmenin mesleki takdir yetkisini ortadan kaldıran değil, onu destekleyen bir araç olması gerektiğini belirten sendika, soru değiştirme hakkına getirilen sınırların ve soruların doğruluğuna ilişkin sorumlulukların yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Kapsamlı pilot uygulama yapılması istendi
Eğitim-Bir-Sen, kısa süreli teknik denemelerin ülke çapında uygulamaya geçiş için yeterli olmayacağını ifade etti.
Sendika, yalnızca belirli derslerle sınırlı pilot çalışmalar yerine farklı branşları, okul türlerini, bölgeleri, sınıf mevcutlarını ve öğrenci profillerini kapsayan uygulamalar yapılmasını istedi.
Açıklamada, OYSS’nin öğretmenlerin çalışma süreleri, öğrencilerin başarısı, sınav süreçleri ve okul yönetimi üzerindeki etkilerinin birlikte analiz edilmesi gerektiği kaydedildi. Tespit edilen sorunlar giderilmeden sistemin ülke genelinde zorunlu biçimde yaygınlaştırılmaması çağrısı yapıldı.
Öğretmenlerin veri giriş yükü azaltılsın
OYSS kapsamında sınav hazırlama, soru seçme, puanlama anahtarı oluşturma ve öğrencilerin her sorudan aldığı puanları sisteme işleme gibi işlemlerin öğretmenlerin iş yükünü artırabileceği belirtildi.
Eğitim-Bir-Sen, özellikle kalabalık sınıflarda görev yapan öğretmenlerin ek işlemler nedeniyle öğrencilerle birebir ilgilenmeye daha az zaman ayırabileceğine dikkat çekti.
Sendika, OYSS işlemlerinin gelişim raporlarına ilişkin veri girişleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek mevcut e-Okul işlemlerine eklenen mükerrer veri girişlerinin kaldırılmasını ve dijital sistemlerin bütünleştirilmesini istedi.
Ayrıca başka okulların sınavlarını değerlendirme gibi uygulamaların öğretmenlere karşılıksız ek görev yüklememesi gerektiği ifade edildi.
Öğretmenlerin mesleki yetkileri korunmalı
Eğitim-Bir-Sen, ölçme ve değerlendirmenin yalnızca puanlama işleminden ibaret olmadığını, öğretmenin öğrencinin öğrenme düzeyini tanımasına ve eğitim sürecini yönlendirmesine katkı sunduğunu vurguladı.
Bu nedenle öğretmenlerin soru hazırlama, seçme ve değiştirme yetkilerinin korunması gerektiğini belirten sendika, merkezi soru havuzunun teknik doğruluğuna ilişkin sorumlulukların da açık biçimde tanımlanmasını talep etti.
MEB’e 6 maddelik çağrı
Eğitim-Bir-Sen, Millî Eğitim Bakanlığından OYSS Uygulama Kılavuzu’na ilişkin şu adımların atılmasını istedi:
Kılavuzun eğitim sendikaları ve öğretmen temsilcilerinin katılımıyla yeniden değerlendirilmesi.
Yönetmelik, yönerge ve kılavuz arasındaki olası hukuki uyumsuzlukların giderilmesi.
Öğretmenlerin ve alan zümrelerinin mesleki takdir yetkilerinin korunması.
Farklı bölgeleri, okul türlerini ve öğrenci profillerini kapsayan kapsamlı pilot uygulamalar ile etki analizlerinin tamamlanması.
Ek veri girişi ve bürokratik işlemlerin azaltılması, mükerrer işlemlerin önlenmesi.
Teknik altyapı, hizmet içi eğitim ihtiyacı ve okulların imkânları dikkate alınarak gerçekçi bir geçiş takvimi oluşturulması.
“Dijitalleşme öğretmenin işini kolaylaştırmalı”
Eğitim-Bir-Sen, eğitimde dijitalleşmenin başarısının sisteme girilen veri miktarıyla değil, öğretmenin işini ne ölçüde kolaylaştırdığı ve öğrencilerin öğrenmesine ne kadar katkı sunduğuyla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Sendika, eğitimde yeniliklere karşı olmadıklarını; ancak istişare yapılmadan hazırlanan düzenlemelere, hukuki belirsizliklere, yeterince test edilmemiş uygulamalara ve öğretmenlerin iş yükünü artıran işlemlere itiraz ettiklerini bildirdi.