Sendikalar Genel Greve Gitmelidir

Mustafa ÜLKEM

Hükümetin  memurlar ve emekliler için öngördüğü zam oranı 2012 için %3 + %3 oldu. Bu zam  oranı memurlar için beklendik bir orandı. Ama ülkemizdeki son yıllarda yaşanan  ekonomik gelişmeler karşısında ümit vardık biraz daha yüksek oran  almaya.

Ülkemizde  yıllardan beri tüm hükümetlerin tasarruf alanı hep memurlar olmuştur. Bir  yerlere yatırım yapılacaksa bu yatırım için kaynak memurlara işçiye ve emekliye  yapılacak zamların oranı düşürmek olmuştur. Sendikalar vasıtası ile bu zamlar  çoğu zaman 1-2 puan yükseltilse de “memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz” sözlerini  gerçekleştirmemiştir.

        Maliye Bakanı Mehmet Şimşek“ Ortalama  memur maaşı 2002 yılı Aralık ayında 578 liraymış. 2011 Aralık ayında 1799 lira,  enflasyon farkıyla beraber yüzde 228 artmış. Bu dönemde toplam enflasyon artışı yüzde 132” diyor. Ancak hepimiz biliyoruz  ki Maliye Bakanlığının hesaplama sistemi ile memurların alım gücü hesaplaması çok farklı. Memur için temel tüketim maddelerindeki artışlar bir çok maddede  %400 düzeyindedir. Petrol, yağ, çay, şeker, ekmek, yumurta, et, tüp gaz, peynir,  zeytin, elektrik, doğalgaz, kira fiyatları 2002’den bu yana 3-4 kat artmıştır.  Hükümetler memur zammı için enflasyon hesaplamalarını memurun günlük temel  ihtiyaç kalemleri üzerinden yapmaları zorunludur.

        Memurlar sıkıntılıdır. Ekonomik olarak rahat değillerdir. Memurların %70’den  fazlası kredi kartları ile hayatlarını devam ettiriyorlar. Kredi borçlarını kapatmak için yine kredi çekiyorlar. Delik büyüdükçe büyüyor. İcra kesintisi  yapılan memur sayısı her geçen gün artıyor. Mesele ayağını yorganına göre uzatma  değildir. Yorgan artık çeke çeke küçülmüştür.

-Birçok  memur çoluk çocuğunu, eşini 300-500 lira gibi gelirle çalıştırmak zorunda  kalıyor.

-Birçok  memur incik boncuk satarak , pazarcılık yaparak, boya badana garsonluk vs  yaparak ek gelir derdindeler.

-Memurlar  çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamadığı için ailesine ve çevresine karşı mahcup durumdadırlar. Çocuklar harçlıksız okula gitmektedir. Üniversiteyi  kazandığı halde “memur çocuğu” olduğu için yurtlara giremeyen ve kredi alamadığı için gidemeyen öğrenciler var.

-Birçok  memur kiraların yüksekliği nedeniyle varoşlarda yaşamaktadır. Ödenemeyen  faturalar yüzünden elektriği, suyu, doğalgazı kesilen memurlarımız az değildir.

-Memurlar  memleketlerinden gelen erzakla masraflarını azaltma derdindeler.

       Kamu İşveren Heyetince memura verilen zam tutarı aylık 50 TL civarındadır.  Sadece son 2 ayda petrol elektrik kira zamları bu verilen zammı çoktan eritti.  Petrole bağlı olarak tüm gıda ürünlerinde o oranda fiyatlar yükselmiş durumda.

İkinci altı ay için alınacak olan 50 TL  zam da memurun cebine girmeden vergi dilimi nedeniyle tekrar devletin kasasına  geri dönecektir.Yani İkinci altı ay alınacak olan %3 zammı memurlar keselerine  gelir olarak eklemesinler.


Memurlar  ev araba lüks tatiller ve eğlence derdinde değil karnını doyurabilme derdine  düşmüştür.

Memurun  tek sığınağı yardım alabileceği yer ne hükümet, ne partilerdir. Memur kendi alın  terinin karşılığı olan ücreti alabilmek için sendikalardan  ümitlidirler.

 

Bundan  Sonra Ne Olacak?

        Henüz yasal görüşme süreci bitmedi. Sendikalar bu teklifi kabul etmiyorlar tabi.  Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna gidilecek. Hakem Kurulunda görevli olan  11 üyeden 6 tanesini Kamu İşveren Heyeti  adına Bakanlar Kurulunca belirleniyor. 4 üye sendika temsilcisi. 1 üye sendika  temsilcileri arasından Bakanlar Kurulunca seçilecek kişilerden  oluşuyor.

        Hakem Heyetinde alınacak karar oy çokluğuna göre olacağından sendika üyeleri  yine azınlıkta kalacak ve İşveren Heyeti’nin tahmini +1 puan zam ve bazı özlük  haklarda iyileşme sağlanarak süreç sona erecek. Hakem Heyetinin kararları kesindir. İtiraz edilemez. Toplu sözleşme imzalanmış olacak.

        Ancak Hükümetin her zaman yaptığı iyi  polis kötü polis rolünü de unutmayalım. Hakem Heyetinin +1 ve bazı özlük  haklardaki iyileşmelerden sonra Başbakanın her zaman ki gibi iyi  polis rolüyle devresi girmesi ve +1 puan daha yükselebilir ya da 10 TL gibi  komik bir artış yaptırabilir.


        Tüm bunlar planlı bir esnaf pazarlığının bir parçası. Bu oyunda üç kuruşa emek  harcayıp sürekli dayak yiyen figüran rolünde olanlar memurlar olacaktır. Önce  eşeği kaybettirip sonra buldurma meselesi gibi sonradan arttırılan tahmini %2  ile memurların gönlü alınmış olacak. Enflasyona ezdirilmemiş olacak  güya.

        Sürecin son aşamasında görev sendika konfederasyonlarına düşüyor.

        Sendikalar baskı oluşturmayacak birkaç saatlik iş yavaşlatmalarla, basın  açıklamalarıyla bağımsız olarak 1 gün iş bırakmalarla memurların mali haklarını alamazlar. Ülkemizin  3 büyük konfederasyonu ve bağımsız sendikaları ortak kararla uzun süreli grev  kararı almaları ve ülke genelinde alanlarda eylem yapması gerekmektedir.

        Kamu-Sen ve KESK bugün 1 günlük iş bırakma kararı aldılar. Memur-Sen şimdilik pasif eylem kararı aldı. Çözüm uzun  süreli (1 hafta ya da temel haklarımızın işveren tarafından kabul edilene kadar)  GENEL GREV kararı alınmasındadır.