Eğitim-Bir-Sen’in, uzman öğretmenlik sertifikasına sahip sözleşmeli statüde görev yapan bir üyesi adına açtığı davada mahkemeden dikkat çeken bir karar çıktı. İdarenin, ilgili öğretmene uzman öğretmenlik tazminatı ödenmesi yönündeki başvuruyu “kadrolu olmadığı” gerekçesiyle reddetmesi üzerine açılan davada, İl İdare Mahkemesi öğretmen lehine hüküm verdi.
Kararda, uzman öğretmen ve başöğretmen unvanlarına bağlı olarak sağlanan tazminat haklarından yararlanılması için mevzuatta ayrıca “kadrolu olma” şartı aranmadığı vurgulandı. Böylece sözleşmeli statüde görev yapan ve uzman öğretmenlik sertifikası bulunan öğretmenler açısından dikkat çeken bir yargı değerlendirmesi ortaya çıkmış oldu.
Başvuru “kadrolu değil” denilerek reddedilmişti
Dava sürecine konu olan olayda, sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan ve uzman öğretmenlik sertifikasına sahip olan Eğitim-Bir-Sen üyesi, kendisine uzman öğretmenlik tazminatı ödenmesi için idareye başvurdu. Ancak bu talep, öğretmenin kadrolu statüde bulunmadığı gerekçesiyle reddedildi.
Bunun üzerine konu yargıya taşındı. Açılan davada mahkeme, idarenin red işlemini değerlendirerek öğretmenin uzman öğretmenlik unvanına bağlı mali haklardan yararlanması gerektiği yönünde karar verdi.
Mahkeme: Ayrı bir kadro şartı yok
İl İdare Mahkemesi kararında, uzman öğretmen ve başöğretmen unvanları için ayrı bir kadro şartının mevzuatta öngörülmediğine dikkat çekti. Gerekçeli kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin A ve B fıkralarında öğretmen kadro ve pozisyonunda görev yapanların öğretmen olarak tanımlandığına işaret edildi.
Mahkeme ayrıca öğretmenlik mesleğinin öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrıldığını vurguladı. Bu çerçevede, öğretmen unvanına bağlı haklardan ilgili şartların sağlandığı tarihten itibaren yararlanılabileceği belirtildi.
Kararda, mevzuatta uzman öğretmen ve başöğretmen şeklinde ayrı kadroların bulunmadığı da açık biçimde ifade edildi.
Yönetmelikteki hüküm kararda hatırlatıldı
Mahkeme kararında, 21 Aralık 2024 tarihinde yürürlüğe giren Öğretmenlik ve Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Yönetmeliği’ne de atıf yapıldı. Özellikle yönetmeliğin “Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları” başlıklı 10. maddesinde yer alan, “Uzman öğretmen ve başöğretmen unvanı verilenlere sertifikanın düzenlendiği tarihi takip eden ay başından itibaren unvanlar için öngörülen eğitim öğretim tazminatı ödenir” hükmünün altı çizildi.
Mahkeme, bu düzenlemeyi dikkate alarak sözleşmeli öğretmenin uzman öğretmenlik sertifikası aldığı tarihten sonra bu unvana bağlı haklardan yararlanması gerektiğine hükmetti.
Tazminatın başlangıç tarihi de netleşti
İl İdare Mahkemesi, kararında sadece tazminat hakkını değil, ödemenin hangi tarihten itibaren yapılması gerektiğini de açık şekilde belirledi. Buna göre, öğretmenin uzman öğretmenlik sertifikasının düzenlendiği tarihi takip eden ay başından itibaren, uzman öğretmenlik unvanı için öngörülen eğitim-öğretim tazminatının ödenmesi gerektiğine karar verildi.
Kararda, ilgili üyenin 29 Aralık 2024 tarihi itibarıyla uzman öğretmenlik sertifikasını aldığı, bu nedenle söz konusu tarihten sonra uzman öğretmenlik unvanına bağlı haklardan yararlandırılması ve sertifikanın düzenlenmesini izleyen ay başından itibaren eğitim-öğretim tazminatının ödenmesi gerektiği ifade edildi.
Karar sözleşmeli öğretmenler açısından dikkat çekti
Mahkemenin verdiği bu karar, uzman öğretmenlik sertifikası bulunan sözleşmeli öğretmenlerin mali hakları açısından dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Kararda, statü farkı nedeniyle unvana bağlı tazminat hakkının ortadan kaldırılamayacağı yönündeki yaklaşım öne çıkarken, benzer durumda olan öğretmenler için de emsal niteliği taşıyabilecek bir hukuki tablo oluştu.
Mahkeme kararına buradan erişebilirsiniz.