Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, “Pazartesi’den Pazartesi’ye” başlıklı değerlendirmesinde eğitim gündemindeki önemli başlıklara dikkat çekti. İstanbul EdUnion Forum 2026’dan mezuniyet törenlerine, mülakat mağduriyetinden gelişim raporlarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulunan Yavuz, eğitimde emeğin, adaletin ve sağlıklı uygulamaların önemine vurgu yaptı.
İstanbul EdUnion Forum 2026 gündem oldu
Talat Yavuz, değerlendirmesinde ilk olarak Eğitim-Bir-Sen’in ev sahipliğinde düzenlenen İstanbul EdUnion Forum 2026’ya dikkat çekti.
Dünyanın birçok ülkesinden eğitim sendikalarıyla sürdürülen iş birliğinin, İstanbul EdUnion Forum başlığıyla yeniden yapılandırıldığını belirten Yavuz, forumun iki yılda bir İstanbul’da düzenleneceğini ifade etti.
Bu yılki forumun ana teması ise “Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler” oldu.
Sendikalar, akademisyenler ve eğitim uzmanları İstanbul’da buluştu
Forum kapsamında farklı ülkelerden sendika temsilcileri, akademisyenler, eğitim uzmanları ve sivil toplum kuruluşları İstanbul’da bir araya geldi.
Panel ve çalıştaylarda eğitimde emek, küresel belirsizlikler, çalışma hayatı ve ortak sorunlara yönelik çözüm başlıkları ele alındı.
Yavuz, İstanbul EdUnion Forum 2026’nın ardından gözlerin şimdiden 2028’de düzenlenecek yeni foruma çevrildiğini belirtti.
Mezuniyet törenlerine eleştiri
Talat Yavuz’un gündeme taşıdığı bir diğer başlık ise mezuniyet törenleri oldu.
Geçmişte yıl sonu etkinliklerinin öğrencilerle birlikte üretilen çalışmaların sergilendiği, sahnelendiği ve eğitim değeri taşıyan samimi programlardan oluştuğunu belirten Yavuz, bugünkü bazı uygulamaların bu ruhu kaybettiğini savundu.
Resim sergileri, folklor gösterileri, okul piyesleri ve geziler gibi etkinliklerin öğrenciler açısından önemli bir eğitim değeri taşıdığını ifade etti.
“Mezuniyet kıyafetleri yeniden tartışılmalı”
Yavuz, mezuniyet törenlerinde kullanılan kıyafetlere de tepki gösterdi.
Üniversitelerden okul öncesi kademelere kadar yaygınlaşan mezuniyet kıyafetlerinin sorgulanması gerektiğini belirten Yavuz, bu konuda daha yerli, sade ve anlamlı bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini ima etti.
Yavuz’un değerlendirmesi, mezuniyet törenlerinin biçimi ve içeriğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Mülakat mağduriyeti için çözüm çağrısı
Talat Yavuz’un açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de mülakat mağduriyeti oldu.
Yavuz, sınav puanına göre atanabilecek durumdayken mülakat sonrası elenen öğretmenlerin durumuna dikkat çekti.
Mahkeme kararlarına rağmen hâlâ atanamayan öğretmenlerin daha fazla bekletilmemesi gerektiğini belirten Yavuz, bu öğretmenlerin okullarda görevlerinin başına geçmesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.
“Zaman kaybetme lüksümüz yok”
Yavuz, mülakat mağduriyeti yaşayan öğretmenler için artık sürecin uzatılmaması gerektiğini vurguladı.
Eylemler ve açlık grevleriyle gündeme gelen öğretmenlerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Yavuz, çözümün gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.
Bu açıklama, öğretmen atamalarında mülakat kaynaklı mağduriyet tartışmasını yeniden öne çıkardı.
Özel sektör öğretmenleri için taban ücret talebi
Talat Yavuz, özel sektör öğretmenlerinin taleplerine de değindi.
1965 yılından 2014 yılına kadar uygulanan taban ücret hakkının yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
Yavuz, Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile uzun yıllar sağlanan bu hakkın yeniden düzenlenmesinin, özel sektör öğretmenlerinin güvenceli çalışma talebi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Güvenceli çalışma vurgusu
Yavuz, İstanbul EdUnion Forum 2026 sonuç bildirgesinde de “güvenceli çalışma” hakkının önemli başlıklardan biri olarak yer aldığını belirtti.
İstanbul’da bu konular tartışılırken Ankara’da öğretmen eylemlerinin Türkiye gündemine yansıdığını ifade etti.
Bu değerlendirme, eğitim çalışanlarının yalnızca kamuda değil, özel sektörde de güvenceli istihdam taleplerinin gündemde olduğunu gösterdi.
Gelişim raporları eleştirisi
Talat Yavuz’un değerlendirmesinde son başlıklardan biri de gelişim raporları oldu.
Yavuz, mevcut haliyle gelişim raporlarının müfredatın önüne geçtiğini ve sağlıklı bilgi girişi yapılmadığının açık olduğunu savundu.
Yapay zekânın şekillendirdiği bu çalışmanın uzun vadede neyi amaçladığının öğretmenlere daha iyi anlatılması gerektiğini belirtti.
“Öğrenci ve veli anlamıyor”
Yavuz, gelişim raporlarında ortaya çıkan uzun metinlerin öğrenci ve veli açısından yeterince anlaşılır olmadığını ifade etti.
Yaklaşık on sayfalık metinlerin, geçmişte hatıra olarak saklanan karnenin gördüğü işlevi yerine getirmediğini söyledi.
Bu nedenle akademisyenlerin ihtiyaç duydukları veriyi elde etmek için farklı ve daha işlevsel yöntemler geliştirmesi gerektiğini belirtti.
Emek, zaman ve kağıt israfı uyarısı
Gelişim raporlarının öğretmenler açısından ciddi bir emek ve zaman yükü oluşturduğunu belirten Yavuz, uygulamanın kağıt israfı boyutuna da dikkat çekti.
Yavuz’un değerlendirmesi, dönem sonu iş yükü, raporlama uygulamaları ve öğretmenlerin bürokratik yükleri konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
Eğitim camiasında gelişim raporlarının amacı, içeriği ve uygulanma yöntemiyle ilgili tartışmaların süreceği görülüyor.