Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, memur ve emekli maaşlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bengütürk TV’de yayınlanan Söz Hakkı programına katılan Geylan, hükümetin 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yükselttiğini hatırlatarak, maaş artış oranlarının da buna göre yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Öğretmen açığına dikkat çekti
Talip Geylan, programda öncelikli gündem maddelerinden birinin öğretmen açığı olduğunu belirtti. Türk Eğitim-Sen’in ücretli öğretmen araştırmasının sonuçlarını paylaşan Geylan, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 62 ilde 71 bin 757 ücretli öğretmenin görev yaptığını ifade etti.
Araştırmanın 81 il geneline yayıldığında bu sayının 100 bine yaklaşabileceğini belirten Geylan, eğitim hizmetinin bu kadar yüksek sayıda ücretli öğretmenle yürütülmesinin ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.
“Öncelik öğretmen açığının kapatılması olmalı”
Geylan, Türk Eğitim-Sen’in araştırmasına göre 55 ilde 80 bin 449 norm kadro açığı bulunduğunu açıkladı.
Bir tarafta 100 bine yakın ücretli öğretmen çalıştırıldığını, diğer tarafta ise 100 bine yaklaşan norm kadro açığı olduğunu belirten Geylan, eğitim sistemindeki birçok sorunun kalıcı şekilde çözülebilmesi için öncelikle öğretmen açığının giderilmesi gerektiğini söyledi.
10 bin atama kontenjanı yetersiz bulundu
2025 AGS kapsamında verilen 10 bin öğretmen kontenjanına da değinen Geylan, bu sayının ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu ifade etti.
Geylan, Milli Eğitim Akademilerinde eğitim alan öğretmen adaylarının 12 aylık sürecin ardından 2027 yılında göreve başlayacağını hatırlattı. Sadece 2025 yılında 9 bin 173 öğretmenin emekli olduğunu belirten Geylan, 2026 yılında da yaklaşık 10 bin öğretmenin emekli olmasının beklendiğini söyledi.
Bu tabloya göre iki yılda yaklaşık 20 bin öğretmenin emekli olacağını ancak yalnızca 10 bin atama yapılacağını belirten Geylan, kontenjanın artırılması gerektiğini dile getirdi.
Öğretmen adayları belirsizlikten rahatsız
Talip Geylan, öğretmen adaylarının uzun süredir belirsizlik içinde bırakıldığını belirterek, kontenjan artışı ve ek atama konularında hükümetten net açıklama beklediklerini söyledi.
Geylan, 2024 KPSS sonuçlarına göre yüksek puan aldığı halde kontenjan yetersizliği nedeniyle atanamayan öğretmenler ile 2023 KPSS sürecinde mülakat nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten adaylar için düzenleme beklentisi bulunduğunu ifade etti.
Temmuz ayında yapılacak Akademi Giriş Sınavı öncesinde bu başlıkların netleşmesi gerektiğini belirten Geylan, adayların belirsizlik nedeniyle ciddi kaygı yaşadığını söyledi.
Akademi eğitimi yeniden değerlendirilmeli
Milli Eğitim Akademilerindeki 12 aylık eğitim sürecine de eleştiriler yönelten Geylan, KPSS’de başarılı olarak atanma hakkı kazanan öğretmen adaylarının yeniden uzun süreli eğitime alınmasını doğru bulmadıklarını söyledi.
Geylan’a göre aday öğretmenler için kısa süreli bir adaylık eğitimi yeterli olabilir. Bu eğitimin yaz aylarında tamamlanarak öğretmenlerin 1 Eylül itibarıyla öğrencileriyle buluşmasının daha doğru olacağını ifade etti.
Akademi sürecinde ekonomik sorunlar yaşanıyor
Geylan, akademi eğitimi alan öğretmenlerin 7 ildeki 11 eğitim merkezinde programa katıldığını ve kendilerine aylık 32 bin TL ödeme yapıldığını belirtti.
Ancak ulaşım, barınma, beslenme ve temel ihtiyaçlar dikkate alındığında bu tutarın yetersiz kaldığını söyledi. Büyükşehirlerde kira ve yaşam maliyetlerinin arttığına dikkat çeken Geylan, akademi eğitimi sürecinin hem içerik hem de uygulama bakımından yeniden güncellenmesi gerektiğini belirtti.
“Eğitim fakülteleri itibarsızlaştırılmamalı”
Talip Geylan, öğretmen yetiştiren temel kurumların eğitim fakülteleri olduğunu hatırlatarak, bu fakültelerden mezun olanların zaten öğretmen olarak mezun edildiğini söyledi.
Mezuniyet sonrasında öğretmen adaylarını 12 ay daha eğitime almanın, eğitim fakültelerinin öğretmen yetiştiremediği algısına yol açabileceğini belirten Geylan, böyle bir yaklaşımın doğru olmadığını ifade etti.
Eğer MEB müfredatı ile eğitim fakültelerindeki programlar arasında uyumsuzluk varsa bunun Bakanlık, YÖK ve üniversiteler tarafından ortak çalışmayla giderilmesi gerektiğini dile getirdi.
Maaş artış oranları yeniden gözden geçirilmeli
Ekonomik başlıklara da değinen Geylan, hükümetin 2026 yıl sonu enflasyon hedefini yüzde 16’dan yüzde 26’ya yükselttiğini hatırlattı.
Memur maaş artışlarının başlangıçta yüzde 16’lık hedef dikkate alınarak belirlendiğini belirten Geylan, ilk altı ay için yüzde 11, ikinci altı ay için yüzde 7 zam öngörüldüğünü söyledi.
Geylan, yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 26’ya çıkarılmışsa memur ve emekli maaş artış oranlarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ek zam ve refah payı talebi
Türkiye Kamu-Sen olarak hedeflenen enflasyona göre maaş zammı belirlenmesini doğru bulmadıklarını belirten Geylan, çalışanların ve emeklilerin geçmiş dönemlerden kaynaklanan ciddi alım gücü kaybı yaşadığını söyledi.
Bu nedenle ek zam talebini bir kez daha gündeme getirdiklerini ifade eden Geylan, enflasyon farkıyla yetinmenin gerçek anlamda zam olmadığını belirtti.
Geylan, kamu çalışanlarının büyüyen ekonomiden ve artan milli gelirden pay alması için refah payının kalıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguladı.
Enflasyon farkı aylık yansıtılmalı
Talip Geylan, enflasyon farkının altı ayda bir değil, aylık olarak maaşlara yansıtılması gerektiğini söyledi.
Hükümet yetkililerinin sık sık “memur ve emekli enflasyona ezdirilmeyecek” mesajı verdiğini hatırlatan Geylan, mevcut uygulamada çalışanların altı ay boyunca alım gücü kaybı yaşadığını ifade etti.
Bu nedenle eşel mobil sistemine geçilmesini isteyen Geylan, enflasyon farkının oluştuğu ayı takip eden dönemde maaşlara otomatik olarak yansıtılması gerektiğini belirtti.
Türk-İş verileriyle geçim maliyetine dikkat çekti
Geylan, Türk-İş’in mayıs ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin asgari geçim tutarının 114 bin 576 TL’ye ulaştığını hatırlattı.
Açlık sınırının ise 35 bin 174 TL’ye yükseldiğini belirten Geylan, asgari ücretin ve kamu çalışanlarının önemli bölümünün gelirinin bu rakamlar karşısında yetersiz kaldığını söyledi.
Ekonomik şartların zorlaştığını kabul ettiklerini ancak devletin vatandaşın yaşam standardını koruyacak adımları atması gerektiğini ifade etti.
Bayram ikramiyesi memurlara da verilmeli
Talip Geylan, bayram ikramiyesinin görev başındaki memurlara da ödenmesi gerektiğini söyledi.
Devletin 15 milyon vatandaşa bayram ikramiyesi verebildiğini belirten Geylan, görevdeki 2,3 milyon memura da bu ödemenin yapılabileceğini ifade etti.
Memurların devletin vatandaşa uzanan eli olduğunu belirten Geylan, bayram ikramiyesinin kamu çalışanları açısından sembolik ve moral değeri taşıdığını söyledi.
Vergi dilimi sabitlenmeli
Memurların vergi yükü nedeniyle yıl içinde maaş kaybı yaşadığını belirten Geylan, kamu çalışanlarının maaşları daha ceplerine girmeden vergisinin bordro üzerinden kesildiğini söyledi.
Buna rağmen yıl içinde üst vergi dilimine giren memurların gelir kaybına uğradığını ifade eden Geylan, tüm kamu çalışanlarının yüzde 15’lik vergi dilimine sabitlenmesini talep etti.
Emekliliği teşvik edecek düzenlemeler isteniyor
Geylan, emekli maaşları ve ikramiyelerine yönelik iyileştirmelerin de hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Seyyanen artışların emekliliğe yansıtılmasını isteyen Geylan, ek ders ücretleri, uzman ve başöğretmenlik tazminatları gibi ilave ödemelerin de emekliliğe esas kazanca dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca birinci dereceye gelen tüm kamu çalışanlarına ek gösterge verilmesi gerektiğini ifade eden Geylan, bu adımların emekliliği teşvik edeceğini ve gençlere istihdam alanı açacağını söyledi.