Tarihte ilk kez belki de köy çocuklarına bir avantaj verelim!

Ülkemiz büyük bir coğrafî bölgeye sahip. Bu coğrafî bölge pek çok bakımdan da çeşitlilik arz ediyor. Büyük bir bütünün içerisindeki parçaların her biri kendine mahsus hususiyetleri var.

Ülkemiz büyük bir coğrafî bölgeye sahip. Bu coğrafî bölge pek çok bakımdan da çeşitlilik arz ediyor. Büyük bir bütünün içerisindeki parçaların her biri kendine mahsus hususiyetleri var.

Bütün dünya bir salgının ateşinde kavruluyor. Özellikle ticaret ve ekonomi büyük problemler yaşıyor. Kısa zamanda da bitecek gibi durmuyor bu salgın. Salgınla baş etmenin sabrını toplum olarak hep beraber göstermeliyiz. Yılgınlık göstermeden en az zayiat ile bu süreci atlatmanın hal ve çarelerini aramak lazım.

7 Eylül günü düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısından ana okul ve birinci sınıf öğrencilerinden kademeli başlamak üzere velilerin de istekliliği göz önüne alınarak yüz yüze eğitimin başlayacağı kararı çıktı.

Aslında salgın daha ziyade kalabalık yaşam sürülen büyük şehirleri kıskacına almış durumda. Kırsalda ve küçük şehirlerde durum daha lehimize seyrediyor. Salgın dışarıdan taşınmadığı müddetçe kırsal ve küçük şehirlerde kontrol altında olması daha kolay. Dağınık ev yapıları, nüfusun azlığı ve dağınıklığı salgının kontrol edilmesi namına kırsalda etkili silahlar.

Eğitimin ülkemiz sosyal yaşamı içerisindeki asansör rolü yadsınamaz bir gerçek. Bireyin kendisine toplum içinde iyi ve saygın bir konum elde etmesinin önemli adımı iyi bir eğitim almak.

Köy çocuklarımız bu manada dezavantajlılar. Şehirlerde yaşayan çocuklarımız eğitimi okuldan temin edemeseler bile bunu çeşitli ikame araçları ile ikame edebiliyorlar. Lakin köy çocuklarımızın iyi bir eğitim yolculuğu için neredeyse ellerindeki tek güçlü argüman okul. Hem salgının kırsaldaki yayılma ihtimalinin düşüklüğünü fırsat bilerek hem de köy çocuklarımızın tek argümanlarının okul olduğu hakikatini göz önüne alarak köy okullarını bütün seviyelerde açalım. Tarihte ilk kez belki de köy çocuklarına bir avantaj verelim.

Küçük şehirlerimiz, ilçelerimiz, beldelerimiz merkeziyetçi kararın mağduru olmasınlar. Salgının kontrol edilebildiği her yerde tüm kademelerde okulları açalım.

Maalesef salgın sürecinde en kolay feda edilebilir alan eğitim oldu. Her türlü yaşamsal faaliyetin sürdüğü iklimde tüm toplum zihninde eğitim olmasa da olur algısına kurban edildi. Geriye kalan her şey eksik olsa bile eğitim tam olmalıdır. Yarın geç olmakla meşhurdur. Nesillerimiz üzerinde verilemeyen bu altı ay, bir senelik eğitimin süreç içerisinde çok yönlü olumsuz tesirleri olacaktır. Tüm enerjimizi çeşitli haller ile okulları açık tutmaya vermeliyiz. Eğitim çocuğun en başat ihtiyacıdır.

Gelin köy okullarını derhal ve öncelikle açalım.

İbrahim Hakkı Celis - memurpostasi.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

MEB PERSONEL Haberleri