Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yaptığı açıklamada bölgedeki istikrar ve refahın ancak güçlü bir Türkiye’yle mümkün olacağını savundu. Geylan, tarihte uzun dönemler boyunca bölgede huzur ortamının “Türk milletinin hâkimiyeti” dönemlerinde sağlandığını ifade ederek, bugün yaşanan çatışma ve kırılmaların temelinde ise emperyalist politikaların etkili olduğunu dile getirdi.
“Bir buçuk asırdır coğrafya kan ve gözyaşıyla öğütülüyor”
Geylan, son yaklaşık 150 yılda bölgede artan krizler, savaşlar ve istikrarsızlığın; dış müdahaleler ve güç mücadeleleriyle derinleştiğini belirtti. Açıklamasında, emperyalizmin coğrafyada “kan, gözyaşı ve acı” ürettiğini söyleyen Geylan, bunun sadece ülkeleri değil toplumların geleceğini de etkilediğini vurguladı.
“Kalıcı barış için ön koşul: Güçlü Türkiye”
Geylan’ın mesajının ana ekseni, “kalıcı barış ve refahın” ancak Türkiye’nin her bakımdan güçlü olmasıyla kurulabileceği görüşü oldu. Ona göre bu güç; yalnızca askeri ya da ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve ortak hedeflerde birleşme anlamına geliyor.
86 milyona “kenetlenme” çağrısı
Geylan, Türkiye’nin güçlü olmasının yolunu da “86 milyonun birlik ve beraberliği” olarak tarif etti. Toplumsal farklılıkların bir kenara bırakılarak ortak ülkü ve hedeflere “yüksek bir inançla” sarılınması gerektiğini savundu. “Etle tırnak gibi kenetlenme” vurgusuyla, toplumsal bütünlüğün Türkiye’nin güvenliği ve geleceği açısından belirleyici olduğunu ifade etti.
“Nihai hedef Anadolu” uyarısı
Açıklamasında sert bir uyarı da yer aldı. Geylan, dış güçlerin nihai hedefinin Anadolu toprakları olabileceğini öne sürerek, “son kale” olarak nitelediği Türkiye’nin zayıflamasının Türk ve İslam coğrafyası için ağır sonuçlar doğuracağını iddia etti.
“Tarih bir kez daha Türk milletini çağırıyor”
Geylan, mesajını “tarih bir kez daha Türk milletini çağırıyor” sözleriyle tamamladı. Devletin varlığına ve birliğe vurgu yapan Geylan, “birliğimiz daim olsun” ifadeleriyle de toplumsal dayanışma çağrısını yineledi.