Üniversitelerde personelin 2547 sayılı Kanun'un 13/b-4 maddesi gerekçe gösterilerek geçici görevlendirilmesine ilişkin dikkat çeken bir yargı kararı çıktı. Amasya İdare Mahkemesi, somut kamu yararı ve objektif gerekçeler ortaya konulmadan yapılan görevlendirmeyi hukuka aykırı bularak iptal etti.
Karar, üniversite yönetimlerinin 13/b-4 kapsamında sahip olduğu görevlendirme yetkisinin sınırsız olmadığına ilişkin değerlendirmeleriyle dikkat çekti.
Personel rızası dışında bir yıl süreyle görevlendirildi
Dava konusu olayda, bir üniversitenin Personel Daire Başkanlığı'nda bilgisayar işletmeni olarak görev yapan Türk Eğitim-Sen üyesi personel, Rektörlük tarafından başka bir birimde görev yapan personelin yerine görevlendirildi.
2547 sayılı Kanun'un 13/b-4 maddesine dayanılarak gerçekleştirilen işlem kapsamında personelin, rızası olmaksızın bir yıl süreyle Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü emrine gönderilmesine karar verildi.
Üniversite yönetimi ise savunmasında, meslek yüksekokulunda görev yapan başka bir personelin ikametgahına yakın bir birime geçme talebinin kabul edilmesi sonrasında personel ihtiyacı oluştuğunu belirtti.
İdare, görevlendirilen personelin tecrübe ve yetkinliğinin de dikkate alındığını savundu.
Türk Eğitim-Sen yargıya taşıdı
Türk Eğitim-Sen tarafından açılan davada ise görevlendirme işleminin objektif bir kamu yararı ve hizmet gerekçesine dayanmadığı ileri sürüldü.
Sendikanın Hukuk Servisi aracılığıyla yürütülen davada, idarenin takdir yetkisinin objektif kriterler gözetilmeden ve personelin aleyhine olacak şekilde kullanıldığı savunuldu.
Dosyayı ve sunulan bilgi ve belgeleri inceleyen Amasya İdare Mahkemesi, davaya ilişkin kararını verdi.
Mahkeme: Rektörün yetkisi sınırsız değil
Amasya İdare Mahkemesi, 2026/343 Esas ve 2026/449 Karar sayılı ilamıyla görevlendirme işleminin iptaline hükmetti.
Mahkeme kararında, 2547 sayılı Kanun kapsamında rektörlere tanınan görev yeri değiştirme ve görevlendirme yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı belirtildi.
Kararda, söz konusu yetkinin kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuken geçerli somut nedenlere dayanılarak kullanılması gerektiğine dikkat çekildi.
"Tecrübe ve yetkinlik" gerekçesi yeterli bulunmadı
Mahkemenin değerlendirmesinde, üniversite yönetiminin görevlendirmeye gerekçe olarak gösterdiği "tecrübe ve yetkinlik" ifadesi de ele alındı.
Karara göre, merkez yerleşkedeki birimlerde aynı unvanla görev yapan yaklaşık 60 bilgisayar işletmeni bulunmasına rağmen, neden özellikle davacının seçildiğine ilişkin objektif ve denetlenebilir bir ölçüt ortaya konulamadı.
Ayrıca davacının diğer personelden hangi somut özellikleriyle ayrıldığı ve görevlendirmenin neden zorunlu olduğu konusunda da idare tarafından yeterli açıklama yapılmadığı değerlendirildi.
Görevlendirme hukuka aykırı bulundu
Mahkeme, davacıyı diğer çalışanlardan ayıran nesnel ve denetlenebilir gerekçelerin ortaya konulamaması nedeniyle dava konusu görevlendirme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna vardı.
Böylece personelin rızası dışında yapılan bir yıllık geçici görevlendirme işlemi iptal edilmiş oldu.
13/B-4 yetkisinin kullanımına ilişkin dikkat çeken karar
Türk Eğitim-Sen, kararın üniversitelerde 2547 sayılı Kanun'un 13/b-4 maddesinin uygulanması açısından önemli bir örnek oluşturduğunu belirtti.
Sendikaya göre karar, üniversite yönetimlerinin söz konusu yetkiyi keyfi bir işlem veya örtülü bir yaptırım aracı olarak kullanamayacağını ortaya koyuyor.
Kararla birlikte idari işlemlerin objektif, denetlenebilir ve liyakat esaslarına uygun gerekçelere dayanması gerektiğine dikkat çekildi.
Türk Eğitim-Sen de üniversitelerde çalışanların haklarını ve çalışma barışını olumsuz etkileyen uygulamalara karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.