Ünlülerin yalnız ölümü: Herkes tanıyor, yokluklarını günler sonra fark ediyor

Serhat Kılıç'ın evinde hayatını kaybetmesinin ardından yalnız ölümler yeniden gündemde. Uzmanlar, kodokushi ve toplumsal yalnızlık konusunda uyarıyor.

Oyuncu Serhat Kılıç'ın evinde yaşamını yitirmesi ve ölümünün iki gün sonra fark edilmesi, modern toplumun giderek büyüyen sorunlarından biri olan yalnızlığı yeniden gündeme taşıdı. Kılıç'ın kesin ölüm nedenine ilişkin resmi açıklama henüz yapılmazken, olay sosyal çevresi geniş görünen insanların dahi günlük yaşamda ne kadar yalnız kalabildiği sorusunu gündeme getirdi.

Ünlü isimlerin evlerinde hayatını kaybettikten günler sonra bulunması ise yeni bir durum değil. Son yıllarda benzer olaylarla gündeme gelen isimler arasında MasterChef Türkiye'nin 2021 şampiyonu Eren Kaşıkçı, "Avrupa Yakası"ndaki Kubilay karakteriyle tanınan Vural Çelik, oyuncu Kemal İnci, sosyolog Prof. Dr. Nur Vergin ve tiyatro sanatçısı Erdoğan Dikmen gibi isimler de yer aldı. Dünya çapında ise Marilyn Monroe'nun ölümü, uzun süre kamuoyunda tartışılan örneklerden biri oldu.

Yalnızlık artık bireysel değil, toplumsal bir mesele

Özel Moodist Psikiyatri Hastanesi Klinik Psikoloğu İlayda Kamçı, yalnız ölümlerin arkasında yalnızca kişisel tercihlerin aranamayacağını belirterek, toplumsal ilişkilerdeki dönüşüme dikkat çekti.

Kamçı'ya göre geleneksel aile ve komşuluk bağlarının zayıflaması, büyük şehirlerde bireyselleşmenin artması ve teknolojinin günlük hayatın merkezine yerleşmesi, insanların birbirleriyle gerçek anlamda temas kurmasını zorlaştırıyor.

Bu durum Japonya'da "kodokushi", yani kişinin uzun süre fark edilmeden yalnız başına hayatını kaybetmesi kavramıyla ifade ediliyor. Kamçı, yalnız ölümlerin toplumdaki sosyal dayanışmanın zayıflamasına ilişkin önemli bir uyarı olduğunu vurguluyor.

"Görünürüz ama giderek daha az görülüyoruz"

Günümüzde insanların sosyal medya ve dijital platformlar aracılığıyla birbirlerinin hayatlarına kolaylıkla ulaşabildiğine dikkat çeken Kamçı, bunun her zaman gerçek bir yakınlık anlamına gelmediğini belirtiyor.

Kamçı, çağın çelişkisini insanların geçmişe kıyasla daha görünür olmasına rağmen duygusal anlamda daha az "görülmesi" üzerinden değerlendiriyor. Sosyal çevrenin kalabalıklaşmasının, kişinin kendisini gerçekten dinleyen ve yokluğunu fark edecek insanların bulunduğu anlamlı ilişkiler kurduğu anlamına gelmediğini ifade ediyor.

Çözüm, ilişkileri yeniden güçlendirmek

Metropol yaşamının ve teknolojik dönüşümün geri çevrilemeyeceğini belirten Kamçı, çözümün modern hayattan tamamen uzaklaşmak olmadığını söylüyor.

Aileyle geçirilen zamanın artırılması, dostluklara zaman ve emek ayrılması, komşuluk ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi ve çocuklara yalnızca bireysel başarı değil, topluluğun parçası olma bilincinin de kazandırılması öneriliyor.

Kamçı'nın yaklaşımına göre ihtiyaç duyulan şey geçmişe dönmekten çok, modern yaşamın içinde kaybolan aidiyet, dayanışma ve birbirini merak etme duygusunu yeniden oluşturmak.

Yalnızlık sağlığı da etkiliyor

Araştırmalar yalnızlığın yalnızca psikolojik bir sorun olmadığını, fiziksel sağlık üzerinde de önemli sonuçları bulunabileceğini gösteriyor. Sosyal izolasyon ve yalnızlık; kalp-damar hastalıkları, inme ve erken ölüm riskiyle ilişkilendiriliyor.

Dünya Sağlık Örgütü de yalnızlık ve sosyal izolasyonu önemli bir halk sağlığı meselesi olarak ele alıyor. Dünya genelinde yaklaşık her altı kişiden birinin yalnızlık yaşadığı tahmin ediliyor. Sorunun yalnızca ileri yaştaki bireylerle sınırlı olmaması, gençlerin de yalnızlıktan ciddi biçimde etkilenmesi dikkat çekiyor.

Buradaki en önemli ayrım ise tek başına yaşamak ile yalnız hissetmenin aynı şey olmadığı. Bir kişi yalnız yaşayabilir ancak güçlü sosyal bağlara sahip olabilir. Buna karşılık kalabalıkların içinde yaşayan bir insan da kendisini derin biçimde yalnız hissedebilir.

"Birinin bizi merak edeceğini bilmek"

Yalnız ölümler, aslında ölümden çok önce başlayan bir toplumsal kopuşun son aşaması olarak değerlendirilebilir. Bir kişinin günlük hayatında kendisini arayan, ziyaret eden, iyi olup olmadığını soran insanların bulunması yalnızlıkla mücadelede önemli bir sosyal güvenlik ağı oluşturuyor.

Modern hayatın yoğunluğu içinde bu küçük temasların önemsiz görülmemesi gerekiyor. Çünkü bazen bir telefon görüşmesi, kapının çalınması veya "Nasılsın?" sorusu, bir insanın sosyal hayattan tamamen kopmasını engelleyen en önemli bağlardan biri olabiliyor.

Türkiye

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

GÜNDEM Haberleri