Lisansüstü eğitimine devam eden öğretmenleri yakından ilgilendiren bir yargı kararı verildi.
Mardin 2. İdare Mahkemesi, yüksek lisans yapan bir rehber öğretmenin ders programı talebini reddeden idarenin kararını hukuka aykırı buldu.
Karar oy birliğiyle alındı.
OLAY NASIL GELİŞTİ?
Mardin'in Midyat ilçesinde görev yapan bir psikolojik danışman ve rehber öğretmen, yüksek lisans eğitimine devam edebilmek için basit bir talepte bulundu:
Haftalık çalışma programında cuma gününün boş bırakılması.
Talebin gerekçesi ise mesafeydi: Öğretmenin görev yaptığı okul ile üniversitesi arasında yaklaşık 420 kilometre bulunuyordu.
TALEP REDDEDİLDİ
Midyat İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, öğretmenin talebini reddetti.
Bunun üzerine Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen), öğretmenin eğitim hakkının korunması amacıyla ret işlemini yargıya taşıdı.
MAHKEME NE KARAR VERDİ?
Mardin 2. İdare Mahkemesi, öğretmenin ders programının lisansüstü eğitimine devam etmesine imkân sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine hükmetti.
Dava konusu ret işleminin yürütmesi oy birliğiyle durduruldu.
KARARIN ÜÇ TEMEL GEREKÇESİ
Mahkeme heyeti kararında şu noktalara dayandı:
1️⃣ Anayasal eğitim hakkı
Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkına atıf yapıldı.
2️⃣ MEB İzin Yönergesi
Lisansüstü eğitimine devam eden personelin çalışma programlarının, akademik gelişimlerini aksatmayacak biçimde planlanmasının mevzuat gereği olduğu vurgulandı.
3️⃣ Somut delil yokluğu
Okulda aynı branşta başka bir öğretmenin de görev yaptığına dikkat çekildi. Talebin kabul edilmesi hâlinde eğitim öğretim aksaklığı yaşanacağına dair somut hiçbir delil sunulamadığı belirtildi.
"İDARE YETKİSİNİ KEYFİ KULLANAMAZ"
Kararın en dikkat çeken vurgusu, idarenin takdir yetkisinin sınırlarına ilişkin oldu.
Mahkeme, idarenin yetkilerini sınırsız ve keyfi bir şekilde kullanamayacağının altını çizdi.
Bu yaklaşım, son dönemde verilen diğer idari yargı kararlarıyla da örtüşüyor. Danıştay da görevden alma işlemlerinde idarenin somut belge olmadan takdir yetkisine dayanamayacağına hükmetmişti.
"HUKUKİ KALKAN" DEĞERLENDİRMESİ
Kararı değerlendiren sendika yönetimi, verilen hükmün yüksek lisans ve doktora yapan tüm eğitim çalışanları için önemli bir hukuki dayanak oluşturduğunu belirtti.
MEVCUT DURUM NE?
Bugüne kadar mevzuatta, yükseköğrenimine devam eden öğretmenlere ders programında öncelik tanıyan bağlayıcı bir hüküm bulunmuyordu.
Uygulamada ders programları okul yönetimi tarafından, dersin niteliği ve okulun ihtiyaçları gözetilerek hazırlanıyor. Öğretmenin üniversite programına uygun düzenleme yapılıp yapılmaması ise okul yönetiminin takdirinde kalıyordu.
Bazı okullarda kolaylık sağlanırken, bazılarında öğretmenler ders saatleriyle üniversite programını dengelemekte zorlanıyordu.
BENZER KARARLAR DA VAR
Lisansüstü eğitim hakkına ilişkin başka yargı kararları da bulunuyor.
Adana 3. İdare Mahkemesi, rehber öğretmenlerin lisansüstü eğitim nedeniyle aldığı %7 artırımlı ek ders ödemesinin, "fiilen derse girmedikleri" gerekçesiyle kesilmesini iptal etmişti.
Kararda, rehber öğretmenliğin doğası gereği fiilen ders anlatma görevi bulunmadığı; mevzuat uyarınca haftalık 18 saatlik mesainin "ders niteliğinde yönetim görevi" sayıldığı vurgulanmıştı.
İdarenin istinaf başvurusu da Adana Bölge İdare Mahkemesi tarafından kesin olarak reddedilmişti.
LİSANSÜSTÜ EĞİTİM YAPAN ÖĞRETMENLER NE YAPMALI?
Benzer durumdaki öğretmenler için öneriler:
- Yazılı talep verin. Ders programı talebinizi dönem başında okul yönetimine yazılı olarak iletin
- Belgelendirin. Üniversite ders programınızı ve kayıt belgenizi ekleyin
- Mesafeyi belirtin. Okul-üniversite arası mesafe kararlarda dikkate alınıyor
- Alternatif öğretmen durumunu vurgulayın. Aynı branşta başka öğretmen varsa bunu belirtin
- Ret alırsanız süreyi kaçırmayın. İdari işlemlere karşı tebliğden itibaren 60 gün içinde dava açılabiliyor
- Sendikanızdan destek alın. Bu tür davalar genellikle sendikalar aracılığıyla yürütülüyor
KARAR KESİN Mİ?
Burada bir hatırlatma gerekiyor.
Söz konusu karar yürütmenin durdurulması niteliğinde. Bu, davanın esası hakkında verilmiş nihai bir hüküm değil; yargılama sürerken uygulamanın askıya alınmasını sağlayan bir tedbir.
İdarenin itiraz hakkı bulunuyor. Ancak karar, benzer durumdaki öğretmenler için emsal oluşturuyor.