Yargıda "Sıfır Gecikme" dönemi başlıyor! Adliyelerde yeni bürolar kuruluyor
Adalet Bakanlığı'ndan yargıda "Sıfır Gecikme" hamlesi! Bilirkişi, tebligat ve keşif tıkanıklığı bitiyor. 2025'te ödenen 402 milyon liralık tazminatın detayları haberimizde.
Türkiye'de yargının en çok eleştirilen başlığı olan uzun yargılama sürelerine karşı önemli bir adım atıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in hayata geçirdiği Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları, "Sıfır Gecikmeli Yargı" hedefiyle çalışmalarına başlıyor.
Yeni model, davaların esasıyla ilgili olmayan ancak süreci tıkayan idari ve organizasyonel sorunları sistematik biçimde ortadan kaldırmayı amaçlıyor.
DAVALARI TIKAYAN HALKALAR MERCEK ALTINDA
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) koordinasyonunda yürütülecek çalışmalarda, yargılamayı uzatan başlıca sorun alanları yakın takibe alınacak. Bunların başında şunlar geliyor:
- Bilirkişilik süreçleri
- Tebligat işlemleri
- Keşif ve talimat yazışmaları
- Kurumlar arası koordinasyon aksaklıkları
Bu kalemlerde yaşanan tıkanıklıklar tespit edilerek, çözüm odaklı bir yönetim anlayışıyla hızla giderilecek. Böylece vatandaşın makul sürede yargılanma hakkının daha etkin korunması ve yargı hizmetlerinde öngörülebilirliğin artırılması hedefleniyor.
GECİKMENİN FATURASI: 1 YILDA 402 MİLYON LİRA
Uygulamanın kamu maliyesine sağlayacağı katkı ise dikkat çeken bir başka boyut. Rakamlar, gecikmenin devlete ne kadara mal olduğunu gözler önüne seriyor.
Sadece 2025 yılında, makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Bakanlık Tazminat Komisyonu'na tam 44 bin 664 başvuru yapıldı. Komisyon, bu başvurular sonucunda 402 milyon 907 bin 603 lira tazminat ödenmesine hükmetti.
Yani vatandaşın dosyasının raflarda beklemesinin bedeli, doğrudan kamu bütçesinden karşılandı. Yeni sistemle bu yüz milyonlarca liralık ödemenin ciddi oranda azaltılması planlanıyor.
AYM VE AİHM'DEKİ İHLAL DOSYALARI AZALACAK
HSK'nın yürüteceği koordinasyon çalışmalarıyla, gecikmeye konu olan soruşturma ve davalar yakından izlenecek; ortaya çıkan idari engeller ilgili kurumlarla iş birliği içinde çözüme kavuşturulacak.
Bu sayede hem Anayasa Mahkemesi hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde Türkiye aleyhine verilen "makul sürede yargılanma hakkı ihlali" kararlarının azaltılması amaçlanıyor.
HAKİM VE SAVCILARIN EMEĞİ GÖLGELENMEYECEK
Modelin bir diğer gerekçesi de yargı mensuplarının iş yükü. Yoğun tempoda görev yapan hakim ve Cumhuriyet savcılarının emeklerinin, kendilerinden kaynaklanmayan idari gecikmeler yüzünden gölgelenmesinin önüne geçilmek isteniyor.
Yetkililer, "Sıfır Gecikmeli Yargı" anlayışını; vatandaş memnuniyetini artıran, yargıya güveni güçlendiren, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayan ve gecikmeyi kural olmaktan çıkarıp istisna haline getiren yeni bir yargı yönetim modelinin en önemli adımlarından biri olarak değerlendiriyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.