1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. MEB HABER

  4. Yeter ki biri Eğitim-Bir-Sen'e saldırsın! 1 Milyonluk Öfke...
Yeter ki biri Eğitim-Bir-Sen'e saldırsın! 1 Milyonluk Öfke...

Yeter ki biri Eğitim-Bir-Sen'e saldırsın! 1 Milyonluk Öfke...

Eğitim sendikasının kuruluş gayesi nedir? El-cevap: örgütlenmektir. Bir arada durmanın gücünün ifadesidir sendika. Örgütlenmek için ne yapmanız gerekir.

A+A-

Eğitim sendikasının kuruluş gayesi nedir? El-cevap: örgütlenmektir. Bir arada durmanın gücünün ifadesidir sendika.  Örgütlenmek için ne yapmanız gerekir. Bir araya gelmeniz, toplanmanız, ziyaret etmeniz. Sendikanın ortaya koyduğu “değerler örgüsü” içerisi ve fikrinde olanları bütünlüğe dahil etmek, bu birlikteliği haklar anlamında kazanca dönüştürmek işte sendikacılıktır.  Sendikacılar bu maksada hasıl olmak için üyelerini ziyaret ederler, onlarla toplantılar yaparlar bu olması gereken bir durumdur. Zira sendikal örgütlenme temel bir haktır.

Bakan atamak kimin işidir. El- cevap: Halk tarafından seçilmiş siyasî iradenin başında bulunan Sayın Cumhurbaşkanımızın. Hiçbir irade millet iradesi üzerinde değilken ve referans kaynaklarımız yönetme hak ve yetkisini Sayın Cumhurbaşkanımıza tanımışken hangi irade bu konuda söz edebilir? Hele ki millî ve manevî değerleri yaşatmak ve yüceltmek maksadını her platformda irade beyan eden bir topluluğun referans kaynaklarımız tarafından açıkça belirtilmiş böyle bir hak ve yetkiyi söze dolayacak durumu var mıdır? Kesinlikle yoktur.  Böylesi bir söze dolama işine en baştan Eğitim Bir-Sen’e üye olan herkes karşı çıkar. Eğitim Bir-Sen bir atama birimi değildir/ olmamıştır da. Sayın Cumhurbaşkanı halkımızın kahir ekserinin oyu ile ülkemizi yönetmesi için seçilmiştir. Şahsından başka Bakan tayin edebilecek bir irade yoktur, olması tasavvur dahi edilmez.

Eğitim-Sen Kurucu Başkanı Sayın Yıldırım Kaya’nın bugün vahamet derecesinde iddiaları şahsi manevisi kutsal TBMM’ye taşıdığını okuduk. İstanbul’da Eğitim Bir-Sen 5 Nolu Şube Başkanı Sayın Yusuf Sabaz;  yok şantaj ediyormuş, yok tehdit ediyormuş hatta Bakanı değiştirecekmiş. Böylesi bir iddiaya ne denir bilmiyorum. Sayın vekil kendisini hala sendika başkanı zannetmektedir galiba. Eğitim Bir-Sen üyelerinin birçok mağduriyetler yaşadığı hepimizin malumu. Suç varsa kim neyi, nasıl örtbas edecek. Bu konuda bir tane dahi örnek var mıdır? Her şeyden önce bu sayın müfettişlerin zan altında kalması gerektirir. Bir tane sadece bir örnek veriniz bu iddialarınıza. Ama biz size haklarında akla izana sığmaz iftiralar yüzünden soruşturmalar geçirip görevlerinden, yerlerinden olan onlarca Eğitim Bir-Senli örneğini bir çırpıda verebiliriz. Hem bırakın sizden sonra vazifeyi alanlar yapsınlar yukarıda tanımını yaptığımız sendikacılığı. Ya da sendikacılık etmek istiyorsanız buyurun sendika vazifenize dönün.  Sendikacılığın hiçbir yerinde olmayıp, sahanın hakkını veremeyenler nam-ı hesabına işi başka mecralara taşıma gayretinizi de kamuoyu görüyor. Ya gelin sendikacılık yapın ya da gidip uzakta oynayın. Sendika ziyaretlerini bir dikta gibi lanse ettirerek, kimden zuhur ettiği dahi belirtilmeyen iddiaları dile getirerek, yetki dışında işleri yaptı etti diyerek sendikacılık olmaz. TBMM, milletimizin iradesinin tecelli ettiği yerdir. Böyle delilsiz iddialarla, dedi kodularla şahsi manevisi kirletilmemelidir.

Ülkemizin en büyük örgütlü gücü olan Eğitim Bir-Sen; muazzam örgütlü yapısı ile ülkemizin göz bebeği ve kötü niyetlilerin şer işlerine tek başına mâni olduğu için sürekli birtakım odakların hedefi oluyor. Cümle alem toplanmış Eğitim Bir-Sen’e taarruz ediyor. Her şeyden önce bir düşünmek gerektir neden birbirine benzemez bunca insan bir araya gelmiş de Eğitim Bir-Sen’e saldırıyor. Neyi yıkmaya çalışıyorlar, bu seti çökerterek hangi mahfillerin önünü açacaklar? Öyle deniyorlar olmuyor, böyle deniyorlar bir şey bulamıyorlar sonra tutup niyetleri, gayeleri geçmişten belli, bu cümleleri neden sarf ettiklerini sağır sultanın bildiği mevzulara sarılıyorlar. Yahu şu beraber iş tuttuğunuz, iddialarını dile getirdiğiniz kimseler twetlerine bir bakın, tuttukları yolu bir görün. Bu iddiaları neden dile getirdiklerini ifadeye hacet yok, malumun ilanı olur. Onların derdi Eğitim Bir-Sen değil onun sırtladığı misyon, yaşatmaya ahdettiği değerler örgüsü. Sendika binalarında kimleri tedavi ettirdikleri ifşa olmuş insanlarla aynı safta durdunuz, onların sesine ses verdiniz. Bunu da tarihe not düşeriz. Yeter ki biri Eğitim Bir-Sen’e saldırsın. Bunun fırsatını kollayanlar var.  Eğitim Bir-Sen birkaç üfürük ile sönmeyecek bir meşaledir. Tarihi bugünden değil çok eski zamanlardan başlar. Her zaman aklıselimin yegâne mirasçısıdır. Bugün milletimizin göz bebeği Eğitim Bir-Sen’e sahip çıkma adına 1 milyonluk bir kenetlenme ve bir milyonluk bir öfke gerektir.

İbrahim Hakkı Celis - memurpostasi.com

photo-2020-02-21-20-43-38.jpgphoto-2020-02-21-20-45-30.jpgphoto-2020-02-21-20-46-14.jpgphoto-2020-02-21-20-47-27.jpg

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler