1. HABERLER

  2. İngilizce hazırlık sınıfları kalsın, kalksın mı?
İngilizce hazırlık sınıfları kalsın, kalksın mı?

İngilizce hazırlık sınıfları kalsın, kalksın mı?

Üniversite giriş sınavlarında dereceye girip, hazırlık sınıfını aşamadığı için eğitimi yarıda kalan binlerce öğrenci var

A+A-

Hem de daha kazandığı bölümün derslerini hiç almadan.
Öğrenci mühendis ya da doktor olmak için o fakülteye giriyor ama İngilizce barajı yüzünden hayaline kavuşamıyor.
Zaten çok tartışmalı olan bu konu Hacettepe Üniversitesi Rektörü Murat Tuncer’in sözlerinden sonra yeniden hararetlendi.
İşte cevap bekleyen sorulardan bazıları:
* İyi İngilizce bilmeden iyi doktor, mühendis olunmaz mı?
* Mezuniyette aranması gereken İngilizce yeterliliğinin üniversiteye girişte istenmesi ne kadar doğru?
* Türkiye’de gerçek anlamda yabancı dille eğitim yapılıyor mu?
* Dil barajını aşamayan bir üst sınıfa şartlı da olsa geçmeli mi yoksa kapı önüne mi konulmalı?...

Rektör niye karşı?
Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Tuncer, hazırlık sınıflarındaki yabancı dil problemini çözmek için radikal değişiklikler yapılması gerektiğini vurgulayanlardan.
Kendi üniversitesindeki hazırlık muafiyet kursuna devam eden öğrencilerle buluşan Rektör Tuncer, öğrencilerin yabancı dille ilgili yaşadıkları sorunları dinledikten sonra şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı:
“Almanya’da ‘İngilizce Tıp’ duydunuz mu? Ya Fransa’da? Yok. Böyle bir gariplik olabilir mi? Olmaz. Böyle şeyler ancak sömürge ülkelerinde var. Değiştirmemiz lazım. İlla İngilizce eğitim demek yanlıştır. Good morning diye derse başlanıyor, çok tuhaf. Dilimiz Türkçe, aramızda yabancı yok, ama İngilizce anlaşmaya çalışıyoruz. Öğrenci, İngilizceyi geçemediği için Türkçe eğitimine devam edemiyor. Bu yanlışlığı düzeltmeliyiz. Güzel Sanatlar Fakültesi’nden arkadaşlar bir duvar çalışması yapmışlar. ‘Türkçe oku, Türkçe geç’ yazıyor. Bizim ülkemiz de bir dünya ülkesi. Arkadaşlar İngilizce öğrenilsin. Ya da başka bir yabancı dil. Ama mesela 4 yılda öğrensin bunu öğrencilerimiz. Zorlamayalım. Böyle bir sistem düşünüyoruz. Belki yarın, belki yarından da yakın gerçekleştireceğiz bunu. Bir de sınav konusu var. Yurtdışında öğrenci telefon açıp ‘Sınava gelemeyeceğim’ diyor. İstediği zaman girebiliyor. Bizde de benzer uygulama olmalı.”
Rektör Tuncer’i haklı bulanlar da olabilir, karşı çıkanlar da. Ama en azından öğrenci ve velilerin sorunlarına tercüman olduğu kesin.
Yabancı Dil Hazırlık Okulları, üniversiteler içerisinde derebeylik kurmuş durumdalar. Hazırlık sınıfında yüzde 70’e varan fireler yüzünden, pek çok üniversitenin zor duruma düşmesine neden oldular. Sanki bir mühendise değil de tercümanlık yapacak birine dil öğretiyoruz dayatması içerisine girdiler.
Görünen o ki, bu sorunu, YÖK ya da üniversiteler kendi içlerinde çözemezlerse, siyaset devreye girecek ve o derebeyliklere son verecek. Ama o da farklı sorunları beraberinde getirecek.
En iyisi mi, hem öğrenciye dil öğretecek hem de kapı önüne konulmayı ortadan kaldıracak yeni formüller üretmek. Örneğin, mezuniyete kadar ya da üçüncü sınıfa geçerken ara bir baraj düşünülebilir...

Doğru olan hangisi?
Yabancı dille eğitim kırk yıldır tartışılıyor. Eminim ki ondan öncesi de vardır.
Peki yabancı dille, daha doğrusu İngilizce eğitim, öyle iddia edildiği gibi sadece sömürge ülkelerinde mi var?
Türkçe eğitim yapılırsa İngilizce öğrenmek mümkün değil mi?
Bu sorulara, Türkiye ve dünyadaki örneklere bakılarak, çok net cevaplar verilebilir.
Örneğin, İngilizce artık sadece İngiliz ve Amerikalıların değil tüm dünyanın ortak dili oldu. Bu yüzden dil konusunda çok katı olan Avrupa ülkelerinde bile İngilizce eğitim yapan üniversiteler ve bölümler açılmaya başlandı...
Yabancı dille ya da yabancı dil ağırlıklı eğitim yapan üniversitelerde, daha iyi dil öğretildiği de kesin. Ayrıca Türkçe eğitim yapıp, yabancı dile önem veren süper lise türünden projelerin iflas ettiği de doğru.
Bu konuda çok katı bir tutum izleyen İTÜ’nün Boğaziçi ve ODTÜ karşısında daha iddialı bir konuma gelmek için İngilizce eğitim veren bölümler açtığını da çok yakından biliyoruz.
Zaten tartışılan konu da bütün bunlar değil, hazırlık sınıflarının dayatmacı tutumu.
Ve bakalım bu işin sonu nereye varacak!..
Özetin özeti: Bugünün dünyasında yabancı dile karşı çıkmak mümkün değil. Ama bunun dayatmayla olmadığı da ortada. Bu yüzden yeni bir açılım olmazsa olmaz hale geldi!..

Abbas GÜÇLÜ-Milliyet

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.