13 sendikadan ortak çıkış: "Niğde'de Tahammül sınırları aşıldı"
Türkiye Kamu-Sen'e bağlı 13 sendika, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'ndeki uygulamalara tepki gösterdi. Mobbing ve liyakat iddiaları YÖK'e taşındı.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde yaşandığı öne sürülen uygulamalar, sendikal bir tepkiye yol açtı.
Türkiye Kamu-Sen'e bağlı 13 sendika ortak bir açıklama yayımladı.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan ise konuyu YÖK'e taşıdı.
ORTAK AÇIKLAMADAKİ İDDİALAR
Açıklamada, üniversitede yaşandığı ileri sürülen uygulamalar şöyle sıralandı:
- Sendikal baskı
- Liyakatten uzak uygulamalar
- Görevlendirme ve akademik atamalarda usulsüzlük
- Şehit ve gazi yakını çalışanlara yönelik mobbing iddiaları
- Sendika temsilcilerine yönelik sürgün niteliğinde görevlendirmeler
- Mahkeme kararlarıyla iptal edilen kişiye özel kadro uygulamaları
- Adaletsiz sınav görevlendirmeleri
Sendikalar, yaşananların "tahammül sınırlarını aştığını" savundu.
"MÜCADELEMİZ KİŞİLERLE DEĞİL"
Açıklamada bir çerçeve de çizildi.
Sendikalar, mücadelelerinin kişilerle değil, hukuka aykırı olduğunu düşündükleri uygulamalarla olduğunu vurguladı.
ALTI MADDELİK TALEP
Ortak açıklamada sıralanan talepler şöyle:
- Hukuk devleti ve liyakat esas alınmalı
- Sendikal tercih, baskı ve ayrımcılık aracı olarak kullanılmamalı
- Akademik ve idari atamalarda adalet, ehliyet ve liyakat gözetilmeli
- Sınav görevlendirmeleri şeffaf ve hakkaniyetli yapılmalı
- Şehit ve gazi yakınları ile tüm kamu çalışanlarının hakları korunmalı
- Ciddi iddialar bağımsız ve tarafsız biçimde araştırılmalı
GEYLAN: "SADAKAT GÖSTERİLECEK TEK MERCİ DEVLETTİR"
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, konuya ilişkin ayrı bir açıklama yaptı.
Kamu yöneticisinin sadakat göstereceği tek merciin devlet olduğunu vurgulayan Geylan, devletten başka yere sadakat duyanların "devletin memuru değil, biat ettikleri yapının elemanı" olduğunu savundu.
Geylan, kamu kurumlarının "hiç kimsenin ya da hiçbir oluşumun arka bahçesi olmadığını" ifade etti.
LİYAKAT VURGUSU
Geylan, üniversiteler başta olmak üzere tüm kurumlarda kamu yöneticilerinin ehliyet ve liyakat esasıyla ve adalet anlayışıyla görev yapmasının temel sorumluluk olduğunu belirtti.
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'ndeki çalışanların yalnız olmadığını, sendikanın süreci yakından takip ettiğini kaydetti.
AÇIKLAMA YÖK'E ETİKETLENDİ
Geylan, paylaşımında Yükseköğretim Kurulu ve YÖK Başkanı Erol Özvar'ı da etiketleyerek konuyu doğrudan üst kuruma taşıdı.
ŞEHİT ÖMER HALİSDEMİR VURGUSU
Ortak açıklamada üniversitenin adına da atıf yapıldı.
Şehit Ömer Halisdemir'in adını taşıyan bir üniversitede şehit ve gazi yakını çalışanlara yönelik mobbing iddialarının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklama şu cümleyle sona erdi: "Hiçbir makam, hiçbir kişi veya hiçbir yapı; üniversitenin itibarından, hukuktan ve kamu vicdanından daha büyük değildir."
ÜNİVERSİTELERDE LİYAKAT TARTIŞMASI
Konu, yükseköğretimde uzun süredir gündemde olan bir başlıkla örtüşüyor.
Akademik ve idari atamalarda objektif kriterlerin bulunmadığı yönündeki eleştiriler, farklı üniversiteler bakımından da dile getiriliyor.
Nitekim Danıştay, son dönemde görevden alma ve atama işlemlerine ilişkin verdiği kararlarda, idarenin somut bilgi ve belge olmadan takdir yetkisine dayanarak işlem tesis edemeyeceğine hükmetmişti.
ÜNİVERSİTEDEN AÇIKLAMA YOK
Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nden iddialara ilişkin bir açıklama yapılmadı.
YÖK'ten de konuya dair bir değerlendirme gelmedi.

"Üniversitelerde akademik ve idari atamalarda liyakat gözetiliyor mu sizce?

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.