ABD ile İran Arasında İddia Edilen 14 Maddelik Mutabakat Gündem Oldu

ABD ile İran Arasında İddia Edilen 14 Maddelik Mutabakat Gündem Oldu

BAE merkezli Al-Arabiya, ABD ile İran arasında imzalanması beklenen mutabakata ait olduğunu iddia ettiği 14 maddelik metni yayımladı. Metinde savaşın sona erdirilmesi, yaptırımların kaldırılması, nükleer program ve 300 milyar dolarlık finansman başlıkları

BAE merkezli Al-Arabiya, ABD ile İran arasında imzalanması beklenen mutabakata ait olduğunu öne sürdüğü 14 maddelik metni kamuoyuyla paylaştı. İddia edilen mutabakat taslağında savaşın sona erdirilmesi, yaptırımların kaldırılması, İran’ın nükleer programı, deniz ablukası, dondurulmuş varlıklar ve ekonomik kalkınma için finansman sağlanması gibi kritik başlıklar yer alıyor.

ABD-İran mutabakatı iddiası gündemde

ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslara ilişkin dikkat çeken bir iddia gündeme geldi.

BAE merkezli Al-Arabiya, taraflar arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptına ait olduğunu belirttiği 14 maddelik bir metni yayımladı.

Paylaşılan metinde, tarafların savaşın sona erdirilmesi, karşılıklı saldırmazlık, yaptırımların kaldırılması ve nükleer programın geleceğine ilişkin kapsamlı bir çerçeve üzerinde uzlaşmaya yaklaştığı öne sürüldü.

Savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi öngörülüyor

İddia edilen mutabakatın ilk maddesinde, İran ve ABD’nin mevcut savaşta müttefikleriyle birlikte Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan etmesi öngörülüyor.

Tarafların bundan sonra birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacağı belirtiliyor.

Nihai anlaşmanın bu maddeyi ve diğer hükümleri teyit edeceği ifade ediliyor.

Egemenlik ve iç işlerine karışmama taahhüdü

Mutabakat taslağında yer aldığı iddia edilen ikinci maddeye göre ABD ve İran, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi taahhüt ediyor.

Aynı maddede tarafların birbirlerinin iç işlerine karışmaktan kaçınacağı belirtiliyor.

Bu başlık, anlaşmanın yalnızca askeri değil, siyasi ve diplomatik ilişkileri de kapsayan bir çerçeveye sahip olduğunu gösteriyor.

Nihai anlaşma için 60 günlük süre

Üçüncü maddede, İran ve ABD’nin en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmaya varmak üzere müzakere edeceği ifade ediliyor.

Bu sürenin karşılıklı rıza ile uzatılabileceği belirtiliyor.

Buna göre mutabakat zaptı, nihai ve bağlayıcı anlaşmaya giden geçici bir diplomatik çerçeve olarak değerlendiriliyor.

ABD’nin deniz ablukasını kaldırması bekleniyor

İddia edilen metnin dördüncü maddesinde, mutabakatın imzalanmasının ardından ABD’nin deniz ablukasını kaldıracağı belirtiliyor.

ABD’nin İran’a yönelik müdahale veya engellemeleri önleyeceği, en fazla 30 gün içinde gemi trafiğinin tam kapasitesine dönmesini sağlayacağı ifade ediliyor.

Ayrıca ABD’nin nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde çevre bölgelerdeki kuvvetlerini çekmeyi taahhüt ettiği öne sürülüyor.

İran’dan ticari gemi trafiği için adım

Beşinci maddede İran’ın da Basra Körfezi ile Umman Denizi arasındaki ticari gemi hareketliliğinin savaş öncesi seviyeye dönmesi için adım atacağı belirtiliyor.

Bu süreçte teknik engellerin kaldırılması ve mayınların etkisiz hale getirilmesi gibi güvenlik başlıklarının dikkate alınacağı ifade ediliyor.

Gemilerin ticari geçişinin 30 gün içinde eski hacmine dönmesi hedefleniyor.

İran’a 300 milyar dolarlık finansman iddiası

Mutabakat metninin en dikkat çeken başlıklarından biri ekonomik kalkınma planı oldu.

Altıncı maddeye göre ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın rehabilitasyonu ve ekonomik kalkınması için kapsamlı bir plan oluşturmayı taahhüt ediyor.

Bu plan kapsamında İran için en az 300 milyar dolarlık finansmanın garanti altına alınacağı öne sürülüyor.

Planın uygulama mekanizmasının ise nihai anlaşmanın parçası olarak 60 gün içinde formüle edilmesi bekleniyor.

Yaptırımların kaldırılması gündemde

Yedinci maddede, İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin geniş kapsamlı bir taahhüt yer alıyor.

Buna göre ABD’nin, BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı kararları ile tek taraflı ABD yaptırımlarını kapsayan yaptırım başlıklarını, nihai anlaşmada belirlenecek takvime göre sona erdirmeyi taahhüt ettiği iddia ediliyor.

Bu madde, anlaşmanın ekonomik boyutunun en kritik başlıklarından biri olarak görülüyor.

İran’dan nükleer silah üretmeme taahhüdü

Sekizinci maddeye göre İran, hiçbir zaman nükleer silah üretmeyeceğini yineleyecek.

Aynı maddede, zenginleştirilmiş nükleer materyalin akıbeti ve İran’ın nükleer ihtiyaçları dahil olmak üzere nükleer konuların nihai anlaşmada ele alınacağı belirtiliyor.

Bu başlığın, nihai anlaşmanın en hassas müzakere alanlarından biri olması bekleniyor.

Nihai anlaşmaya kadar mevcut durum korunacak

Dokuzuncu maddede tarafların nihai anlaşmaya varılana kadar mevcut durumu koruyacağı ifade ediliyor.

Bu kapsamda İran’ın nükleer programındaki mevcut durumu sürdüreceği, ABD’nin ise İran’a yeni yaptırımlar uygulamayacağı ve bölgedeki askeri varlığını artırmayacağı belirtiliyor.

Bu madde, müzakere sürecinde gerilimin yeniden tırmanmasını önlemeyi hedefleyen bir güvence olarak yorumlanıyor.

ABD’den ihracat muafiyeti taahhüdü

Onuncu maddeye göre ABD, mutabakatın imzalanmasının hemen ardından yaptırımların kaldırılacağı tarihe kadar bazı muafiyetler tanıyacak.

Bu muafiyetlerin İran ham petrolü, petrokimya ürünleri, türevleri ve bunlarla bağlantılı bankacılık, sigorta ve taşımacılık hizmetlerini kapsayacağı öne sürülüyor.

Bu adımın, İran ekonomisinin yeniden uluslararası ticaret kanallarına açılması açısından önemli olduğu değerlendiriliyor.

Dondurulmuş varlıklar serbest bırakılabilir

On birinci maddede İran’ın dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıklarının serbest bırakılması başlığı yer alıyor.

İddia edilen metne göre, nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin ilerlemesi halinde İran’ın fonlarına erişimin tamamen sağlanması taahhüt ediliyor.

Bu fonların İran Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtar ödemeleri için kullanılabileceği ifade ediliyor.

Uygulama mekanizması kurulacak

On ikinci maddeye göre İran ve ABD, nihai anlaşmanın uygulanmasını ve gelecekteki taahhütlerin denetlenmesini sağlayacak bir uygulama mekanizması kurulması konusunda mutabık kalacak.

Bu mekanizmanın, tarafların anlaşma hükümlerine uyup uymadığını takip etmesi bekleniyor.

Böylece anlaşmanın yalnızca metin düzeyinde kalmaması ve uygulamada denetlenmesi hedefleniyor.

Müzakereler için ön şartlar belirlendi

On üçüncü maddede, mutabakatın imzalanmasının ardından bazı maddelerin uygulanmaya başlamasıyla birlikte nihai anlaşma müzakerelerinin başlatılacağı belirtiliyor.

Özellikle deniz ablukası, gemi trafiği, ihracat muafiyetleri ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasına yönelik adımların güvence altına alınması gerektiği ifade ediliyor.

Bu adımların uygulanmaya başlamasının ardından tarafların kalan maddeler üzerinde nihai anlaşma görüşmelerine geçeceği öne sürülüyor.

Nihai anlaşma BM Güvenlik Konseyine taşınacak

On dördüncü ve son maddede, nihai anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi’nin bağlayıcı kararıyla onaylanacağı belirtiliyor.

Bu madde, anlaşmanın uluslararası hukuk zemini kazanması ve taraflar açısından daha güçlü bir bağlayıcılık taşıması hedefini ortaya koyuyor.

BM Güvenlik Konseyi onayı, mutabakatın yalnızca iki taraflı değil, uluslararası sistem içinde de güvence altına alınması anlamına gelecek.

Bölgede dengeleri değiştirebilecek mutabakat

İddia edilen 14 maddelik metin, doğrulanması halinde Orta Doğu’daki dengeleri doğrudan etkileyebilecek kapsamlı bir diplomatik çerçeveye işaret ediyor.

Savaşın sona erdirilmesi, yaptırımların kaldırılması, nükleer programın sınırlandırılması, deniz trafiğinin normale dönmesi ve İran’a ekonomik finansman sağlanması gibi başlıklar, bölgesel siyasetin seyrini değiştirebilir.

Ancak metnin resmi taraflarca doğrulanıp doğrulanmayacağı ve nihai anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceği önümüzdeki süreçte netleşecek.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.