Bayram namazı kılınacak mı? Diyanet'ten son dakika açıklaması

Bayram namazı kılınacak mı? Diyanet'ten son dakika açıklaması

Bayram namazı kılınacak mı? Diyanet'ten son dakika açıklaması

Bayram namazı kılınacak mı? Diyanet'ten son dakika açıklaması

Koronavirüs salgını sonrası hayatımızın her alanında radikal değişiklikler olurken, salgın Müslümanların ibadetlerini de etkiledi. Bu kapsamda cemaatle namaz kılmaya ara verilirken, Cuma namazları için de bir süre camide kılınmama kararı alınmıştı. Yaklaşan Ramazan ayı nedeniyle "Bayram namazı kılınacak mı?" sorusu da akıllara geldi. Peki Müslümanlar Ramazan Bayramı namazını kılabilecek mi? Bayram namazının "ertelenmesi" söz konusu mu? Merak edilen soruyu Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş A Haber ekranlarında yanıtladı.

Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş'in açıklamaları şöyle:

"Müminler evlerinde oruçlarını tutacaklar kendi başlarına. Hastalığın bulaşması açısından herhangi bir risk oluşturmuyor. Dolayısıyla böyle bir durumda sağlıklı olan müminlerin oruçlarını evlerinde tutmalarına herhangi bir mani yok. Ancak hastalık bulaşmış kişiler tedavi gördükleri ve ilaç almak zorunda oldukları için doktorlar onların oruç tutmamasını isteyecektir. Bu durumdaki kişiler oruçlarını daha sonra kaza ederler.

BAYRAM NAMAZI ERTELENİR Mİ?

Ümit ederim ki o zamana kadar tehlikeyi atlatmış oluruz. Malumunuz bütün toplu etkinlikler iptal edildi. Bayram namazları da en büyük toplanma alanlarından birisi. Tehlike geçmezse tıpkı Cuma namazları gibi Bayram namazlarının da ertelenmesi söz konusu olur. İnsanların hayatlarını tehlikeye atacak tutum ve davranışlardan uzak durmamız gerekiyor. Bulaşma tehlikesi devam ederse Bayram namazlarını da maalesef kılmama durumu söz konusu olabilir."(Takvim)

KİMLER ORUÇ TUTACAK?

DİYANET'TEN YAPILAN AÇIKLAMA ŞÖYLE:

"Rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’in gölgesinin üzerimize düştüğü şu mübarek günlerde içinden geçtiğimiz Kovid-19 küresel salgını sebebiyle vatandaşlarımız tarafından oruç ve Ramazan’la ilgili Din İşleri Yüksek Kurulu’na pek çok soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki hususların vatandaşlarımızla paylaşılması uygun görülmüştür:

1.Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin ifa edileceği zaman, mekân ve şartlar vahiyle belirlenmiştir. Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teâla’nın emriyle (el-Bakara, 2/183-185) farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir.

2.Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar mevcuttur.

3.İslam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu, belli şartlara bağlı olarak kazaya bırakma konusunda bazı ruhsatlar tanınmıştır.

4.Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı mubah kılan temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde, orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir (el-Bakara 2/185). İslam âlimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir.

BUNA GÖRE:

---* Kovid-19 teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler,

---*Oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler,

---*Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar,

---*Oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar,

---*Oruç tutmaları hâlinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları,

---*Hamile veya emziren kadınlar,

- Ağır ve meşakkatli işlerde çalışıp sağlıklarının bozulacağından endişe edenler, mazeretleri devam ettiği sürece daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. Sağlık durumları hiçbir şekilde kaza oruçlarını tutmaya el vermeyenlerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere bir oruç fidyesi ödemeleri gerekir.

5.Dini vecibelerin yerine getirilmesinde müminlerin, ihlas ve samimiyetle Allah’a kulluk bilincini kaybetmeden doktorlarla istişare ederek bu kararı vermeleri ve keyfi değerlendirmelerden kaçınmaları önem arz etmektedir.

6.Salgın devam ettiği müddetçe sosyal izolasyon kuralı çerçevesinde başkalarıyla temastan kaçınmalı, bu doğrultuda akraba, komşu ve dostlarla beraber iftar yemekleri düzenlemekten kesinlikle uzak durulmalıdır.

7. Halkımızın, toplum sağlığını korumakla görevli yetkililerin koyduğu kurallara uymaları, kendilerinin ve başkalarının hayatını tehlikeye atabilecek tutum ve davranışlardan uzak durmaları medeni bir sorumluluk olduğu gibi dini bir vecibedir.

8. Yaşadığımız bu zor süreçte ortaya çıkabilecek yeni sıkıntıları da göz önünde bulundurarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimize bağışlarımızı ulaştırmak ve yardımlaşmak, infak ayı olan Ramazan’ı hakkıyla idrak etmeye ve paylaşma bilincimizi canlı tutmaya hizmet edecektir.

9. Camilerden uzak kalmamızın hüznünü yaşadığımız şu günlerde, teravih namazlarımızı, mukabelelerimizi evimizde ifa etmek, dualarımızı ve istiğfarlarımızı hep birlikte hanemizden Rabbimize yöneltmek, Ramazan ayının maneviyatından azami derecede istifade etmeye vesile olacaktır.

İdrak edeceğimiz Ramazan ayının, bu salgın hastalıktan bir an önce kurtuluşumuza vesile olmasını; milletimize, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederiz."

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.