Cumhurbaşkanı Kararıyla Görevden Alınan Müdür Davayı Kazandı
Danıştay İkinci Dairesi, Cumhurbaşkanı Kararıyla görevden alınan bölge müdürü hakkında verilen işlemi hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda kamu yararı ve hizmet gerekleri vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Kararıyla görevden alınan bir bölge müdürü, açtığı davada Danıştay’dan lehine karar aldı. Danıştay İkinci Dairesi, görevden alma işleminin hukuka uygun bir gerekçeye dayanmadığına hükmetti.
Karara konu olayda, bölge müdürü olarak görev yapan davacı, 2 Mayıs 2023 tarihli ve 2023/262 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile görevden alınarak araştırmacı kadrosuna atanmıştı. İşlem, 3 Mayıs 2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştı.
İlk derece mahkemesi: Takdir yetkisi vardır
İlk derece idare mahkemesi, üst düzey kamu yöneticileri açısından idareye tanınan takdir yetkisinin geniş olduğunu, görevden alma ve başka bir kadroya atama işleminin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı onamıştı.
Danıştay: Gerekçe hukuka uygun olmalı
Dosyayı temyiz incelemesinden geçiren Danıştay İkinci Dairesi ise farklı bir değerlendirme yaptı. Yüksek Mahkeme, takdir yetkisinin sınırsız olmadığını vurgulayarak, atama ve görevden alma işlemlerinin mutlaka kamu yararı ve hizmet gereklerine dayanması gerektiğini belirtti.
Kararda, davacının görevini aksattığına, başarısız olduğuna ya da görevde kalmasının sakıncalı olduğuna ilişkin somut bilgi, belge, disiplin soruşturması veya idari teklif bulunmadığı ifade edildi.
Salt takdir yetkisi yeterli görülmedi
Danıştay, davacının geçmişte uzun yıllar yöneticilik görevlerinde bulunduğunu ve hakkında olumsuz bir tespit yapılmadığını hatırlatarak, yalnızca takdir yetkisine dayanılarak yapılan görevden alma işleminin hukuka uygun olmadığına karar verdi.
Bu gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedildi ve dosya yeniden karar verilmek üzere ilgili mahkemeye gönderildi.
Emsal niteliğinde karar
Karar, özellikle üst kademe kamu yöneticilerinin görevden alınmasında gerekçe zorunluluğu açısından emsal niteliği taşıyor. Danıştay, idarenin takdir yetkisini kullanırken keyfiliğe kaçamayacağını ve yargı denetimine tabi olduğunu bir kez daha ortaya koymuş oldu.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.