Eğitim-Bir-Sen'den Kritik Çağrı: "Özel Sektör Öğretmenlerine Müstakil Sendika Kanunu Şart"

Eğitim-Bir-Sen'den Kritik Çağrı: "Özel Sektör Öğretmenlerine Müstakil Sendika Kanunu Şart"

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, özel sektör öğretmenleri için müstakil bir sendika kanunu ve taban ücret uygulaması çağrısında bulundu. İşte toplantıdan öne çıkanlar.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda düzenlenen "Özel Sektör Öğretmenlerinin Yaşadığı Sorunlar" toplantısında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, özel sektörde görev yapan öğretmenlerin hukuki statüsündeki çelişkiye dikkat çekti. Toplantıya Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Ziya Kürşat Babayiğit, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası yönetimi ile çeşitli sendika, konfederasyon ve işveren dernekleri temsilcileri katıldı.

"Yetki ve Sorumlulukta Memur Gibi, Haklarda Güvencesiz"

Yavuz, özel sektör öğretmenlerinin yetki, sorumluluk ve ceza söz konusu olduğunda devlet memuru gibi işlem gördüğünü, ancak özlük hakları söz konusu olduğunda iş güvencesi sağlamayan bir hukuki statüye tabi tutulduğunu belirterek bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yavuz, özel sektör öğretmenlerinin sendikal haklarını kullanabilmesini sağlayacak müstakil bir sendika kanunu çıkarılması çağrısında bulundu.

"Bedeli Çoğu Zaman Öğretmenler Ödüyor"

Türkiye'de yaklaşık 200 bin öğretmenin görev yaptığı özel okulların eğitim sisteminin önemli bir parçası haline geldiğini belirten Yavuz, özellikle 1990'ların sonundan itibaren sınav odaklı sistemin özel okul ve dershanelere yönelik talebi artırdığını, ancak özel okulların piyasa dalgalanmalarından etkilendiğini ve bu durumun bedelini çoğu zaman öğretmenlerin ödediğini ifade etti.

"İş Güvencesinden Yoksun, Asgari Ücretin Altında Çalışıyorlar"

Özel okullarda çalışan öğretmenlerin büyük bölümünün iş güvencesinden yoksun, çalışma saatleri net tanımlanmamış ve zaman zaman asgari ücretin altında bir maaşla çalıştığını belirten Yavuz, bu öğretmenlerin maaş ve tazminatlarını alamama riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Bir yıllık sözleşmelerle yıllarca aynı işverende çalışmalarına rağmen kıdem ve ihbar tazminatı hakkından yararlanamadıklarını, örgütlenme haklarını da kullanamadıklarını vurguladı.

Eski Kanundaki Güvenceler Nasıl Kaldırıldı?

Yavuz, 1965 tarihli eski Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nda yer alan "öğretmen ücretinin kamudan az olamayacağı", "geciken ödemelere günlük yüzde 1 gecikme zammı uygulanacağı" ve "haftalık ders saatinin 30'u geçemeyeceği" gibi koruyucu maddelerin, 2007 tarihli 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ile yürürlükten kaldırıldığını hatırlattı. Yeni kanunda özlük haklarına ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle özel okul öğretmenlerinin genel İş Kanunu'na tabi olduğunu belirtti.

"Taban Ücret Belirlenmeli, Denetim Güçlendirilmeli"

Yavuz, özel okul öğretmenleri için taban brüt veya net ücretin belirlenmesi gerektiğini, iş güvencesini zayıflatan zorunlu "Belirli Süreli İş Sözleşmesi" uygulaması yerine "Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi" imkânı getirilmesi gerektiğini savundu. Mevcut mevzuatta öngörülen taban ücretin dahi çeşitli yöntemlerle uygulanmadığını belirten Yavuz, sorunlara köklü çözüm getirecek düzenlemelerin ve etkin bir denetim sisteminin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.