Etik Kurul ahlaksızlık yapan kamu görevlilerini açıklıyor

Etik Kurul ahlaksızlık yapan kamu görevlilerini açıklıyor

Bu köşede zaman zaman Kamu Görevlileri Etik Kurulu kararlarından örnekler vererek kamuoyunda nasıl etki oluşturduğunu açıklamış ve bu kurulun daha etkin olması gerektiğinden bahsederek bazı eleştirilerde bulunmuştuk.

* Başkan Toptan hızla farkını gösterdi

Öncelikle Etik Kurul hakkında yapmış olduğumuz eleştiriler neticesinde gerekli adımları hızla atan Sayın Başkan Köksal TOPTAN'a teşekkür ediyorum. İyi niyetle eleştiri yapıldığını fark ederek 2017 yılında verilen etik ihlal kararlarını internet sitesine koydurdu.

Doğrusu bu durumun bizi ümitlendirdiğini ifade etmek isteriz. Daha önceki yazımızda kullanmış olduğumuz "Öncelikle bu kurulun kendi gücünün farkı varması ve öncelikle başkan ve üyelerin oturacakları oda sorununu çözmesi gerekiyor. Ümit fakirin ekmeği olduğu düşüncesinden hareketle, ümit ederiz ki bu kurula yeteri kadar önem verilir de bunca etik ihlalinin önüne geçilir" ifadesinin amacına ulaştığını görmek doğrusu mutluluk veriyor ve ümidimizi daha da arttırıyor.

Bütün samimiyetimle ifade etmek isterim ki bu kurul etkin çalışırsa kamuda yaşanan birçok etik dışı davranışın önüne geçilecektir. Birçok kamu görevlisinin kamu kaynaklarını terbiyesizce ve mevzuatı hiçe sayarak kullanması önlenecektir. Bu yönden bu kurulun çok büyük bir manevi mesuliyet altında olduğunu ifade etmek isterim.

* Etik Kurul etik ihlali kararlarının tamamını yayımladı

Bu köşede kurulun ihlal kararlarını yayımlamadığını eleştirmiştik. Yazımızda şu ifadelere yer vermiştik; "Hem 2016 yılında hem de 2017 yılında toplam 5 etik ihlali kararı verildiğini, 2017 yılında da 30 adette etik ihlali yoktur kararı verildiğini görüyoruz. Yine 2017 yılına ait bir kararın yayınlandığını görüyoruz. Bu kadar etik ihlalinin yapıldığı bir ülkede verilen kararların devede kulak olduğu görülecektir. Etik ihlali verilen kararların tamamının yayınlanmamasını da doğrusu merak ediyoruz."

Bu yazımız sonrasında kurul 2017 yılında vermiş olduğu etik ihlali kararlarının tamamını internet sitesine koydu. Bu arada daha önce yazı konusu yaptığım '21.04.2015 tarihli Karar'a ulaşılamadığını da ifade etmek isteriz.

* Kaymakam Etik Kurul'dan kaçamadı

Kurulun 07/12/2017 tarihli ve 2017/98 No.'lu Kararı'nda özel bir şirkete ait aracı kendi aracı gibi kullanan bir kaymakam hakkında etik ihlali kararı verdi.

Bu Karar'da; ... eski kaymakamı ... ...'nun bir şirkete ait özel aracı kendi aracıymış gibi kullanmasını dostluk ilişkisine dayandırması, bu şirketin kaymakamlıkla iş ilişkisi içerinde olduğunu gösteren ya da bu fiilin yapılmaması gereken bir işi yapmak ya da yapılması gereken bir işi yapmamak karşılığı sağlandığını gösteren bir belgeye dosyada rastlanmadığı, ancak valilik tarafından yapılan ön incelemede kaymakamlıkta görev yapan on iki personelin (yazı işleri müdürü, polis memuru, hizmetli, sekreter, şoför) ifadesine başvurulduğu, bu ifadelerin tamamına yakının iddiayı doğrular nitelikte olduğu, aracı kendi aracıymış gibi lanse ettiği, daha çok kaymakamın eşinin aracı kullandığı ve araçta taşıt tanıma sistemi olduğu bu nedenle akaryakıt giderleri için ücret ödenmediği anlaşıldığından ... eski kaymakamı ... ...'nun Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ile Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'in 10. maddesinde yer alan "saygınlık ve güven" ilkesinin birinci fıkrasında yer alan "Kamu görevlileri, kamu yönetimine güveni sağlayacak şekilde davranırlar ve görevin gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını davranışlarıyla gösterirler. Halkın kamu hizmetine güven duygusunu zedeleyen, şüphe yaratan ve adalet ilkesine zarar veren davranışlarda bulunmaktan kaçınırlar" hükmüne aykırı bir işlem ve eylemde bulunduğuna karar verilmiştir.

* Etik Kurul kamudaki lüks araç saltanatına el atmalıdır

Daha önce bu köşeden kamuda yaşanan lüks araç saltanatını gündeme getirmiş, Etik Kurul'un bu konuda vermiş olduğu örnek kararlardan bahsetmiştim. Ancak, kurul tarafından re'sen gerekli inceleme başlatılmadan bu konuda ilerleme sağlanması mümkün değildir.

Kaldı ki Kamu Görevlileri Etik Kurulu 2017 yılı için hazırlamış olduğu takvimde resimlerle araç saltanatına ilişkin etik ihlallerini çok güzel bir şekilde anlatmıştı. Dolayısıyla bu konuda yaşanan etik ihlallerin kurul tarafından bilindiğini düşünüyoruz. Nitekim kurul tarafından hazırlanan takvimde yer alan resimde, bu köşede sıklıkla gündeme getirdiğimiz lüks araçların nasıl kullanıldığı ironik bir şekilde açıklanmıştır. Bir kamu kurumunun önünden geçen iki arkadaştan birisi diğerine "araba fuarına mı geldik" diye soruyor, arkadaşı ise sıralanmış arabalara bakarak "yok canım belediyeler toplantısı" diye cevap veriyor. Bu görüntüler maalesef vakayı adiye haline gelmiştir ve iyice kanıksanmıştır.

Bu konuda mevzuat oldukça açıktır. Tasarruf Genelgesi açıkça 237 sayılı Taşıt Kanunu hükümlerinin izin verdiği haller hariç, hiçbir makama arazi binek, jeep gibi taşıtlar ile yabancı menşeli taşıt, makam aracı olarak tahsis edilmeyeceğini belirtmesine rağmen bu kural açıkça çiğnenmektedir.

Bu konudaki suiistimali önlemek için çıkarılan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği dahi çare olamamıştır. Bu tebliğe göre, kurumlar mali kaynaklarının değerlendirilmesinde faiz veya kar payı dışında ayni ya da nakdi herhangi bir menfaat temin edemez. Bu kadar açık ifadeye rağmen bankalar hala lüks araç temin etmeye devam ediyorlar.

Zaman zaman Sayıştay Başkanlığı raporlarına bu konuda küçük te olsa bazı yansımalar olsa da sonuç bir türlü değişmiyor. Sürekli olarak ya mevzuat hiçe sayılıyor ya da arkadan dolanılmaya çalışılıyor. Yani ihale ilanlarında belirtilen araçlarla kullanılan araçlar arasında oldukça büyük farklar vardır. Nitekim ihale ilanlarının hiçbirisinde lüks marka binek araçlarına rastlanamaz. Ancak, ne hikmetse bürokratların kullandığı araçların tamamına yakını lüks marka Alman araçlarıdır.

Bu bağlamda araç saltanatı konusunda o kadar ileri gidilmeye başlanmıştır ki hizmet araçları bazı bürokratların eş ve çocuklarının servis aracı olarak dahi kullanılmaya başlanmıştır. Kimsenin mevzuattan çekindiği filan da yoktur. Çünkü, bu zamana kadar kimseye bir şey olmadı bundan sonrada olmaz düşüncesi hakim olmaya başladı.

Sonuç olarak bu konuya mutlak surette Etik Kurulun re'sen el atması gerekiyor. Hatta çok basit bir araştırmayla dahi bu konuda yaşananlar görülecektir. Yani mesele, etik ihlalleri resimli takvim basılarak çözülemiyor. Birazcık taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Sayın Başkan, duyarlılığınız için tekrar teşekkür eder, sizden ümitli olduğumuzu belirtmek isterim.

Ahmet Ünlü - YeniŞafak

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.