İstanbul EdUnion Forum’da Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması Tartışıldı

İstanbul EdUnion Forum’da Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması Tartışıldı

İstanbul EdUnion Forum kapsamında “Krizler Kıskacında Dünya: Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması” ile “Belirsizlikten Güvene: Küresel Dayanışma ve Ortak Çözüm Yolları” panelleri düzenlendi. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, sorunların küresel oldu

Eğitim-Bir-Sen tarafından “Küresel Belirsizlikler Çağında Eğitim ve Emek: Ortak Sorunlar, Ortak Çözümler” temasıyla düzenlenen İstanbul EdUnion Forum kapsamında iki önemli panel gerçekleştirildi. “Krizler Kıskacında Dünya: Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması” ile “Belirsizlikten Güvene: Küresel Dayanışma ve Ortak Çözüm Yolları” başlıklı panellerde, farklı ülkelerden sendika temsilcileri eğitim ve emek dünyasının karşı karşıya olduğu küresel sorunları ele aldı.

İstanbul EdUnion Forum’da iki panel düzenlendi

Uluslararası Eğitim Sendikaları Forumu kapsamında düzenlenen panellerde savaşlar, ekonomik belirsizlikler, göç hareketleri, dijital dönüşüm, yapay zekâ, güvencesiz istihdam ve uluslararası dayanışma başlıkları tartışıldı.

“Krizler Kıskacında Dünya: Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması” panelinin oturum başkanlığını Dr. Gazi Doğan yaptı.

“Belirsizlikten Güvene: Küresel Dayanışma ve Ortak Çözüm Yolları” panelinin oturum başkanlığını ise Dr. Tarkan Zengin üstlendi.

Krizler eğitim sistemlerini ve çalışma hayatını etkiliyor

“Krizler Kıskacında Dünya: Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması” panelinde farklı ülkelerden eğitim ve emek temsilcileri söz aldı.

Panelde savaşların, ekonomik krizlerin, göçlerin ve siyasi istikrarsızlıkların eğitim sistemleri ve çalışma hayatı üzerindeki etkileri değerlendirildi.

Konuşmacılar, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan krizlerin yalnızca yerel sonuçlar doğurmadığını, eğitim politikalarını ve öğretmenlerin çalışma koşullarını küresel ölçekte etkilediğini vurguladı.

İlk panelin konuşmacıları belli oldu

“Krizler Kıskacında Dünya: Eğitim ve Emeğin Yeni Paradigması” başlıklı panelde Arap Öğretmenler Birliği Genel Sekreteri Sadik Rghioui, Fildişi Sahili Ortaokul Öğretmenleri Ulusal Sendikası Genel Sekreteri Ekoun Kouassi, Güney Afrika Ulusal Yükseköğretim Sendikası Başkanı Xolani Tom, Suriye Öğretmenleri Sendikası Başkanı Mohammad Mostafa, Tacikistan Cumhuriyeti Eğitim ve Bilim Sendikası Dış İlişkiler Sorumlusu Nozanin Mirzoeva ve Belarus Eğitim ve Bilim Çalışanları Sendikası Başkanı Tatsiana Romanova Yakubovic yer aldı.

Panelde ülkelerin eğitim sistemlerinin krizlere karşı dayanıklılığı ve öğretmenlerin yaşadığı sorunlar değerlendirildi.

Küresel dayanışma ve ortak çözüm yolları ele alındı

Forumun ikinci paneli “Belirsizlikten Güvene: Küresel Dayanışma ve Ortak Çözüm Yolları” başlığıyla gerçekleştirildi.

Panelde farklı ülkelerden sendika liderleri, sorunların küresel niteliğine dikkat çekerek uluslararası örgütlerin ve sivil toplumun çözüm kapasitesini değerlendirdi.

Eğitim çalışanlarının hakları, kamusal eğitim, güvenceli istihdam ve uluslararası sendikal iş birliği panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Talat Yavuz: Sorunlar küreseldir, çözümler de küresel olmalı

Panelde konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, küresel belirsizliklerin gölgesinde ortak bir geleceği inşa etmek için bir araya geldiklerini söyledi.

Yavuz, bugün karşı karşıya olunan sorunların hiçbirinin yerel veya ulusal sınırlar içinde değerlendirilemeyeceğini belirtti.

Bir coğrafyada başlayan ekonomik krizin başka bir coğrafyadaki öğretmenin bütçesini etkilediğini, bir bölgedeki savaşın binlerce kilometre uzaktaki sınıfların demografisini ve psikolojisini değiştirdiğini ifade etti.

“Güvenli bir liman inşa etmekle mükellefiz”

Talat Yavuz, eğitim çalışanlarının örgütlü gücü olarak belirsizlik iklimini dağıtmakla sorumlu olduklarını belirtti.

Yavuz, hem sendika üyeleri hem eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolu çalışanları hem de öğrenciler için güvenli bir liman inşa etmenin önemine dikkat çekti.

Küresel çoklu krizlerin en büyük tahribatı güven duygusunda oluşturduğunu ifade etti.

Yapay zekâ ve dijital dönüşüm öğretmenliği etkiliyor

Talat Yavuz, yapay zekâ, büyük veri ve otomasyon teknolojilerinin emeğin karakterini radikal biçimde değiştirdiğini söyledi.

Geleneksel istihdam modellerinin yerini güvencesiz, sendikasız ve geleceği belirsiz çalışma biçimlerinin aldığını belirtti.

Yavuz’a göre uzaktan eğitim platformları, dijital içerik üreticiliği ve eğitimde taşeronlaşma, öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve güvencesini tehdit ediyor.

“Öğretmenler teknolojinin operatörü hâline getirilmek isteniyor”

Yavuz, teknolojik dönüşümün öğretmenleri yalnızca dijital araçları kullanan birer operatöre indirgeme riski taşıdığını ifade etti.

Öğretmenlerin mesleki özerkliklerinin korunması gerektiğini belirten Yavuz, dijital dönüşümün insan merkezli bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini söyledi.

Teknolojinin öğretmenin yerini alan değil, niteliğini artıran yardımcı bir unsur olarak kalması gerektiğini vurguladı.

Kamusal eğitim savunuculuğu çağrısı

Talat Yavuz, neoliberal politikaların eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp küresel bir pazar metasına dönüştürmeye çalıştığını belirtti.

Devletlerin eğitim bütçelerinde yaptığı kısıntıların okullar arasındaki nitelik farkını artırdığını ve fırsat eşitliğini zayıflattığını ifade etti.

Yavuz, her çocuğun nitelikli, ücretsiz ve eşit eğitime erişiminin güvence altına alınması gerektiğini vurguladı.

“Eşit işe eşit ücret ve güvenceli istihdam”

Yavuz, öğretmenlik mesleğinin statüsünün, ekonomik ve sosyal haklarının küresel standartların altına düşürülmemesi gerektiğini söyledi.

Sözleşmeli, ücretli ve güvencesiz istihdam modellerine karşı “eşit işe eşit ücret ve güvenceli istihdam” ilkesinin tüm dünyada savunulması gerektiğini belirtti.

Yavuz, öğretmenini güvende hissettirmeyen hiçbir eğitim sisteminin topluma güven veremeyeceğini ifade etti.

Göç ve savaşların yükü sınıflara yansıyor

Talat Yavuz, savaşlar, terör ve iklim krizi nedeniyle milyonlarca insanın yerinden edildiğini belirtti.

Göç alan ülkelerde eğitim sistemlerinin büyük bir yükle karşı karşıya kaldığını söyleyen Yavuz, travma yaşamış çocukların eğitim sistemine entegrasyonu, dil bariyerleri ve kaynak eksikliklerinin doğrudan öğretmenlerin omuzlarına yüklendiğini ifade etti.

Yavuz, öğretmenlerin çoğu zaman yeterli pedagojik ve lojistik destek almadan küresel krizlerin yereldeki yönetim merkezi hâline geldiğini dile getirdi.

Uluslararası yapılar yetersiz kalıyor

Yavuz, Birleşmiş Milletler, UNESCO ve ILO gibi uluslararası yapıların mevcut krizleri yönetmekte ve sorunları çözmekte yetersiz kaldığını söyledi.

Küresel emek ve eğitim hareketinin taleplerine daha güçlü şekilde kulak verilmesi gerektiğini belirtti.

Resmî uluslararası örgütlerin işlevsizleştiği bir ortamda sivil toplumun ve sendikaların küresel çözüm kapasitesinin hayati önem kazandığını vurguladı.

Dijital faşizm ve veri sömürgeciliği uyarısı

Talat Yavuz, teknolojinin emeği sömürmesine, insanı yabancılaştırmasına ve eğitimde yeni uçurumlar oluşturmasına karşı olduklarını söyledi.

Dijital egemenlerin eğitim müfredatlarını ve pedagojik süreçleri tekellerine almasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.

Yavuz, küresel düzeyde dijital faşizme ve veri sömürgeciliğine karşı ortak bir sendikal duruş sergilenmesi çağrısında bulundu.

Küresel sendikal iş birliği önerisi

Yavuz, Eğitim-Bir-Sen’in küresel sendikal iş birliği perspektifini de paylaştı.

Bu kapsamda farklı ülkelerdeki sendikal mücadele pratiklerinin, hukuki kazanımların ve eğitim politikası raporlarının paylaşılabileceği küresel bir akademik araştırma ve veri merkezi kurulmasını önerdi.

Ayrıca doğal afet, savaş veya sendikal hak ihlali yaşandığında hızlıca organize olabilecek küresel bir sendikal yardımlaşma grubu oluşturulması gerektiğini söyledi.

Genç sendika liderleri için değişim programı önerisi

Talat Yavuz, sendikal hareketin geleceğini inşa edecek genç liderlerin farklı ülkelerdeki sendikal kültürleri yerinde tanıması gerektiğini belirtti.

Bu amaçla uluslararası değişim ve eğitim programlarının hayata geçirilmesini önerdi.

Yavuz, küresel dayanışmanın yalnızca kongre salonlarında imzalanan iyi niyet protokollerinden ibaret kalmaması gerektiğini söyledi.

Gazze, Afrika ve Avrupa örnekleriyle dayanışma mesajı

Yavuz, sendikal dayanışmanın Gazze’de okulları bombalanan öğretmenlerin çığlığına ses olmak, Afrika’da kaleme hasret çocukların hakkını savunmak ve Avrupa’da güvencesizliğe mahkûm edilen genç meslektaşların elinden tutmak anlamına geldiğini ifade etti.

Belirsizlik çağının panzehirinin umut olduğunu söyleyen Yavuz, umudun da ancak örgütlü mücadeleyle büyüyebileceğini belirtti.

Yavuz konuşmasını, küresel sendikal dayanışmanın güçlenmesi temennisiyle tamamladı.

Hamza Öksüz ILC çalışmaları hakkında bilgi verdi

Panel öncesinde Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Emek Konfederasyonu Genel Sekreteri Hamza Öksüz de katılımcılara hitap etti.

Öksüz, Uluslararası Emek Konfederasyonu’nun kuruluş süreci ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Yeni çağda bazı mesleklerin ortadan kalkarken yeni iş fırsatlarının doğacağını belirten Öksüz, ILC’nin mevcut işlerde iş güvencesinin korunması ve yeni meslekler konusunda sendikalara rehberlik edecek çalışmalar yürüteceğini söyledi.

Küresel sendikal dayanışma vurgusu

İstanbul EdUnion Forum’daki paneller, eğitim ve emek dünyasının karşı karşıya olduğu sorunların artık yalnızca ulusal sınırlar içinde ele alınamayacağını ortaya koydu.

Sendika temsilcileri, kamusal eğitimin korunması, öğretmenlik mesleğinin güvenceli hâle getirilmesi, dijital dönüşümün insan merkezli yönetilmesi ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği konusunda ortak mesajlar verdi.

Forumda ortaya konulan görüşlerin, küresel eğitim sendikacılığı açısından yeni iş birliklerine zemin hazırlaması bekleniyor.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.