1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. EĞİTİM HABER

  4. MEB'in Yazılı Sınav Israrı Pandemiye Pik Yaptıracak - 10 Milyon Öğrencinin Hareketliliği
MEB'in Yazılı Sınav Israrı Pandemiye Pik Yaptıracak - 10 Milyon Öğrencinin Hareketliliği

MEB'in Yazılı Sınav Israrı Pandemiye Pik Yaptıracak - 10 Milyon Öğrencinin Hareketliliği

Ülkemiz yaklaşık dokuz aydır bir salgın hastalık ile baş etmeye çalışıyor. Ekonomik hayat ve sosyal yaşam bakımından ağır tesirleri olan bir süreç yaşanıyor.

A+A-

NEDEN BU ISRAR?

Ülkemiz yaklaşık dokuz aydır bir salgın hastalık ile baş etmeye çalışıyor.  Ekonomik hayat ve sosyal yaşam  bakımından ağır tesirleri olan bir süreç yaşanıyor. Çalışma dünyasında pek çok şirket faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyor. Özellikle hizmet sektörü ağır bedeller ödüyor. Toplum bir bütün olarak salgının yıkıcı tesrlerine karşı kilitlenmiş durumda ve olabilen en az hasarla süreci atlatmanın hesabında.

Eğitim sektörü de pek çok paydaşı ile salgının ağır şartlarının  yıkıcı tesiri altında. Kantinci esnafından servisçi esnafına; özel öğretimden  uzaktan eğitimin meşakkatlerine kadar büyük bir sorunlar yumağı ile baş etmeye çalışıyor. Uzaktan eğitim herkesin el yordamı ile usul ve esaslarını belirlemeye çalıştığı, içinde birçok zorluğu barındıran yeni ve bilinmedik bir süreç.  Öğrencinin en büyük ihtiyacı sosyalleşmek. Bir “Pandemi nesli” zuhur etti. Literatüre girecek kadar büyük ve onarılması güç tesirler bıraktı/ bırakıyor. Dokuz aydır ekran başına mahkum kalan öğrenciler için bu süreç telafisi mümkün olamayacak tesirler bırakacak. Postmodern yaşam içerisinde yalnızlaşan bireyin bu yalnızlığı ilerleyen yıllarda daha da derinleşecek. Birbirleri ile yaşama kültürü öğrenemeyen bu nesil ileri yaşlarında da bu eksik öğrenmelerin bedelini yaşamlarında görecekler. Öğretmenlerin tüm gayret ve fedakarlıklarına rağmen öğrenme fiziki ortama muhtaç. Öğrencilerin uzaktan ve temasssız ayrıca mekandan arındırılmış öğrenme ortamlarında  bulunmaları  öğrenmenin gerçekleşmesi çok zorlaştırıyor. Motivasyon en büyük problem. Çünkü insan sosyal bir varlıktır. Bir temas olmadan öğrenme belki ama talim ve terbiyeden bahsetmek zor. Özellike düşük motivasyonluı öğrenciler için iş daha da güç. İmkansızlığın pençesinde imkan arayan, bilgisayarı, interneti olmayan öğrenciler ayrı bir yazıya konu olacak kadar yürek kanatıcı bir gerçeklik.

Ülkemizin ekonomik olarak büyük güçlükler yaşadığı aşikar. Toplumun da tahammül sınırlarının artık sosyal yaşam bakımından geçildiği bilinen bir hakikat. Yay olabildiğince gergin ve artık sinirler tahrip olmuş durumda.

Ölçme değerlendirme bir araçtır. Eğitimin amacı olamaz. Lakin maalesef ülkemizde araç olan yazılılar bir amaç halinde varlığını sürdürüyor. Öğrencinin öğrenme yolculuğundan ziyade aldığı yazılı notu her şeyi belirliyor. Kısa zamanda bu mantaliteyi değiştiremeyeceğimiz ortada. Bunun için yol uzun. Lakin şu salgın ortamında öğrencilerin sadece yazılı olmaları maksadıyla okula getirilmeleri doğru değil. Yatılı okullar, uzak ilçelerden gelip giden öğrenciler ve en az 10 milyon insanın hareketliliği demek. Sokağa çıkma kısıtlamaları var. Hafta içi 20 yaş altı ancak 13.00-16.00 saatlerinde sokağa çıkabiliyor. Toplu taşıma kullanamıyorlar. Yazılıların yapılması için bu kısıtlamalarında gevşetilmesi lazım. Uzaktan eğitime öğrencilerin erişimlerinde problemler olduğu ve öğrenmenin gerçekleşmesinde eksiklikler bulunduğu bilinen bir hakikat.

O halde neden bu ısrar? İkinci dönemin başında veya okul ne zaman açılacaksa o zaman bir yazılı yapılır. Mart ayı ise Mart, Nisan ayı ise Nisan.  Öğrencinin yüz yüze okulla teması beklenir. Esas olan derse getirilememiş öğrencinin tali olan yazılıya getirilmesi eğitimin maksadının dışındadır. Ülkenin önceliği ekonomi ve iş. Bir an önce toplum bu salgınla baş edecek seviyeye getirecek tedbirlere ihtiyaç var. Bu tedbirler de hastalığı azaltarak köşeye kıstırmak. Salgını belirli alanlara hapsetmek. Bunun yolu da  olabildiğince hareketliliği azaltmak. Mantık ve akıl bunu söylerken sadece sınav yapmak maksatlı bunca öğrencinin okula taşınması doğru değil. Eğer öğrencinin derse getirilmesi için bu fedakarlık yapılsa idi anlamı vardı. Zira ders esas yazılı teferruat. Milli Eğitim Bakanlığımız yazılıların 4 Ocak ile 22 Ocak tarihleri arasında yapılması fikrinden vazgeçmelidir. Yazılı sınavlar okul açıldığında yapılmalıdır.

İbrahim Hakkı Celis  - memurpostasi.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum