Millî Eğitim'in en büyük ihtiyacı sürdürülebilir politikalardır

Millî Eğitim'in en büyük ihtiyacı sürdürülebilir politikalardır

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, Millî Eğitim’in en büyük ihtiyacının sürdürülebilir politikalar olduğunu belirterek...

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Mithat Sevin, Millî Eğitim’in en büyük ihtiyacının sürdürülebilir politikalar olduğunu belirterek, “Kamu vicdanını yaralayan, eğitim çalışanlarını huzursuz eden, iş barışını bozan ve sürdürülebilirliği olmayan uygulamalardan vazgeçilmelidir. Herkesin görüş ve önerilerinin alındığı, kimsenin itiraz edemeyeceği bir sistemin kurulması gereklidir. Sendika olarak bunun için çabalıyoruz” dedi.

Mithat Sevin, Kilis, Gaziantep, Osmaniye ve Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen il divan toplantılarında üyelerle bir araya geldi. Eğitimin gündemine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı toplantılarda konuşan Sevin, kuruldukları 1992 yılında bu yana daha iyi bir eğitim, sorunlarından arınmış eğitim çalışanları için ter akıttıklarını ifade ederek, “Korkuların, kaygıların, kuşkuların atmosferi kuşattığı, bariyerlerin, barikatların önümüze birer birer serildiği dar ve zor zamanlarda dahi duruşumuzdan asla taviz vermedik. Hep millî iradeden yana olduk, mazlumun ve mağdurun sesi; en temel hakların yasaklanmasına, özgürlüklerin turnikelere sıkıştırılmasına karşı verdiğimiz mücadeleyle, emekten, emekçilerden yana duruşumuzla, sorun çözmeye katkıda bulunuşumuzla kazanımların adresi, Türkiye’nin en etkili sivil toplum kuruluşu olduk. Bununla yetinmedik, yetinmiyoruz. Yapmamız gereken pek çok iş olduğunun idrakindeyiz. Bulunduğumuz yer, daha çok çalışmamızı gerektirmektedir. Mevcut kazanımlarımıza yenilerini eklemek, ortaya çıkan/çıkarılan yeni sorunların çözümüne katkıda bulunmak, eğitimin sorunlu alanlarıyla ilgili çalışmalar yapmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır” şeklinde konuştu.



 

Hak ve adalet mücadelesinde kazanımlar üreterek ilerliyoruz

Her daima milletin, hakkın, haklının yanında, zalimin, zulmün zorbanın karşısında olduklarını vurgulayan Sevin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kuruluş felsefemizden asla taviz vermedik, ilkesel yolculuğumuzdan sapmadık. Yola çıktığımız ilk gün ‘esnafın camı, milletin arabası, kaldırımın taşıyla asla sorunumuz olmayacak, sendikacılığı erdemli bir şekilde yapacak; izzetli, şerefli, onurlu bir mücadeleyi Türkiye’de bayraklaştıracak ve sendikacılıkta yeni bir sayfa açacağız’ dedik ve bugünlere geldik. İnsanı merkeze alarak sendikacılığa yeni bir soluk getirdik. Hak ve adalet mücadelesinde kazanımlar üreterek ilerliyoruz.”



 

Gerçeklerin çarpıtılmasına müsaade etmeyeceğiz

Sekiz yıllık kesintisiz eğitimi Millî Güvenlik Kurulu kararlarıyla tahkim edenlerin, çocuklara 12 yaşına kadar cami kapısını yasaklayanların, ‘biri bizi gözetliyor’ haline getirilen Milli Güvenlik Dersi’yle okulları baskı altına alanların, üniversite kapılarını çilehaneye dönüştüren katsayı tuzağını kuranların tamamının tezgâhını boşa çıkaran, hayal dahi edilemeyen başarılara imza atan, onlarca kazanım elde eden bir teşkilat olduklarını dile getiren Sevin, “Nereden nereye geldiğimizi, neler yaptığımızı, başarılarımızı, kazanımlarımızı, verdiğimiz mücadeleyi unutmayacağız; sendikal çalışmalarımızı, emeğimizi, alın terimizi itibarsızlaştırmaya yeltenenlere hatırlatacağız. Son toplu sözleşmede kazandıklarımızı, birilerinin alanı bulandırmasına, gerçekleri çarpıtmasına fırsat vermeden anlatacağız. İlklere imza atan bir sendika olarak, yeni başarılar ve nitelikli çalışmalar için kollarımızı sıvayacak, olanla yetinmeden, yılgınlığa düşmeden, ilk günkü heyecanla, şevkle çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.



 

Çözümden ziyade yeni sorunlara neden olan adımlar atılmamalıdır

Teşkilat olarak, fitne fesat çıkaranlara inat kol kola, omuz omuza sendikal yolculuklarına devam edeceklerini kaydeden Sevin, “Kenetlenmiş, gücüne güç katmış, birlik ve beraberliğini muhkemleştirmiş bir birlikteliğin, teşkilatın üstesinden gelemeyeceği sorun yoktur” diye konuştu.

Sevin, sorunları zamanında çözememenin, sümen altı etmenin, yeni sorun alanları oluşturan çözümlere başvurmanın baş ağrıtmaktan başka bir işe yaramadığının altını çizerek, yönetici atamada mülakat sisteminin, mülakatla sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının faydadan ziyade zarar verdiğini, yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti.

“Biz hep haklının yanında, işi ehline vermekten yana olduk” diyen Sevin, şunları söyledi: “Kamu vicdanını yaralayan, eğitim çalışanlarını huzursuz eden, iş barışını bozan iş ve işlemlerden, sürdürülebilirliği olmayan uygulamalar vazgeçilmelidir. Herkesin görüş ve önerilerinin alındığı, kimsenin itiraz edemeyeceği bir sistemin kurulması için çabalıyoruz. Bizim sendikacılığımız sadece özlük hakları veya maaş artışlarıyla sınırlı değildir. Akademik sendikacılık, hizmet sendikacılığı, sosyal sendikacılık da yapıyoruz. Açlık ve yoksulluğun olduğu, haksızlıkların yaşandığı ülkelerin halklarına yardım elimizi uzatıyor; renk, ırk, din ayrımı yapmadan mazlumun ve mağdurun yanında olduğumuzu hissettiriyoruz.”



 

Eğitime ilişkin politikalar paydaşlarla istişare edilerek belirlenmelidir

TEOG’un kaldırılmasına da değinen Mithat Sevin, “Eğitim, geleceğimizi ilgilendiren bir konu. Eğitime ve eğitim çalışanlarına ilişkin politikalar belirlenirken, hazırlık aşamasında paydaşların görüşlerinin alınması, sürdürülebilirlik açısından önemli ve gereklidir. TEOG’un açık bir şekilde tartışılmasına ve ilgililerin, eğitimin paydaşlarının yeni sisteme katkıda bulunmasına fırsat verilmeliydi. Biz, öğretmen ve öğrenciyi dikkate alan bir sistemin kurulmasından yanayız” dedi. 
 

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum