1. HABERLER

  2. MTSK Yönergesine Dava
MTSK Yönergesine Dava

MTSK Yönergesine Dava

MTSK YÖNERGESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPAN YÖNERGEYE DAVA AÇTIK

A+A-

Bilindiği üzere, Türk Eğitim-Sen olarak, 02.04.2014 gün ve 1360110 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesi’nin 6.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendi ile 2.fıkrasının (i) bendinin; iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile tarafımızdan Danıştay’da dava açılmıştı. Açılan davada Danıştay 8. Dairesinin 26.01.2015 tarih ve 2014 / 4954 E sayılı kararı ile Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile 2. Fıkrasının (i) bendinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

Akabinde, 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönergede “Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge’nin ““Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi “Sınav yürütme komisyonu başkan ve üyeleri, sınav sürecini kontrol edecek ve denetleyecekler ile direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonu başkan ve üyelerinden görevine gelmeyen, geç gelen veya sınavda mevzuatta belirtilen görevleri yapmayan veya aykırı hareket edildiği sınav yürütme komisyonu veya sınav sürecini kontrol edecek ve denetleyecekler tarafından düzenlenen raporda belirtilmesi durumunda sınavlarda herhangi bir inceleme veya soruşturmaya gerek kalmaksızın bir yıl süreyle görev verilmemesini sağlar.” Hükmünü ihtiva etmektedir. Yine 6. Maddenin 2. Fıkrasının (i) bendi “Direksiyon eğitimi dersi sınav uygulama ve değerlendirme komisyonu ile diğer görevlilerden sınavda mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilenlere, herhangi bir inceleme veya soruşturmaya gerek kalmaksızın bir yıl süreyle görev verilmemesini sağlar.” Hükmünü taşımakta olup,sınırsız görev verilmemesi ibaresi, bir yıl  şeklinde değiştirilerek, yeniden düzenlenmiştir.

Türk Eğitim-Sen olarak,  20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge’nin “Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. Maddesinin 1.fıkrasının (g) bendi ve 6.Maddesinin 2.fıkrasının (i) bendinin yürütmesinin durdurulması ve  iptali talebiyle Danıştay nezdinde dava açmış bulunmaktayız.

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI’NA

 

                                                                    “Yürütmeyi Durdurma Taleplidir.”

 

 

DAVACI                               :Türk Eğitim Sen (Çankaya Vergi Dairesi No: 8760196179)

(Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası)

 

VEKİLİ                                : Av. Gonca SAMANCI

                                               Talatpaşa Bulvarı No:160 Kat:6 Cebeci/ANKARA

 

DAVALI                               : Milli Eğitim Bakanlığı

                                               Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü

 

T.KONUSU                          : 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge’nin “Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. Maddesinin 1.fıkrasının (g) bendi ve 6.Maddesinin 2.fıkrasının (i) bendinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali talebinden ibarettir.

                                                                                    

Ö.TARİHİ                            : 20.03.2015

 

AÇIKLAMALAR               : 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge’nin ““Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi “Sınav yürütme komisyonu başkan ve üyeleri, sınav sürecini kontrol edecek ve denetleyecekler ile direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonu başkan ve üyelerinden görevine gelmeyen, geç gelen veya sınavda mevzuatta belirtilen görevleri yapmayan veya aykırı hareket edildiği sınav yürütme komisyonu veya sınav sürecini kontrol edecek ve denetleyecekler tarafından düzenlenen raporda belirtilmesi durumunda sınavlarda herhangi bir inceleme veya soruşturmaya gerek kalmaksızın bir yıl süreyle görev verilmemesini sağlar.” Hükmünü ihtiva etmektedir. Yine 6. Maddenin 2. Fıkrasının (i) bendi “Direksiyon eğitimi dersi sınav uygulama ve değerlendirme komisyonu ile diğer görevlilerden sınavda mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilenlere, herhangi bir inceleme veya soruşturmaya gerek kalmaksızın bir yıl süreyle görev verilmemesini sağlar.” Hükmünü taşımaktadır.

            Değişiklik yapılmadan önceki, 02.04.2014 gün ve 1360110 sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe giren Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesi’nin 6.maddesinin 1.fıkrasının (g) bendi ile 2.fıkrasının (i) bendinin; hem il sınav sorumlusuna hem de yürütme komisyonuna savunma dahi almadan sınav görevinden süresiz olarak men etme konusunda sınırsız bir yetki tanındığı, keyfi uygulamalara sebebiyet verebilecek olan bu düzenlemenin aynı zamanda üst hukuk normlarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması istemi ile tarafımızdan Danıştay’da dava açılmıştır.  Açılan davada Danıştay 8. Dairesinin 26.01.2015 tarih ve 2014 / 4954 E sayılı kararı ile Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinin 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile 2. Fıkrasının (i) bendinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Anılan kararda "dava konusu düzenlemeyle, trafik kazalarının önüne geçilebilmesi amacıyla mevzuata aykırı hareket eden görevlilere "sınavlarda bir daha görev verilmemesi" şeklinde bir yaptırım uygulanması öngörülmüşse de, ulaşılmak istenen amaç ile yaptırım arasında makul bir dengenin sağlanabilmesi için mevzuata aykırı eylemin ağırlığına göre kademeli bir yaptırım sisteminin uygulanması gerekmekte olup, dava konusu düzenleme ile her türlü mevzuata aykırılık için sürekli ve süresiz olarak hak mağduriyetine sebep olacak türden bir idari yaptırımın getirilmesi, hem fiil ile yaptırım arasındaki dengenin bozulmasına, hem de 120 saatlik eğitimden geçerek sınavda görev alan ilgililer açısından hakkaniyete aykırı uygulamalara sebebiyet vereceği mutlaktır.

Bu durumda, yaptırıma konu fiille ilgili inceleme ve soruşturma yolunun kapatılması ve öngörülen yaptırımla ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin bulunmaması nedeniyle, dava konusu düzenlemede hukuk devletinin bir gereği olan hukuki güvenlik ve ölçülülük ilkelerine uyarlık bulunmamaktadır." Denilerek yürütmeyi durdurma kararının gerekçesi oluşturulmuştur.

           Akabinde, 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönergede “Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge’nin ““Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi “Sınav yürütme komisyonu başkan ve üyeleri, sınav sürecini kontrol edecek ve denetleyecekler ile direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonu başkan ve üyelerinden görevine gelmeyen, geç gelen veya sınavda mevzuatta belirtilen görevleri yapmayan veya aykırı hareket edildiği sınav yürütme komisyonu veya sınav sürecini kontrol edecek ve denetleyecekler tarafından düzenlenen raporda belirtilmesi durumunda sınavlarda herhangi bir inceleme veya soruşturmaya gerek kalmaksızın bir yıl süreyle görev verilmemesini sağlar.” Hükmünü ihtiva etmektedir. Yine 6. Maddenin 2. Fıkrasının (i) bendi “Direksiyon eğitimi dersi sınav uygulama ve değerlendirme komisyonu ile diğer görevlilerden sınavda mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilenlere, herhangi bir inceleme veya soruşturmaya gerek kalmaksızın bir yıl süreyle görev verilmemesini sağlar.” Hükmünü taşımakta olup, sınırsız görev verilmemesi ibaresi, bir yıl  şeklinde değiştirilerek, yeniden düzenlenmiştir.

            Söz konusu g bendi, Direksiyon Eğitimi Dersi İl Sınav Sorumlusu olarak İl Milli Eğitim Müdürüne, aynı maddenin 2. fıkrasının (i) bendi de Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yürütme Komisyonu’na re’sen, devlet memurları için bir yıl süreyle sınav görevi verilmemesi ile bir anlamda cezalandırma yetkisi vermekte olup, bir yıllık süre de son derece fazla olup, mağduriyet yaratacağı ortadadır. Değişiklikle getirilmiş olan bu durum  çok ağır bir yaptırımdır. Burada yer alan “bir yıl süreyle” ibaresi kişinin bir yıl süreyle, bir durumdan dolayı cezalandırılması anlamı taşımaktadır ki; bu da hukuk anlayışı ile bağdaşmamaktadır. Böyle bir yaptırım kabul edilebilir değildir. Memurun söz konusu yaptırıma ilişkin fiili gerçekte yapıp yapmadığı bile araştırılmamakta ve gerçekte mevcut olduğu bilinmeyen fiil nedeniyle memur bir yıllık yaptırımla karşı karşıya bırakılmaktadır.

                        İlgili madde hükümlerinden de görüleceği üzere hem İl Milli Eğitim Müdürü’ne hem de Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yürütme Komisyonu’na inceleme ve soruşturma yapmadan, iddiaların yöneltildiği devlet memurunun savunması dahi alınmaksızın sınav görevinden bir yıl süreyle men etme konusunda geniş bir yetki tanınmıştır. Devlet memurları hakkında yapılan bu işlem bir anlamda ceza verme işlemi olup, bu işlemin yapılabilmesi için mevzuat hükümleri uyarınca usulüne uygun soruşturma açılarak tarafsız bir soruşturmacı atanması ve ilgili kişinin savunması alındıktan sonra hakkında disiplin cezası verilip verilmeyeceğine karar verilerek cezanın ağırlığına göre işlem yapılması gerekmektedir. İl Milli Eğitim Müdürü ve Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yürütme Komisyonunun tek taraflı işlemleri ile memurlara bu yaptırımın uygulanması hukuka açık aykırılık arz etmektedir.

            Kaldı ki, maddenin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere; memura kendisini savunma gibi bir hak tanınmadığı için, memurun gerçekte böyle bir fiili mevcut olmasa bile madde kapsamında yetkilendirilen kişinin isteğiyle ilgili memura bir yıl sınav görevi verilmeyebilecektir. Bu durumun yaratacağı keyfiyetin sınırı yoktur. Söz konusu yönerge ile verilen bu takdir yetkisi mutlak hale dönüştürülmeye çalışılmıştır. Oysa ki, takdir yetkisi  işlemin gerekleri, kamu düzeni anlayışı ve hukuk devleti ilkesi ile sınırlandırılmıştır. Aksinin kabulü, hukukun üstünlüğü anlayışının değil; üstünlerin hukuku anlayışının hakim kılınmasına sebep olacaktır.

             TC Anayasası 129.maddesinin 2.fıkrası  “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.” Hükmü ile devlet memuruna savunması alınmaksızın disiplin cezası verilemeyeceğini güvence altına almıştır. Söz konusu hükümde disiplin cezasından bile bahsedilmemekte; yalnızca ilgili kişilerin takdiri ile bir yıllık yaptırımdan söz edilmektedir. Bu yönüyle fiillerin ağırlığı da değerlendirilmemekte ve fiili ağır olan ile hafif olan memur aynı kefeye konmakta ve aynı ağır yaptırımla karşı karşıya bırakılmaktadır. Tek başına bu durum bile hukuk ve hakkaniyet anlayışını yok sayma niteliği taşımaktadır.

            Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği’nde de devlet memurlarına davaya konu bentlerdeki gibi bir yaptırım uygulanabileceği konusunda herhangi bir düzenleme bulunmaması sebebiyle söz konusu yönerge hem ilgili Yönetmeliğe, hem de Anayasaya aykırılık teşkil etmektedir.

     Normlar hiyerarşisinin mevcut olduğu bir sistemde, alt düzeyde yer alan norm geçerliliğini üst normdan alır ve ona uygun olmak zorundadır ve alt norm üst normun kendisine verdiği hukuki sınırların dışına çıkamaz. Kanun, tüzük, yönetmelik veya adsız düzenleyici işlemlerle getirilen hükümlerin uygulanabilmesi için her bir düzenlemenin üst norma uygun olması gerekmektedir.

Üst norma uygun olmayan bir yönerge normlar hiyerarşisini yok saymak anlamı taşır. Bir uygulama alt norm konumundaki yönerge ile genişletilemez. Tüm bu nedenlerle dava konusu bentler normlar hiyerarşisine aykırılık arz etmektedir.

Hukuk normları arasında var olan hiyerarşinin anayasal ölçüler içerisinde temin edilmesi hususu hukuk devleti açısından da önem taşımaktadır. Zira bir üst normla yasaklanmayan bir husus daha alt normlarla yasaklandığı takdirde hukuk devleti ilkesi de zedelenmektedir.

İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adalete ve eşitliğe dayanan bir hukuk düzeni kurarak bu düzeni sürdürmekle kendini yükümlü sayan, tüm çalışmalarında hukuk kurallarına ve Anayasa'ya uyan, işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olup toplum yaşamında, bireylerin haksızlığa uğratılmamasını ve mutluluğunu amaç edinen bir devlet hukuk devletidir. Devletin, yaptığı düzenlemelerle haksız bir edinim sağlaması ve kişilerin haksızlığa uğratılması kabul edilemez. "Hukuk devleti" ve onun bir gereği olan "idarenin kanunîliği ilkesi" gereği, idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olması gerekmektedir.

Bunlara ek olarak, İdarelerin genel düzenleyici işlemlerde değişiklik yapmada takdir yetkisini bulunduğu mutlaktır. Lakin değişiklik yapma sınırının "hukuki güvenlik ilkesi" ile de sınırlandırıldığı mutlaktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 28.04.2011 tarih ve 2009/39E, 2011/68K sayılı kararın da aynen “(…)Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuk güvenliğini gerçekleştiren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yargı denetimine açık olan devlettir.

Hukuk devletinin sağlamakla yükümlü olduğu hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılan ve temel hak güvencelerinde korunan ortak değerdir.(…)” gerekçesi ile dava konusu yönerge maddelerinin Anayasaya, kanunlara ve dolayısıyla hukuka aykırılığını adeta ilan edilmektedir.

Ayrıca; Danıştay 5.Dairesinin 07.04.1999 günlü E:1998/2342, K:1999/853 Sayılı Kararı ve benzeri daha birçok kararında ifade edildiği gibi, idareye tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı, amacı ve hizmet gereği ilkeleriyle sınırlıdır ve takdir yetkisine dayalı olarak tesis edilen işlemlerin hukuken geçerli sebeplere dayanması gerekmektedir.

İdare takdir yetkisini hukukun genel ilkeleri, kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olarak kullanmak zorunda olup, adalet ilkesine de riayet etmek zorundadır.

Özellikle belirtmek isteriz ki, söz konusu düzenleme keyfi bir durum yaratmaktadır. Davaya konu iki bentte de“Herhangi bir inceleme ve soruşturmaya gerek kalmaksızın” ifadesi yer almaktadır ve bu ifade ile tamamen keyfiyetin önü açılmaktır. Yukarıda da bahsedildiği gibi, söz konusu ifade Anayasamıza aykırı olduğu gibi hakkaniyet anlayışına da bütünüyle aykırılık arz etmektedir. Hukuk devleti ilkesi açıkça yok sayılmaktadır.

İzahına çalıştığımız tüm bu nedenlerle dava konusu düzenlemeler her yönüyle hukuka aykırılık arz etmektedir. Keyfiyetin ve olası mağduriyetlerin önlenebilmesi için iptali gerekmektedir. Hiç şüphesiz takdir, Sayın Mahkemenizindir.

 

HUKUKİ SEBEPLER       : T.C. Anayasası, vs ilgili mevzuat.

 

 HUKUKİ DELİLLER   :  20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge, Danıştay 8. Dairesinin 26.01.2015 tarih ve 2014 / 4954 E sayılı kararı vs hukuki deliller.

 

SONUÇ VE TALEP                       :Yukarıda arz ve izah edilen ve mahkemece re’sen gözetilecek hususlar dikkate alınarak,

  1. 20.03.2015 tarihinde makam oluru ile yürürlüğe giren 20.03.2015 tarih ve 3101472 sayılı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Direksiyon Eğitimi Dersi Sınav Yönergesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönerge’nin “Direksiyon eğitimi dersi il sınav sorumlusu ve direksiyon eğitimi dersi sınav yürütme komisyonunun görevleri” başlıklı 6. Maddesinin 1.fıkrasının (g) bendi ve 6.Maddesinin 2.fıkrasının (i) bendinin yürütmesinin durdurulması ve devamında iptali,
  2.  Yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini bilvekale saygılarımla arz ve talep ederim.      

                                                                                                              Davacı Vekili

                                                                                                      Av. Gonca SAMANCI 

 

EKLER : 

            1) Onaylı vekaletname örneği.

            2) Yetki belgesi. 

            3) Hukuki deliller bölümünde sayılanlar.

                                                                  

 

 

 

 

                                                              

 

 

 

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.