MEB, Öğretmenlerin sağlık özrünü mevzuata bağlamalı

MEB, Öğretmenlerin sağlık özrünü mevzuata bağlamalı. Sağlık özrü nakillerinde yaşanan sorun hala çözülmedi

2014 yılında Aile Birliği Özrü (eski adıyla Eş) ve Sağlık özrüne bağlı yer değiştirmelerde, genel yönetmelikte değişikliğe gidilmiş ve 17.04.2015 tarihli Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde de, atıfla yerini almıştı.

MEB en son(Ağustos 2015) yaptığı özür grubu atamalarında, yaşanan sorunu sadece kılavuzla çözerek eskiye yakın bir uygulamaya gitti hem eş hem de sağlık özründe.

MEB Sağlıkla ilgili sorunu kılavuzda şu şekilde çözdü:

"SAĞLIK MAZERETİNE BAĞLI YER DEĞİŞTİRMELER

Öğretmenlerden;

a) Kendisi, eşi veya çocuklarının,

b) Anne, baba veya yargı kararıyla vasi tayin edildiği kardeşlerinden birisinin,

hastalığının öğretmenin görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanelerinden alacakları sağlık kurulu raporu ile belgeleyenler, tedavi olmak istediği ilçe/ildeki eğitim kurumlarına atanmak üzere yer değiştirme başvurusunda bulunabilecektir.

Ayrıca, anne, baba veya yargı kararıyla vasi tayin edildiği kardeşlerinden birisi için eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporlarında "Başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremez." ibaresi bulunanlar da anne, baba veya kardeşinin Adres Kayıt Sistemine (AKS) kayıtlı adresinin bulunduğu yere yer değiştirme başvurusunda bulunabilecektir."

Eş durumu ile ilgili özel sektörde çalışanların 3 yıl şartını da kılavuzla düzeltmiş (iki yıl içerisinde 360 gün olarak) daha sonra genel yönetmelikte değişiklik yapılarak sorununu hukuki alt yapısı oluşturulmuştu. Yani eş durumunda hukuken sorun çözüldü.

Ancak, sağlık özründeki sorun hala çözülmemiştir.

MEB; sağlık özründe Ağustos 2015 döneminde kılavuzla sorunu çözdüyse de bundan böyle yapılacak yer değiştirmelerde hukuki sorun devam etmektedir.

Yani sağlık özrünün yönetmelik düzenlemesinin yapılması gerekir. Aksi halde öğretmenlerin mağduriyeti söz konusu olabilir.

MEB'in en azından bir açıklama yapması ve Sağlık Özründe izleyeceği yolu duyurması gerekir.

Sorunla ilgili açıklayıcı bilgi için daha önce ele aldığımız yazıyı bir kez daha paylaşıyoruz.

Öğretmenlerin, sağlık özrü naklinde ne değişti?

Öğretmenlerin Sağlık özrüne bağlı yer değiştirebilmeleri için 17.04.2015 tarihli yönetmelikte köklü değişiklikler olmuştur.

MEB Yönetmelik maddesini;

"Mazeret ve engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeler

Madde 49 - (1) Öğretmenlerin; aile birliği, sağlık, can güvenliği mazeretlerine veya engellilik durumuna bağlı yer değiştirmeleri hakkında, Devlet Memurları Kanunu ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır."

şeklinde düzenlemiştir.

Atıfta bulunduğu yönetmelik maddesine bakacak olursak;

"Sağlık Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği

Madde 13 - (Değişik: 30/6/2014-2014/6578 K.) Memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekir.Sağlık mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde memur aynı hizmet bölgesi içinde başka bir hizmet alanına, bu şekilde mazeretin karşılanamaması halinde ise başka bir hizmet bölgesinde kurumca ihtiyaç duyulan ve mazeretinin karşılanabileceği bir hizmet alanına atanabilir. "

şeklinde olduğu görülmektedir.

Öğretmenler Sağlık Özrüne bağlı olarak yer değiştirirken daha önceki (06.05.2010) düzenleme;

"Sağlık durumu özrü

MADDE 36 - (1) Öğretmenler, sağlık kurulu raporunda; kendisi, eşi ve çocuklarının öğretmenin görev yaptığı yerde kalmasının sağlık durumunu tehlikeye koyacağının belirtilmiş olması, anne ve babası ile yargı kararıyla vasi tayin edilmesi kaydıyla kardeşlerinden birisi için ise "başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremez" ibaresi bulunması durumlarında il sağlık müdürlüğünden görüş alınmadan hastalığın tedavi edilebileceği bir yere yer değiştirme isteğinde bulunabilirler."

Şeklinde idi.

Ne değişti?

1- Öğretmen daha önce SGK ile anlaşmalı özel sağlık kurumlarından da sağlık kurulu raporu alabilmekte iken bundan böyle "eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden" rapor almak zorunda.

2- Daha önce öğretmenlerin raporunda "başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremez" ibaresi yeterli görülürken artık "öğretmenin görev yaptığı yerde hastanın tedavisinin mümkün olmadığı yada öğretmen yerinde kalırsa ilgili kişilerin ( anne, baba, eş, çocuk...) sağlık durumunun tehlikeye gireceği" şartı getirilmiştir.

3- Geçmişteki uygulamalarda örneğin babası hasta olan bir öğretmen "başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremez" ibareli raporu aldığında babasının ikamet ettiği yere hiçbir şart aranmaksızın yer değiştirme isteyebiliyordu. Şimdi bir bakıma hasta öğretmenin yanına gelsin denilebilecek.

Buradaki en önemli problemlerden bir tanesi de raporlarda bulunması gereken ifade. MEB'in daha doğrusu tüm kurumların bunu da hem hukuki hem de tıbbi bir terimle açıklığa kavuşturmaları gerekir. Gerçekten mazeretiniz var fakat hastane ben böyle ifade yazamam diyor, ya da şöyle yazarım diyor ve yazılanı kurumlar kabul etmeyebiliyor. Bu nedenle yer değiştirmeye esas raporlarda yazılması gereken ifadenin belirlenmesi, tüm sağlık kuruluşlarına ve bakanlıklara bildirilmesi yerinde bir yaklaşım olacaktır.

MEB daha önce (2010'da) bu sorunu zaman zaman bu ibare bile sorun olsa da, "başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremez" ibaresi istiyorum diyerek çözmüştü.

Aynı şekilde kesin bir çözüm bulunması gerekir.

Ayrıca hastanın tedavisini nerede sürdüreceğine karar verme hakkı olmalı ve hastanın memurun yanına gitmesi gibi bir uygulamaya gidilmemelidir. Hastalık hakkı yaşam hakkı ile eşdeğer bir haktır. Bu noktada kimsenin zorlanması söz konusu olmamalıdır.

Aynı durum sadece öğretmenler için değil tüm memurlar için geçerlidir.

Maksut BALMUK

Öğretmen

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

EĞİTİM Haberleri