Talip Geylan: Öğretmenlerin itibarı MEB’in namusudur!

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 20 Kasım 2019 tarihinde Genel Sekreter Musa Akkaş ile birlikte Kocaeli Valisi Sayın Hüseyin Aksoy’u ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 20 Kasım 2019 tarihinde Genel Sekreter Musa Akkaş ile birlikte Kocaeli Valisi Sayın Hüseyin Aksoy’u ziyaret ederek görüş alışverişinde bulundu.
‪Genel Başkan Geylan, Gebze’de okulda öğrencisi tarafından uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden Necmettin Kuyucu öğretmenimizin hadisesinde gösterdiği duyarlılıktan dolayı Kocaeli Valisi Sayın Hüseyin Aksoy’a teşekkürlerini iletti. Valilik ziyaretinden sonra İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü de ziyaret eden Genel Başkan eğitim çalışanları ile bir araya gelerek, görüş alış verişinde bulundu.

Genel Başkan daha sonra Kocaeli 1 Nolu Şube Başkanlığı’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü nedeniyle düzenlediği “2. Sanat Etkinliği” programında üyelerimizle bir araya geldi. Programda Genel Sekreter Musa Akkaş, Kocaeli 1 No’lu Şube Başkanı Yaşar Şanlı, Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Orhan Kütük, İstanbul 3 No’lu Şube Başkanı Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Halil İbrahim Çakmak, İstanbul 7 No’lu Şube Başkanı Mustafa Kavlu, Yalova Şube Başkanı Mustafa Deviren, Düzce Şube Başkanı İsmail Şişman, şubelerin yönetim kurulu üyeleri ve üyelerimiz hazır bulundu.

Bir konuşma yapan Genel Başkan Geylan, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün önemine vurgu yaptı. 1 Kasım 1928 tarihinde yeni Türk harflerinin kabul edildiğini ardından Millet Mekteplerinin açıldığını bildiren Geylan, “24 Kasım’da Büyük Önder Atatürk’e ‘Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ unvanı verilmiştir. O dönemde eğitim alanında büyük bir seferberlik başlatılmıştır” dedi. Millet Mekteplerinin Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki önemine işaret eden Geylan, “Atatürk’ün Başöğretmenlik unvanını kabul ettiği gün olan 24 Kasım, 1981 yılından itibaren Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Dolayısıyla bizim için 24 Kasım’ın anlamı büyüktür. Bu noktada ülkemizin kurucusu ve başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz. İlim ve irfanı her şeyin üstünde tutan, Türk milletinin eğitim ile çağ atlayacağını bilen ve yeni nesli bizlere emanet eden Atamızın açtığı yolda dün ve bugün olduğu gibi yarın da yürüyeceğiz. Birileri 24 Kasım’da yine Atamızın adını anmayacak, O’nu görmezden gelecek. Birileri de 24 Kasım’ı Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği kabul ettiği gün olduğu için kutlamayacak. Bu güruh bilsin ki, bu hain tutumlar milletimizin Ata’sına bağlılığını daha da artırıyor, O’nu daha da özlemle anmasına vesile oluyor. Aymazlara inat Büyük Önder’in ışığında bu ülke daha da büyüyecek” diye konuştu.

Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete dikkat çeken Geylan, “24 Kasım’ı öğretmenlerin mesleki sorunlarının çözüldüğü, itibarlarının artırıldığı ve şiddet olaylarının son bulduğu bir gün olarak kutlamak istiyoruz” dedi. Öğretmenlere yönelik şiddet ile ilgili önleyici yasal tedbirler alınmasını isteyen Geylan, “Öğretmenlerin itibarı MEB’in namusudur. Bu noktada MEB ve yasa koyucular üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmelidir” dedi. Gebze’de 2 Nisan tarihinde öğrencisi tarafından öldürülen Necmettin Kuyucu öğretmenimizi de rahmetle anan Geylan, 22 Kasım tarihinde görülecek Necmettin Kuyucu davasına müdahil olduklarını ve duruşmaya katılacaklarını bildirdi. En kıymetli varlığını ellerine emanet ettiğimiz öğretmenlere verilen değerin aynı zamanda çocuklara verilen değer olduğunu da söyleyen Geylan, toplumun eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti eğitim sorunu olarak görmesi ve eğitim çalışanlarına şiddet uygulandığında toplumun tüm kesimlerinin tepki göstermesi gerektiğini ifade etti. Geylan sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu noktada talebimizi bir kez daha haykırıyoruz: Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önüne geçmek amacıyla ‘Şiddeti Önleme Kanunu’ çıkarılmalı, Türk Ceza Kanunu’nda eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti caydırıcı nitelikte yeni düzenlemeler yapılarak; bu eylemlerin, kamu hizmetini engelleme, vatandaşın eğitim hakkını kullanmayı engelleme ve bunun sonucunda insan hayatının riske atılması gibi suç tipleri başlıkları altında değerlendirileceği yasal düzenlemeler yapılmalı, cezalar artırılmalı ve verilen cezaların ertelenmemesi sağlanmalıdır.”

Öte yandan bir buçuk yıl önce verilen 3600 ek gösterge sözünün hala yerine getirilmediğine vurgu yapan Geylan, 24 Kasım’da bu konuda müjde verilmesini istedi. Geylan ayrıca “Öğretmenlerin ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesi, diğer çalışanların ek göstergelerinin 800 puan artırılması, yardımcı hizmetlilerin ek göstergeden yararlandırılması öncelikli taleplerimizdendir.” dedi.

Ücretli öğretmen görevlendirmesinin neredeyse asal istihdam haline geldiğine dikkat çeken Geylan, “Türk Eğitim-Sen olarak geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında yaptığımız ücretli öğretmen araştırmasına göre sadece 74 ilde 83 bin 783 olduğunu tespit ettik. 81 ili göz önünde bulundurursak bu rakamın 100 bine ulaştığını görebiliriz. Nitelikten uzak, adeta köle şeklinde çalıştırılan, kaderi okul müdürünün iki dudağı arasında olan ücretli öğretmenler ile nereye gidiyoruz?” diye sordu.

Sözleşmeli öğretmenlerin de eşlerinden, çocuklarından ayrı yaşamak zorunda kaldıklarını ve aile bütünlüklerinin bozulduğunu belirten Geylan, 2011 yılında kaldırılan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının 2016 yılında mülakatla birlikte geri getirildiğini ve 2016 yılından beri her yaptığı alımı sözleşmeli olarak gerçekleştiren hükümetin bunu bir politika olarak sürdürdüğünü kaydetti. Geylan, “Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmelidir” dedi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk döneminde olumsuz etkileri en aza indirilmiş olsa da mülakatın yıllar boyu adaletsiz uygulamaları yol açtığını kaydeden Geylan, “Sadece kadrolu olarak ve güvenlik soruşturması temiz olan adaylar içinde KPSS puan üstünlüğüne göre atama yapılmasını istiyoruz” dedi.

Yönetici atamalarında mülakat uygulamasını da eleştiren Geylan, Bakan Selçuk’un son yapılan yönetici atamalarında verdiği talimat doğrultusunda adaylara yazılı sınav puanının sözlü sınav puanı olarak verildiğini bildirdi. Ancak bu durumun sorunu tam olarak çözmediğini dile getiren Geylan, “İrade değiştiğinde, uygulamada değişirse ne olacak? Bu noktada yapılması gereken yönetici atamalarında mülakatı tamamen kaldırmaktır” dedi. Proje okullarının Yönetici Atama Yönetmeliği’ne tabi olmadığını da anlatan Geylan, “Sendikamızın yaptığı araştırmaya göre, 940 proje okul müdüründen 829 tanesi bir sendikanın üyesidir. Proje okullarında yönetici ve öğretmen atamasının bir kriter ve şarta bağlı olmaksızın Milli Eğitim Bakanı’nın onayı ile yapılması bu okulların kalitesini düşürmekte, işlevini bozmaktadır. Bakanlık taşra teşkilatı çetelerin elindedir. Dolayısıyla bu çeteler istediği kişileri bu okullara yönetici olarak atayabilmektedir. Taşra teşkilatının sadece Milli Eğitim Bakanlığı’nın talimatları doğrultusunda hareket etmesini bekliyoruz. Bakanlık bu konuda ivedilikle bir çalışma yürütmeli ve proje okullarının üzerinden çetelerin o pislerini çekmesini sağlamalıdır” diye konuştu.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

MEB PERSONEL Haberleri