1. HABERLER

  2. TEKNOLOJİ

  3. 'Sosyal medya şirketleri Türkiye'ye bir sandalye bile koymak istemiyor'
'Sosyal medya şirketleri Türkiye'ye bir sandalye bile koymak istemiyor'

'Sosyal medya şirketleri Türkiye'ye bir sandalye bile koymak istemiyor'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarıyla sosyal medya tartışmaları bir anda Türkiye'nin gündemine oturdu. Bir yanda kamu otoritesini hiçe sayarak özgürce hareket eden yabancı sosyal medya platformları dururken, diğer tarafta Türkiye'ye...

A+A-

Yaşanan bu durumu Netaş CEO'su C. Müjdat Altay şu şekilde ifade ediyor: Bir masa bir sandalye ile Türkiye'ye gelen yatırımcılar, ürünlerini satıp sonra da çekip gidiyorlar.

Gelinen noktada ise sosyal medya şirketleri Türkiye'ye bir sandalye bile koymak istemiyor.

40 yıllık iş hayatı boyunca Türkiye'ye teknoloji yatırımı çekmek için çalışan Müjdat Bey'in teknoloji yatırımları konusunda yol gösterici tespitlerine belki de bugün daha çok ihtiyacımız var. İsterseniz Müjdat Bey'e kulak verelim:

- Her ülke kendi içinde teknolojiyi geliştirmek ve korumak istiyor. Şu anda dışarıdan teknoloji getirmek, yatırımcıyı çekmek de çok daha zor ve zahmetli bir hal almaya başladı.
-1993 yılında çok büyük bir çabayla Nortel'in uluslararası yazılımının küresel yükünü Türkiye'ye getirmeyi başardık, büyük bir ekip kurduk. O dönemde Çin teknoloji yatırımcılarını çekmek için çalışıyordu. Bunu başardı da. Önce teknoloji yatırımcılarını çekti, sonra onları kendi içinde geliştirdi ve dünyaya satmaya başladı. Biz de bunu yapmalıyız. Yerli sanayiyi güçlendirmek için gelen yatırımcılara değer verilmesi gerektiğini düşünüyorum. O değeri, yatırımcılara geri vermeliyiz.
-Global şirketlerin yatırım şartıyla buraya gelmesi lazım. Bir masa bir sandalye ile gelen yatırımcılar, Türkiye'ye ürünlerini sattılar. Sonra da çekip gittiler. O yüzden biz Netaş olarak hep yatırımcının gücüne inandık. Mesela ZTE 101 milyon dolar para yatırarak geldi Türkiye'ye. Canıyla ciğeriyle geldi. Bu şirketin buraya geldikten sonra çıkıp gitmesi çok zor. Onlar bize kucaklarını açtı, teknoloji desteği veriyor, biz de onlara teknoloji sağlıyoruz. Türkiye'ye katma değer getirene pozitif ayrımcılık şart.
-Bu krizde lojistik sektörü dünyada sınıfta kaldı. Bu da bize her ülkenin artık minimum düzeyde kendi yazılımını ve donanımını kendi yapması gerektiğini gösterdi. Burada şunun da altını çizmek istiyorum. Her şeyiyle kendimizin tasarlamasına gerek yok. Gerçek anlamda üretim ve teknolojinin sahibi olmamız önemli.
-2003 yılında Cumhurbaşkanı'mız "Savunma sanayisinde yerlilik yüzde 50'yi geçecek" dediği zaman kimse inanmadı, o zaman bu oran yüzde 20'lerdeydi. Bu hedef bugün yüzde 70'lere ulaştı. Ancak telekom sanayisinde de aynı sıçramayı yapabiliriz.

FAHRİ DOKTORA UNVANI VERİLDİ

İTÜ Elektronik ve Haberleşme Bölümü mezunu olan Netaş CEO'su C. Müjdat Altay'a İTÜ Senatosu tarafından Türkiye'nin elektronik ve bilgi teknolojilerine yapmış olduğu katkılara ithafen "fahri doktor" unvanı verildi.

Beynimiz değil yazılım göç edecek

- Müjdat Altay, genç işsizliğin çözümünün yazlımda olduğunu belirterek "Hala Türkiye'nin yüzde 50'sinden fazlası 30'lu yaşlarda. Avrupa için bulunmaz bir nimetiz. Bunlar yazılım konusunda çok yetenekli. Evet Avrupa'nın bizim gençlerimize ihtiyacı var ama bizi almıyorlar. Oysa şimdi fark ettik ki, oraya gitmemize gerek yok. Buradan, evimizden bağlanarak Avrupa'ya teknoloji ihraç edebiliriz. Ben pandemi ile beyin göçünün de azalacağına inanıyorum. Artık gençlerimiz buradan yurt dışındaki firmaya çalışabilecek" dedi.

Arsa değerlemesi bitti, teknoloji yatırımları artar

- İnşaat yatırımlarının teknoloji yatırımlarının önüne geçtiğine dikkat çeken Altay şunları kaydetti: Artık arazi, arsa değerlenmesi bitti, bundan sonra teknoloji yatırımları artar. Bu dönemde herkes oturduğu evi ve ofisin büyüklüğünü sorguluyor. Amerika'da da herkes şunu sorguluyor. Neden Silikon Vadisi'nde pahalı evlerde oturan maliyeti yüksek insanlara yazılım yaptırıyoruz. Amerika'nın daha orta kesimlerinde de bunu yapmak mümkün. Çünkü evden çalışıyor herkes. Bu bizim için neden mümkün olmasın. Burada bir gencimiz sabah kalkar, yürüyüşünü yapar, kahvesini içer, öğlen 14.00'te oturur, gece 12.00'ye kadar New York'ta bir şirket için yazılım ihraç eder. Biz bir milyar dolarlık yazılım ihraç ettik bugüne kadar. Buradan yaptık, buradan çalıştık. Bu mümkün. Ben o yüzden bir milyon yazılımcıya inanıyorum.

Türkiye - Ömer TEMÜR - İSTANBUL

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.