1. HABERLER

  2. SENDİKALAR

  3. "Bin Yıldır Buradayız, Daha Binlerce Yıl Daha Burada Kalacağız!"
"Bin Yıldır Buradayız, Daha Binlerce Yıl Daha Burada Kalacağız!"

"Bin Yıldır Buradayız, Daha Binlerce Yıl Daha Burada Kalacağız!"

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.

A+A-

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.

“BİN YILDIR BURADAYIZ, DAHA BİNLERCE YIL DAHA BURADA KALACAĞIZ!”

HAYKIRIŞIMIZIN MÜHRÜDÜR!

Ağustos ayı zaferler ayıdır, milli övünç kaynağımızdır. Anadolu’nun artık Türk vatanı olduğunu tescilleyen Malazgirt Zaferi gibi, Çanakkale direnişimizin seyrini tayin eden Anafartalar Zaferi gibi, tüm uşaklarıyla birlikte küresel emperyalizmin süpürüldüğü Başkomutanlık Meydan Muhaberesi gibi ve nihayet “Bin yıldır buradayız, daha binlerce yıl daha burada kalacağız!” haykırışımızın mührü olan 30 Ağustos Zaferi gibi…

30 Ağustos 1922; yedi düvel kılıfıyla aziz vatanımıza çullanan son Haçlı ordusunun, asırlar öncesinde olduğu gibi yine Türk İslam coğrafyasının hamisi kahraman ecdadımızın çelikleşmiş iradesiyle bir kez daha püskürtüldüğü tarihtir.

30 Ağustos1922; “Ya istiklal ya ölüm” emrini alarak düşmanın karşısına sıra dağlar gibi duran yiğitlerin bir gül bahçesine girercesine hürriyete koştukları tarihtir.

30 Ağustos 1922; Sultan Alparslan’ın “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır” vasiyetine canıyla sahip çıkan serdengeçtilerin tarihin dilinden düşmeyecek destanı yazdığı tarihtir.

26 Ağustos sabahında Afyon Kocatepe’de başlayan ve 30 Ağustos’ta zaferle taçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde elde edilen şanlı zafer; emperyalistlere ve küresel emperyalizmin uşaklığını yapan bölücü ve yıkıcı oluşumlara karşı esaslı bir tokat ve ders olmuştur. Karakterinde ümitsizlik ve karamsarlığa yer olmayan Türk milletinin zaferle taçlandırdığı Kurtuluş mücadelesi, dünyanın tüm mazlum milletlerine emsal ve öncü olmuştur. 

Türk milleti 30 Ağustos Zaferi ile tarihe öyle bir destan bırakmıştır ki; var olmanın özgür olmaktan, şerefle yaşamanın bağımsız kalmaktan geçtiğini; özgürlük ve bağımsızlık için de “Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, /Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.” İnancıyla yaşamak gerektiğini göstermiştir. 

Bizlere hürriyetimizi ve devletimizi hediye ettikleri 30 Ağustos Zaferi’nin 97’inci yıl dönümünde, varlığını milletin varlığına adayan kahraman atalarımızın asil ve aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. 

Ne yazık ki son yıllarda tarihimize, milletimizin birliğine, devletimizin bekasına yönelik hasmane tutum, teşebbüs ve saldırılar artarak devam ediyor. 

Özellikle milli değerlerimize ve tarihi gerçeklerimize şaşı bakan, maksatlı yaklaşımları dikkat ve ibretle izliyoruz. 

Mukaddes ve milli değerlerimizi, tarihi birikimimizi ideolojik saplantıları doğrultusunda istismar eden ve kullanan fikri ve hissi arazlı kimseleri dikkat ve ibretle takip ediyoruz. 

Renkleri farklı olsa da bunların hepsinin derdinin Türk milletinin birliği ve Türk devletinin varlığı olduğunu çok iyi biliyor ve görüyoruz.

Bilinen tarihin her döneminde medeniyetler inşa eden, çağ açıp çağ kapatan, üç kıtada adaletle hükümranlık kuran ve insanlık tarihine büyük hizmetler veren milletimizin geniş ve gurur verici tarihine yönelik hasmane yaklaşımları kınıyoruz. Tarihimizi bir bütün olarak değerlendiriyor, kirli ideolojik ve kumandalı zihinlerinde tarihi bakiyemizin bir kısmını makbul görüp, diğer kısmını elinin tersiyle itenleri, iftira ve yalanları ile karalayanları ayıplıyoruz.

 “30 Ağustos ile Ormancılık günü arasında fark yoktur” diyerek gaflet ve cehaletini sergileyenlere inat şanlı tarihimizin tüm zaferlerinin mimarlarını gurur, minnet ve dualarla anıyoruz.

Yürekten inanıyoruz ki, “Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” Bu minvalde geleceğimizin sahibi çocuklarımıza şeref ve gurur duyacakları bir tarihe sahip olduklarını öğreteceğiz; bu şerefi onlara yaşatan atalarına layık olmak için canla başla çalışmaları gerektiğini anlatacağız. Bıkmadan, usanmadan, yılmadan…

Şunu da çok iyi biliyoruz ki; düşman uyumuyor, Türk’ün Anadolu’daki varlığından rahatsız olan emperyalizm boş durmuyor. Küresel emperyalizm başta terörizm olmak üzere her türlü vasıtayı kullanarak mili varlığımıza taarruzlarını sürdürmekte. Türk milleti, tıpkı şanlı tarihinde olduğu gibi, yine aziz vatan topraklarını şehit kanlarıyla sulamaya devam etmekte.

Bu noktada, milletçe terörün her türüne karşı uyanık olmalıyız. Yakın tarihimizin utanç vesikası olan 15 Temmuz’u unutmamalı, unutturmamalıyız. PKK, FETÖ ve diğer tüm terör örgütleri ile mücadelede devletimize tam destek vermeli; vatan topraklarından, milletimizden, bayrağımızdan taraf olmalıyız. Bu noktada tıpkı Zeytindalı ve Fırat Kalkanı Harekâtlarında olduğu gibi Pençe Harekatı’nı da tüm varlığımızla destekliyoruz. Terör tüm hücrelerine kadar temizleninceye dek, içeride ve dışarıda yürütülen tüm operasyonlarda devletimizin yanındayız. Dualarımız Mehmetçiğimizledir.  

Bu vesile ile kurtuluş mücadelemizin şanlı mührü olan 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutlar; devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşları başta olmak üzere vatanımız için canlarını feda eden tüm aziz şehitlerimizi minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun!

 

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.