Bu yönetmelikle mahalli idarelerde liyakat yerle bir olur

Bu yönetmelikle mahalli idarelerde liyakat yerle bir olur

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ahmet ÜNLÜ bugünkü köşe yazısında; son zamanlarda basına sıkça yansıyan belediyelerdeki çarpık kadrolaşma ve bu çarpık kadrolaşmanın nasıl çözüleceği üzerinde durmuştur

Ahmet ÜNLÜ'nün köşe yazısı;

Bu yönetmelikle mahalli idarelerde liyakat yerle bir olur

Gün geçmiyor ki belediyelerde yaşanan çarpık kadrolaşma basına yansımasın. Doğrusu bu durum kimsenin çok fazla umurunda olmuyor. Zira belediye başkanları, ben seçimle geldim ve beş yıl sonra hesabımı vatandaşa vereceğim diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. Bugünkü yazımızda bu sorunu nasıl çözeceğimizi açıklamaya çalışacağız.

Sinekle mi uğraşmalıyız yoksa bataklığı mı kurutmalıyız?

Çoğu zaman sinekle uğraşmak bataklığı kurutmaktan daha önemli hale gelmekte ya da kimse sinekle ilgilenmekten bataklığa bakmaya zaman bulamamaktadır. Eğer sistem kurarak bataklığı kurutmazsanız sinekle uğraşmaktan öteye gidemezsiniz.

Maalesef, il özel idareleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri ve döner sermayeli kuruluşlara ilk defa memur olarak atanacaklara ilişkin usul ve esasları düzenleyen 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav ve Atama Yönetmeliği'nin bu haliyle ne sistem kurabilir, ne siyasi atamaları önleyebilir, ne de liyakati merkeze oturtabilir. Yani yönetmelik bu haliyle sadece sinek üretir ve bataklık baki kalır.

Mahalli idarelerdeki atamalarda nasıl bir yol izlenmektedir?

Bu yönetmeliğin 5'inci maddesine göre, mahalli idarelerde boş bulunan memur kadrolarına merkezi yerleştirme yoluyla veya idare tarafından yapılacak sınavla açıktan atama yapılabilir. Yani atamayı merkezi yerleştirmenin dışına çıkardığınızda liyakati merkeze oturtmanız imkansız hale gelir. Çünkü, yöneticilerin seçimle geldiği kurumlar zaten siyasetin merkeze alındığı kurumlardır ve atamalardan da siyaseti uzaklaştıramazsınız.

Yönetmeliğe göre, atama yapılacak kadro unvanı ve sayıları için ilgisine göre Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığı'ndan izin alınır. Atama izni verilen kadrolara merkezi yerleştirme ya da mahalli idarelerce yapıla sınavla memur alımı yapılabilmektedir. İzin verilmeyen kadrolar için merkezi yerleştirmeye, duyuru ve sınav yapılamamaktadır.

Atama izni olmadan atama yapılabilir mi?

Yönetmeliğe göre;

1- Belediyeler ve bağlı kuruluşlar ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin kadrolarına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan,

2- İl özel idareleri ile bunların üyesi olduğu mahalli idare birliklerinin kadrolarına İçişleri Bakanlığından,

3- İl özel idareleri ile belediyelerin birlikte üye oldukları mahalli idare birliklerinin kadrolarına Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan, izin alınmaktadır.

Belediyelere açıktan atama izinleri verilemeden önce talepler iyi analiz edilirse nepotizm önlenebilir. Yani, atanacak kişilerde ciddi kriterler aranırsa hem kalite artar hem de nepotizm önlenir.

Mahalli idarelerce yapılan sınavların usulü nasıldır?

Mahalli idareler, atama yapılacak kadro sayıları ile bu kadroların sınıf, unvan ve derecelerini; sıralamaya esas olacak KPSS puan türü ile asgari puanı; başvuru tarihleri ile başvuru yöntemini; başvuru yapacak adayda aranılacak nitelikler ile istenilen belgeleri; yapılacak sınavın yeri, zamanı, türü, sınav konuları ve değerlendirme yöntemi ile gerekli görülen diğer hususları son başvuru tarihinden en az 30 gün önce Resmi Gazete ile idarenin ve Cumhurbaşkanı'nca belirlenen kurumun internet sitesinde duyurur.

Yine, mahalli idareler, T.C. kimlik numarası ile ÖSYM kayıtlarının uyumunu kontrol etmek suretiyle adayları KPSS puanlarına göre sıralayarak, en yüksek puanlı adaydan başlamak üzere atama yapılacak boş kadro sayısının beş katı oranında adayı sınava çağırır. Sınava çağırılacak son sıradaki adayla aynı puana sahip olan diğer adaylar da sınava çağırılır. Sınava girmeye hak kazanan adaylar ve KPSS puanları idarenin internet sitesinde ilan edilir.

Bu çerçevede oluşturulacak sınav kurulu, atamaya yetkili amir veya görevlendireceği kişinin başkanlığında, üyelerden biri insan kaynaklarından sorumlu birim temsilcisi olmak üzere, atamaya yetkili amirce belirlenecek toplam beş üyeden teşekkül eder.

Belediye başkanı tarafından teşekkül ettirilen bu kurulun siyaseten hareket etmeyeceğini iddia etmek akla ziyandır. Gözünüzün önüne ister sağ partilerden isterseniz sol partilerden bir belediyeyi getirerek yapılacak sınavı tahayyül edin. Sonucu tahmin etmek zor olmasa gerektir. Bu Kurul, beş adaydan birisini yapılan sözlü sınavla belirlemektedir. Sözlü sınav ise Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve Mahalli idarelerle ilgili temel mevzuat konuları ile kadro unvanına ilişkin mesleki ve uygulamalı bilgi ve yeteneğin ölçülmesini kapsamaktadır.

Sınavda başarılı sayılmak için, sınav kurulu başkan ve üyelerinin 100 tam puan üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasının en az 60 olması şarttır. Sınav kurulu üyelerince verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Adayların atamaya esas başarı puanı, idare tarafından yapılan yazılı veya sözlü sınav puanları ile KPSS puanlarının aritmetik ortalaması alınmak suretiyle belirlenir ve idarenin internet sitesinde ilan edilir.

Bu kadar açıklamayı niçin yaptık?

Bu yönetmelikle hizmeti önceleyen, liyakati esas alan, adayların hakkını ve hukukunu merkeze koyan, nepotizmi elinin tersiyle iten, vatandaşı ayrıştırmayan ve adayları siyasilerin peşinde koşturmayan bir sistem çıkmaz. Belediye başkanlarının istemediği hiç kimse ne işçi ne de memur olarak atanamaz. Halbuki belediye başkanları kendi siyasi ya da ideolojik görüşlerine yakın kişileri atamak yerine, mevcut kaynaklarla en iyi hizmeti vatandaşlara sunmak zorundadır. Ama onların eline böyle bir sistem verirseniz suç onlarda mı yoksa bu düzenlemeyi yapanlarda mıdır? Daha da önemlisi ise bu sistem hiç kimseye huzur vermez. Esasında siyasilerde bu sistemle birçok kişiyi küstürmektedir.

Yine bu sistem, seçilen her başkan nezdinde geçmiş dönemlerde atananları şüpheli hale getirir. Atama kriterleri hizmet ve liyakat esaslı olarak belirlense ve şartları taşıyanların atamaları merkezi yapılsaydı, her seçilen başkan geçmiş dönemde atananlara birilerinin adamı olarak bakamaz ve onları nasıl işten atarım derdine düşürmezdi. İnanın bu Ülkeye yapacağımız en hayırlı hizmet, hem işçi hem de memur atamalarında siyaseti bertaraf etmektir. Keşke ne anlatmaya çalıştığımızı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanlığı anlasa da bu konularda bir teşehhüt miktarı zaman ayırarak biraz düşünseydi. Ümitliyiz ve sabırla ne demek istediğimizi anlayan birilerinin çıkmasını bekliyoruz.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.