Danıştay’dan 2026-2027 toplu sözleşme zammı için iptal istemine ret kararı
Danıştay 12. Dairesi, 2026-2027 toplu sözleşme zammına ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın bazı hükümlerinin iptali istemini ehliyet yönünden reddetti.
Danıştay 12. Dairesi, 2026-2027 yıllarını kapsayan toplu sözleşme zammına ilişkin Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davayı ehliyet yönünden reddetti. Kararda, konfederasyonun söz konusu düzenleyici işleme karşı doğrudan dava açma ehliyetinin bulunmadığı belirtildi.
Dava, 27 Ağustos 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26 Ağustos 2025 tarihli ve 2025/1 sayılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Katsayıların belirlenmesi ve ücretlerin artırılması” başlıklı 4. maddesinin bazı fıkralarının iptali talebiyle açılmıştı.
Danıştay davayı ehliyet yönünden reddetti
Danıştay 12. Dairesi, yaptığı ilk inceleme sonucunda davanın esasına girmeden ehliyet yönünden reddine karar verdi. Mahkeme, iptal davalarının ancak işlemle doğrudan, kişisel, meşru ve güncel menfaat ilgisi bulunan kişiler tarafından açılabileceğini vurguladı.
Kararda, Hakem Kurulu Kararı’ndan hakları veya menfaatleri etkilenen kamu görevlileri ile bu kişilerin üyesi olduğu sendikaların dava açabileceği belirtildi. Ancak en az beş sendikanın bir araya gelmesiyle oluşan konfederasyonun, doğrudan kendi üyesi sendikalara uygulanmayan düzenlemeler için dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldı.
Konfederasyonların dava açma yetkisi sınırlandı
Danıştay kararında, konfederasyonların dava açma yetkisinin hangi kapsamda değerlendirileceğine ilişkin önemli hukuki açıklamalara yer verildi. Buna göre konfederasyonlar, kanunla verilen özel yetki dışında yalnızca kendi tüzel kişiliklerine yönelen düzenlemelere karşı dava açabilecek.
Mahkeme, sendika üst kuruluşu olan konfederasyonun, kamu görevlilerinin menfaatini doğrudan etkileyen düzenleyici işlemlere karşı kendi adına dava açamayacağını değerlendirdi. Konfederasyonun üyelerinin kamu görevlileri değil, sendikalar olduğu hatırlatıldı.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararına atıf yapıldı
Kararda, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 3 Mart 2006 tarihli kararına da atıf yapıldı. Söz konusu kararda, sendika ve üst kuruluşlara tanınan yetkinin genel anlamda dava açma ehliyeti değil, üyelerini temsil etme yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmişti.
Bu çerçevede Danıştay, konfederasyonların ancak sendika üyesi kamu görevlisinin bireysel menfaatini ihlal eden işlemlere karşı temsil yetkisi kapsamında dava açabileceğini ifade etti.
Dava konusu toplu sözleşme zammı maddesiydi
Davanın konusu, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Katsayıların belirlenmesi ve ücretlerin artırılması” başlıklı 4. maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarıydı.
Söz konusu madde, kamu görevlilerinin 2026 ve 2027 yıllarındaki mali haklarına ilişkin katsayılar ile ücret artışlarını düzenliyordu. Ancak Danıştay, başvuruyu esastan incelemek yerine davacı yönünden ehliyet koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle reddetti.
Karara karşı temyiz yolu açık
Danıştay 12. Dairesi’nin kararında, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca ehliyet yönünden reddedildiği belirtildi.
Kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolunun açık olduğu bildirildi.
Toplu sözleşme sürecinde hukuki tartışma devam edebilir
Karar, kamu görevlilerinin 2026-2027 dönemine ilişkin toplu sözleşme zamlarıyla ilgili hukuki sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Danıştay’ın ret gerekçesi, zam oranlarının esasıyla değil, davayı açan konfederasyonun dava ehliyetiyle ilgili oldu.
Bu nedenle benzer başvuruların hakları doğrudan etkilenen kişiler ya da ilgili sendikalar tarafından yapılması halinde sürecin farklı hukuki değerlendirmelere konu olabileceği belirtiliyor.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.