Hak arayan 8 öğretmene ceza ve tayin teklifi! Eğitimciler İl Müdürlüğü önünde toplandı
Amasya'da okul yönetimini şikayet eden öğretmenlere kınama ve tayin teklifi çıktı. Sendikalar İl MEM önünde tepki gösterdi: "Hak arayan cezalandırılamaz."
Amasya'da bir lisede yürütülen disiplin soruşturmasının sonucu, eğitim camiasında tartışma yarattı. Eğitim sendikaları, İl Millî Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek ortak basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı okuyan Eğitim-İş Genel Eğitim Sekreteri Veli Fırat Şimşek, sürecin "hak aramanın cezalandırılması" anlamına geldiğini savundu.
SÜREÇ NASIL BAŞLADI?
Sendikanın aktardığına göre olaylar zinciri, okulda görev yapan öğretmenlerin yönetime ilişkin şikâyetleriyle başladı. Öğretmenler; yönetmelik ihlali, baskı uygulaması ve çalışma barışının bozulduğu iddialarını Anayasa'nın tanıdığı dilekçe hakkını kullanarak yetkili makamlara bildirdi.
İlk başvurunun ardından uzunca bir süre işlem yapılmayınca, farklı tarihlerde başka öğretmenler de benzer başvurularda bulundu.
ŞİKAYETÇİLER SORUŞTURMAYA UĞRADI
Ancak sonrasında yaşananlar, açıklamaya göre asıl tartışmayı doğurdu. Dilekçe veren öğretmenler ile dilekçelerde tanık olarak adı geçen öğretmenler hakkında soruşturma başlatıldı.
Soruşturmanın gerekçeleri şu şekilde sıralandı:
- Gruplaşma
- Okul müdürüyle çatışma
- Okulun huzurunu bozma
SEKİZ ÖĞRETMENE CEZA VE TAYİN TEKLİFİ
Sürecin sonunda sekiz öğretmene kınama cezası ile birlikte görev yeri değişikliği teklif edildi. İki öğretmene ise kınama cezası verildi.
OKUL MÜDÜRÜ DE CEZA ALDI
Aynı soruşturmada okul yönetimi de sonuçsuz kalmadı. Okul müdürü hakkında dört ayrı kınama cezası ile görev yeri değişikliği önerildi.
Bu cezalardan biri doğrudan okuldaki çatışma ortamı, çalışma barışının bozulması ve huzurun sağlanamamasıyla ilgili. Diğer üç ceza ise görev mahallinde belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde kusurlu davranıldığı tespitine dayanıyor.
SENDİKANIN İTİRAZI: "ÇELİŞKİ VAR"
Sendika açıklamasında, tablonun okul yönetimine ilişkin ciddi eksiklik ve kusurların da tespit edildiğini gösterdiği vurgulandı.
Bu noktada şu soru yöneltildi: Okulda çalışma barışı bozulmuşsa ve bunun sorumluluğu nedeniyle okul müdürü de disiplin cezası almışsa, bu ortama dikkat çeken ve hukuki yollarla başvuruda bulunan öğretmenler neden cezalandırıldı?
Açıklamada ayrıca soruşturma raporunda, tartışmasız biçimde belgelenen konularda ceza uygulanırken, yoruma açık konularda hükümlerin yönetim lehine yorumlandığı yönünde bir kanaat oluştuğu ileri sürüldü.
"HAKKINI ARARSAN BEDELİ OLUR MESAJI VERİLİYOR"
Sendika, sürecin eğitim çalışanlarına olumsuz bir mesaj verdiğini savundu. Bir kamu görevlisinin, hukuka aykırı gördüğü uygulamayı idareye bildirdiğinde idari baskıyla karşılaşacağını düşünmesi halinde, yalnızca bir okulun değil kamu yönetiminin temel ilkelerinin zarar göreceği ifade edildi.
TAYİNLERDE AİLE BÜTÜNLÜĞÜ UYARISI
Görev yeri değişikliklerinin uygulanma biçimine de dikkat çekildi. Öğretmenlerin aile bütünlüğü, eş durumu ve sosyal koşulları yeterince gözetilmeden yapılacak yer değişikliklerinin sorunu çözmeyeceği, aksine yeni mağduriyetler doğuracağı belirtildi.
TALEP: "AYNI OLAYDA HERKESE AYNI HUKUK"
Açıklamada kimseye ayrıcalık istenmediği vurgulanarak üç temel talep sıralandı:
- Aynı olayda herkes için aynı hukukun uygulanması
- Disiplin hükümlerinin kişilere göre değil delillere göre işletilmesi
- Okullarda çalışma barışını gerçekten sağlayacak adımların atılması
Sendika, eğitim kurumlarının korkuyla değil güvenle yönetileceğini; öğretmenlerin susturularak değil dinlenerek başarılı okullar oluşturulabileceğini kaydetti.
"TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
Açıklama, yasal ve anayasal haklarını kullandığı için hiçbir eğitim çalışanının yalnız bırakılmayacağı ve yaşanan haksızlıkların takipçisi olunacağı mesajıyla sona erdi.
Konuya ilişkin İl Millî Eğitim Müdürlüğü'nden henüz bir açıklama yapılmadı.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.