Saniye geciken adaya sınav yok, kuruma hata serbest: ÖSYM'ye 7 kritik AGS sorusu
Eğitim-İş, AGS hatasının nasıl fark edildiğini açıkladı: 6 soruluk bölümde doğru-yanlış toplamı 6'yı aştı. Sendikadan ÖSYM'ye 7 soru yöneltildi.
6 soruluk bölümde 7 cevap çıktı: AGS'de hatayı adaylar böyle fark etti
ÖSYM'nin AGS puan hesaplamasında yaptığı hata, eğitim camiasında sert tepkiyle karşılandı.
Eğitim-İş, hatanın nasıl fark edildiğini ve teknik boyutunu ayrıntılı biçimde ortaya koydu.
Sendika, ÖSYM'ye yanıtlanması gereken yedi soru yöneltti.
ADAYLAR HATAYI NASIL FARK ETTİ?
Sürecin başlangıcı, sonuç belgelerindeki bir tutarsızlığa dayanıyor.
Sonuç belgelerini inceleyen öğretmenler, özellikle tarih ve coğrafya bölümlerindeki doğru ve yanlış sayılarının çözdükleri sorularla uyuşmadığını fark etti.
Ortaya çıkan çelişki:
Altı tarih sorusunun bulunduğu sınavda, bazı öğretmenlerin tarih bölümündeki doğru ve yanlış sayılarının toplamı altıyı aştı.
Yalnızca birkaç tarih sorusunu cevapladığını belirtenlerin sonuç belgelerinde daha fazla tarih doğrusu yer aldı.
İtirazların ardından sonuçlar erişime kapatıldı.
HATA TEKNİK OLARAK NASIL İŞLEDİ?
ÖSYM, 2026 puanları hesaplanırken 2025 yılına ait alt test soru ağırlıklarının kullanıldığını kabul etti.
İki yılın soru dağılımı:
| Alt test | 2025 | 2026 |
|---|---|---|
| Tarih | 10 soru | 6 soru |
| Coğrafya | 8 soru | 6 soru |
| Eğitim bilimleri ve Türk millî eğitim sistemi | 24 soru | 30 soru |
PEKİ SONUÇ NE OLDU?
Değerlendirme 2025 dağılımına göre yapıldığı için:
1. 2026 sınavındaki ilk dört coğrafya sorusu, tarih bölümünde değerlendirildi
2. İlk altı eğitim bilimleri sorusu, coğrafya bölümünde değerlendirildi
Bu nedenle bir öğretmenin coğrafya sorularına verdiği cevaplar tarih hanesinde, eğitim bilimleri sorularına verdiği cevaplar da coğrafya hanesinde görünebildi.
"TOPLAM DOĞRU AYNI" AÇIKLAMASI YETERLİ Mİ?
ÖSYM, adayların 80 soru üzerinden elde ettikleri toplam doğru ve yanlış sayılarında hata bulunmadığını belirtmişti.
Sendikaya göre bu açıklama sorunu ortadan kaldırmıyor.
Gerekçe şöyle:
| Neden |
|---|
| AGS'deki altı bölüm ayrı ayrı değerlendiriliyor |
| Her bölümdeki başarı ayrı standart puanlara dönüştürülüyor |
| Bu puanlar sonuca farklı oranlarda etki ediyor |
Dolayısıyla toplam doğru sayısı değişmese bile, cevapların yanlış bölümlerde değerlendirilmesi adayların puanlarını ve başarı sıralamalarını doğrudan etkiledi.
Sendika bunun bir gösterim sorunu değil, açık bir puan hesaplama hatası olduğunu vurguladı.
"SANİYE GECİKENE ESNEKLİK YOK, KURUMA HATA SERBEST"
Açıklamanın en sert bölümü, ÖSYM'nin aday kurallarıyla karşılaştırma yapan kısmı.
Sendikanın ifadesi şöyle:
Sınav binasına giriş için belirlenen saati birkaç saniye geçiren adaya dahi hiçbir esneklik tanımayan, başvuru işlemlerindeki en küçük eksikliğin bütün sorumluluğunu adaya yükleyen ÖSYM, yüz binlerce öğretmenin puanını yanlış hesapladı.
"BİR AYDA GÖRÜLMEYEN HATA BİRKAÇ SAATTE NASIL DÜZELTİLDİ?"
Sendikanın dile getirdiği bir başka kritik soru bu.
Açıklamaya göre asıl mesele, hesaplamanın ne kadar sürede yapıldığı değil.
Sorulan sorular:
- Bir ayın sonunda açıklanan sonuçlar hangi kontrol ve onay süreçlerinden geçti?
- Bu süreçte fark edilmeyen bir hatanın, birkaç saat içinde hazırlanan yeni sonuçlarda tekrarlanmadığından nasıl emin olunacak?
- ÖSYM, yeni sonuçların doğruluğunu hangi denetim mekanizmasıyla güvence altına aldı?
ÖSYM'YE YÖNELTİLEN 7 SORU
Sendika, kamuoyuna açıklanmasını istediği soruları sıraladı:
1. 2026 sınavına neden 2025 yılının soru dağılımı uygulandı?
2. Hesaplama sistemine bu verileri kim tanımladı?
3. Sonuçlar açıklanmadan önce 2026 kılavuzuyla neden karşılaştırma yapılmadı?
4. ÖSYM'nin kontrol ve onay mekanizmaları neden işlemedi?
5. Yanlış hesaplama kaç öğretmenin puanını ve başarı sırasını değiştirdi?
6. İlk ve düzeltilmiş sonuçlar arasındaki farklar kamuoyuyla paylaşılacak mı?
7. Yeni hesaplama bağımsız ve ikinci bir kontrolden geçirildi mi?
"BİR PUANIN BİLE KARŞILIĞI VAR"
Sendika, hatanın adaylar açısından sonucuna dikkat çekti.
Kontenjanların sınırlı tutulduğu bir sistemde yapılan hesaplama hatası:
- Bir adayın Akademiye girip giremeyeceğini
- Mesleğe ne zaman başlayabileceğini
belirleyebiliyor.
AKADEMİ MODELİNE ELEŞTİRİ
Eğitim-İş, sorumluluğun yalnızca ÖSYM'ye yüklenemeyeceğini savundu.
Sendikaya göre Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmen yetiştirme ve istihdam sistemini Millî Eğitim Akademisi üzerinden yeniden kurdu ve üniversite mezunu öğretmenlerin geleceğini bu sınavın sonucuna bağladı.
Akademiye yönelik itirazlar:
| Eleştiri |
|---|
| Üniversitelerin öğretmen yetiştirme işlevini aşındırıyor |
| Diplomayı değersizleştiriyor |
| İstihdamı Bakanlığın idari denetimine bağlıyor |
| Öğretmenlerin önüne yeni eleme ve bekleme süreçleri koyuyor |
| Kamu kaynağı israfı oluşturuyor |
Sendika, kamu kaynaklarının yeni bir bürokratik yapı kurmak yerine eğitim fakültelerinin niteliğini yükseltmek ve güvenceli kadrolu istihdam sağlamak için kullanılması gerektiğini belirtti.
SENDİKANIN TALEPLERİ
Eğitim-İş'in ÖSYM'den beklentileri şöyle:
| Talep |
|---|
| İlk ve düzeltilmiş sonuçlar arasındaki puan ve sıralama değişikliklerinin açıklanması |
| Cevap kayıtları, alt test puanları ve sıralamaların yeniden kontrol edilmesi |
| Düzeltilmiş sonuçların bağımsız denetimden geçtiğinin gösterilmesi |
| Öğretmenlerden itiraz ücreti alınmaması |
| Sonuçlar kesinleşene kadar Akademi başvurusunun başlatılmaması |
| Kurumsal ihmalde sorumluluğu bulunanların açıklanması |
"BAKANLIK DA SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ"
Sendika, MEB'in de siyasi sorumluluk taşıdığını savundu.
Açıklamada, öğretmen yetiştirme ve istihdam sistemini Akademi üzerinden kuran Bakanlığın, daha ikinci sınavda ortaya çıkan bu tablonun sorumluluğunu taşıdığı belirtildi.
Eğitim-İş açıklamasını şu ifadeyle tamamladı:
"Öğretmenler, iktidarın eğitim politikalarının deneme tahtası değildir."
SONUÇLAR YENİDEN AÇIKLANDI
ÖSYM, güncellenen sonuçları saat 15.30 itibarıyla erişime açtı.
Adaylar sonuçlarını sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle sorgulayabiliyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.