Talip Geylan’dan sert çıkış: “Bu kadar kul hakkını taşımaya sırt yetmez”

Talip Geylan’dan sert çıkış: “Bu kadar kul hakkını taşımaya sırt yetmez”

Talip Geylan, canlı yayında bir sendikaya sert sözlerle yüklendi. “Kul hakkı” vurgusu ve geçmiş uygulamalara yönelik iddialar gündem oldu.

Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 24 Mart 2026 tarihinde Bengü Türk TV’de yayınlanan “Söz Hakkı” programının canlı yayın konuğu oldu. Programda, bir sendikanın resmi sosyal medya hesaplarından Türk Eğitim-Sen’e yönelik yapılan paylaşım hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Yediğiniz kul hakları sizi birkaç ömür götürür.

Genel Başkan Talip Geylan, geçtiğimiz günlerde bir sendikanın Türk Eğitim-Sen’i hedef alan paylaşımına sert tepki gösterdi. Geylan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu durum gerçekten trajikomiktir. Yüz binlerce üyesi olan bir sendika başka bir sendikaya karşı ‘ergen’ tavırlarla paylaşım yapıyor. Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye. Aslında muhatap alınacak bir tavır da değil. Önce kendi kapınızın önünü temizleyin; çok kirlisiniz! Üzerinizdeki kul hakları sizi birkaç ömür götürür. Bir örnek vermek istiyorum: Milli Eğitim Bakanlığı’nda eğitim kurumları yöneticileri 2018’den beri sınavla atanıyor. Ancak önceki dönemlerde mülakat süreçleri vardı. 2016’da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü toplam 45 kişiden oluşan 9 komisyon kurdu. Bu 45 kişinin neredeyse tamamı sadece bir sendikanın üyesiydi. Mülakat sonuçlarında komisyonların 100 tam puan verdiği 86 aday olduğu görüldü. Bu 86 kişinin 81’i yine aynı sendikanın üyesiydi. 90 ve üzeri puan alan 224 kişiden 217’si de aynı sendikanın üyesiydi. Sizin yediğiniz kul hakları sizi birkaç ömür götürür.” dedi.

Siz uyurken Türk Eğitim-Sen ayaktaydı.

Sözleşmelilerin kadroya alınması için verilen emekleri anlatan Genel Başkanımız Talip Geylan, “Karikatürde sırtlarına yükledikleriyle kamu çalışanlarının sorunlarını çözdüklerini iddia ediyorlar. Sözleşmelilere kadroyu kendilerinin aldığını söylüyorlar. Allah’tan korkun! Bu ülkede sözleşmeliler kadro alındıysa bunda Türk Eğitim-Sen’in büyük emeği var.2005 yılında 4/C statüsünde Kısmi Zamanlı Geçici Sözleşmeli Öğreticilik uygulaması getirildiğinde tüm sendikalar sessizdi. Sadece Türk Eğitim-Sen harekete geçti. Bu uygulamaya dava açtık ve iptal ettirdik. Ardından 4/B sözleşmeli öğretmenlik geldi. Biz o dönemde 4/B’nin kaldırılması için davalar açtık, yürüyüşler, mitingler düzenledik; defalarca basın açıklamaları yaptık. Nihayetinde 2011 haziran seçimleri öncesinde muhalefet partileri bile seçim beyannamelerine ‘sözleşmelilere kadro vereceğiz’ maddesini bu mücadeleler sonucu koydu.

Salon toplantıları yaparken biz alanlardaydık.

16 Nisan 2011’de Ankara Sıhhiye’de Türkiye Kamu-Sen önderliğinde ‘Güvencesiz ve Kuralsız Çalışmaya Hayır’ mitingini düzenlerken, bugün karikatür paylaşan sendika salon toplantısı yapıyordu. O toplantıya dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan da katıldı ve sözleşmelilere kadro sözü verdi.Bugün çıkıp ‘Sözleşmelilere kadroyu biz aldık’ diyorlar. Oysa bu konu, Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in yıllarca verdiği mücadelenin sonucunda kıvama geldi. Onların hazırladığı broşürlerde ise sadece bürokrat görüşmeleri vardı; tek bir eylem, tek bir miting yoktu.Neticede sözleşmeli öğretmenlerin tamamı 04.06.2011 tarihli 632 sayılı KHK ile kadroya geçirildi.” dedi.

Utanmadan nöbet ücreti aldık mı diyorsunuz?

Nöbet ücretinin de Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen’in sayesinde hayata geçtiğini kaydeden Geylan, “Nöbet ücreti aldık demişler. İnsana gülerler! Nöbet ücreti ile ilgili mücadeleye 2006 yılında başladık. Afişler hazırladık, Kurum İdari Kurullarında defalarca karar aldırdık, kampanyalar düzenledik. Son aşamada nöbet tutmama eylemi başlattık. Bizden sonra tüm sendikalar eylem kararı aldı, sadece karikatür paylaşan sendika eylem yapmadı. Hatta o sendikanın üyesi okul müdürleri, eyleme katılan öğretmenlere soruşturma açıyordu. Şimdi çıkıp ‘Nöbet ücretini biz aldık’ diyorlar; utanmadan!” dedi.

3600 ek göstergenin mucidi de mimarı da Türkiye Kamu-Sen’dir.

Geylan, “3600 ek göstergeyi aldık diyorlar. Bu nasıl bir yüzsüzlüktür? 3600’ün mucidi de, mimarı da Türkiye Kamu-Sen’dir. 2007 yılında ‘Ek Göstergeler Artırılsın’ diye afiş yapan bizdik. Onlar daha ek göstergenin ne olduğunu bilmiyordu! Üstelik 7. dönem toplu sözleşmede karar alınmasına rağmen, 4 yıldır beceriksizlikleri nedeniyle süreç hâlâ tamamlanmadı.” dedi.

Türkiye Kamu-Sen yetkili olsaydı memur maaşları %61,57 daha yüksek olacaktı.

Türkiye Kamu-Sen yetkili olsaydı, memur maaşlarının daha iyi olacağını kaydeden Geylan, “Türkiye Kamu-Sen yetkili olduğu dönemde memur maaşlarının reel olarak yıllık ortalama %9,21 artmasını sağladı. Diğer konfederasyonun katkısı ise yalnızca %5,96’dır. Aradaki fark yıllık 3,25 puandır.Eğer bugün Türkiye Kamu-Sen’in açtığı kulvardan yürünmüş olsaydı.Ortalama memur maaşı 2026 Ocak’ta 107.181 TL’ye ulaşmış olurdu.” ifadelerini kullandı.

40+40 denge tazminatını ilk kez Türkiye Kamu-Sen aldı.

Geylan, “Yetkili olduğumuz dönemde elde ettiğimiz denge tazminatı sayesinde çalışanlar arasındaki fark azaldı. 40+40 denge tazminatını ilk kez Türkiye Kamu-Sen aldı. Tüm bu kazanımlar sendikal mücadelenin neticesinde elde edilmiştir. Sendikal mücadele olmasaydı, hala kamu çalışanlarının hakları kamu yönetiminin tek taraflı iradesiyle belirleniyor olacaktı.” dedi.

Toplu Sözleşme Primi bugün 975 TL’ye geldiyse bu Türkiye Kamu-Sen sayesindedir.

Kimsenin aklında yokken Türkiye Kamu-Sen’in Toplu Görüşme Primi aldığını kaydeden Geylan, “Bilindiği gibi Toplu Sözleşme İkramiyesinin de mucidi Türkiye Kamu-Sen’dir. Yine hatırlatmak isterim; yıl 2005 sendikalı kamu çalışanlarının adına ilave ekonomik kazanım elde edilecek hiçbir kulvar yoktu! O zaman Türkiye Kamu-Sen bir kulvar icat etti. Bunun adına da ‘Toplu Görüşme Primi’ dedi. 5 TL ile başladık, bugün 975 TL oldu. Kimsenin aklında yoktu. Çünkü kamu çalışanlarının maaşları genel bütçe ile belirlendiği için sendikalı ya da sendikasız maaş oranlarını belirleyemiyorsunuz. Türkiye Kamu-Sen o dönem bu duruma bir el atarak sendikalı olmanın bir hikmeti olması gerektiğini söyleyerek, hükümeti ikna etti ve aldı. diye konuştu. ”

Refah payını çalışma hayatının gündemine sokan da Türkiye Kamu-Sen’dir.

Geylan, konuşmasında şunları da kaydetti: Refah payı aldıklarını söylüyorlar. Peki bunun mucidi kim? Refah payını 2002’de çalışma hayatının gündeminde yer almasını sağlayan kim? Yine Türkiye Kamu-Sen’dir. Yeni bir şey icat etmeyin! 2009 yılında Türkiye Kamu-Sen hangi yolu açmış ise oradan devam edin.”

İmza attığınız toplu sözleşmede enflasyon farkını bile unutmuşsunuz

Geylan, “Bu sendika, toplu sözleşmede enflasyon farkını eklemeyi bile unuttu! Yetkili sendika masaya oturmamış olsaydı bile hükümet bu farkı veriyordu. İşte bu yüzden Türkiye Kamu-Sen yetkili sendika olmalıdır.” dedi.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.