Tecavüzcünün 'unutulma hakkı' olabilir mi?

Tecavüzcünün 'unutulma hakkı' olabilir mi?

2008'de Antalya'da 23 yaşındaki G.C.'ye tecavüz ettiği suçlamasıyla tutuklanan ve 23 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılan milli güreşçi Recep Çakır, hakkında çıkan haberlere 'unutulma hakkı'nı kullanarak erişim engeli koydurdu. Şimdi aklımda 3 kritik soru

Hürriyet'ten Fulya Soybaş'ın haberine göre:

KARARIN GEREKÇESİ

ANTALYA Korkuteli Sulh Ceza Hakimliği, 13 Ağustos'ta 2020/344 işlem numaralı kararıyla Recep Çakır hakkında çok sayıda haber ve içeriğe engel getirdi. Mahkeme, kararında, Anayasa Mahkemesi'nin devletin bireye 'geçmişte yaşadıklarının başkaları tarafından öğrenmesini engelleyerek yeni bir sayfa açma olanağı verme' konusunda sorumluluğu olduğuna dair hükmünün bulunduğu belirtiliyor.

MAHKEME YANLIŞ BİR KARAR VERMİŞTİR

Özlem Kurt, uzmanlığını bilişim suçları konusunda yapmış bir avukat. Kurt'a "Unutulma hakkı da ne?" diye sordum. "Yeni bir durum değil" diyerek başladı söze. 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi kanununun uzun zamandır hayatımızda olduğunu belirten Kurt, kanunun 31 Temmuz'da yürürlüğe giren sosyal medya ve internet yasasıyla yeniden düzenlendiğini söylüyor ve "Unutulma hakkı özel hayatın gizliliği ile ifade özgürlüğünün çatıştığı durumlarda kişinin özel hayatının korunması için kullanılır. Diyelim sosyal medyada sınırlı sayıda insan ile paylaştığınız 'çok özel' bir fotoğraf, birileri tarafından izinsiz kullanıldı ya da gazeteye basıldı. Bunun silinmesini istemek 'unutulma hakkı' ile mümkün. Mahkeme kararıyla her türlü bilgi, belge, fotoğraf ya da habere ulaşım engellenir" diyor.

KAMU YARARI MI KİŞİLİK HAKLARI MI?

Mahkemenin milli güreşçi Recep Çakır'a verdiği 'unutulma hakkı' kararına gelecek olursak... Kurt "Burada milli güreşçinin kişilik hakları mı daha önemli?" yoksa "Kamunun aydınlatılması, kişilerin uyarılması mı?" diye soruyor ve cevaplıyor: "Hakimin hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olan ve yaptığı eylemden ötürü ceza verilen Çakır hakkında kamuoyunun bilgi alma hakkının devam edip etmediğine bakması gerekirdi. Milli bir güreşçi tecavüz niteliğinde ağır bir suç işlemiş. Bu kamuyu ilgilendiren, kamusal fayda sağlayan bir haberdir. Hakim yanlış bir karar vermiştir. Unutulma hakkı her durumda uygulanabilir diye bir durum yok. Zira bu olayda unutulacak bir durum yok."

TEMYİZ YOLU AÇIK DEĞİL

Sulh ceza mahkemelerinin aldığı kararların bir üst mahkemeye taşınamadığını belirten avukat Kurt, "Kararlar için İstinaf veya Yargıtay denetiminin yolu açılmalıdır" diyor. Tecavüz, cinsel istismar, şiddet, kadın cinayeti gibi kamuyu ilgilendiren olaylara karışanların ifşa edilmesinin haber değeri taşıdığını söyleyen Kurt şöyle devam ediyor: "Kanun koyucunun ve kadınların önlem alması, mekanizmaların harekete geçmesinin sağlanması bu sayede mümkündür ve kamu menfaatinedir. Tüm bunların 'kişiyi korumak adına' göz ardı edilmesi doğru değildir."

KAMU YARARI VARSA UNUTULMA HAKKI OLMAZ

Avukat Umur Yıldırım: "Bir karar alınırken suçu işleyen kişinin konumu, önemi, işlediği suçun tanımı gibi konular beraber değerlendirilmeli. Burada bir yargı kararı var ve kişi hüküm giymiş. Eğer aklanmış olsaydı, yani yargılanıp beraat etseydi, olay 1980-1990'larda, çok eskiden olsaydı, fail şu an hayatta olmasaydı ya da ailesi bu durumdan dolayı büyük sıkıntı içinde olsaydı o zaman durum farklı olurdu. Ama olay bu kadar yeniyken ve kamu yararı varken unutulma hakkı olmaz."

CEZASIZLIK KÜLTÜRÜNÜ BESLİYOR

"Türkiye'de maalesef cezaların uygulanması konusunda sıkıntılar var. Durum bu kadar vahimken yargılanıp 23 yıl ceza alan bir faile 'unutulma hakkı' tanınması adeta bir 'ödül' gibi. Toplum nezdinde yaptığı doğru ve meşruymuş algısı yaratıyor. Bu da potansiyel failleri cesaretlendiriyor, cezasızlık kültürünü besliyor. Adaletin sağlanması açısından suçluların görünür, bilinir olması önemli."

MAĞDUR BİR KEZ DAHA MAĞDUR EDİLİYOR

KADIN hakları savunucusu avukat Hülya Gülbahar'a hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan bir kişinin 'unutulma hakkı' istemesinin nelere yol açabileceğini sordum. Soruma soru ile karşılık verdi: "Tecavüz gibi ağır bir suçtan yargı kararıyla mahküm olan birinin 'Bu mahkümiyet kararı benim özel hayat gizliliğimi ihlal ediyor' diyebilme hakkı ya da 'Bu mahkeme kararı basında yer almasın' diye bir talepte bulunması hukuki ya da mantıklı olabilir mi? O zaman neden istisnai haller dışında yargılamanın aleni yapılması ilkesi var? Duruşmalar halka açık olmalı, yargılama halkın gözü önünde yapılmalı ki toplum olay hakkında bilgilensin, bu tür suç ve suçlulara karşı tedbirlerini alabilsin."

FAİLLERE HİZMET EDİYOR

Gülbahar şöyle devam ediyor: "Unutulma hakkı riskli bir hak. Kriterleri çok iyi belirlenmeli. Unutmak için üstün kamu yararı olmalı. Hakkın failler lehine uygulanması, mağdurları bir kez daha mağdur eder. Fail ve potansiyel failler cesaretlendirilirken mağdur ve potansiyel mağdurlar pasifize edilmiş, cezasızlık pekişmiş olacaktır. Ne yazık ki hem Türkiye'de hem de dünyada, kadına karşı şiddet ve tecavüz dahil cinsel şiddet suçlar nedeniyle erkekleri mahküm ettirebilmek hala çok güç. Mahküm ettirilebilenlerin mahkümiyet kararlarına sansür uygulanmasına izin vermek bu suçlarla mücadeleyi zayıflatır, geri taşır. İstanbul Sözleşmesi'nin tartışmaya açılması örneğinde de olduğu gibi mağdurları koruyan haklar tartışmaya açılırken unutulma hakkı gibi birçok hak faillere hizmet ediyor."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.