Türk Eğitim-Sen: Açılan Davalar ve Emsal Kararlarla Binlerce Eğitim Çalışanının Hakkı Teslim Edildi
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer, Gümüşhane’de eğitim çalışanlarının sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kılınçer, sendikanın açtığı davalarla binlerce çalışanın hakkının teslim edildiğini söyledi.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer, Gümüşhane’de gerçekleştirdiği ziyaret ve toplantılarda eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunlar, sendikal mücadele ve hukuk süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Kılınçer, Türk Eğitim-Sen’in açtığı davalar ve elde ettiği emsal kararlarla binlerce eğitim çalışanının hakkını teslim ettiğini söyledi.
Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi’nin teşkilat buluşmaları kapsamında 5 Mayıs 2026 tarihinde Gümüşhane’ye giden İrfan Kılınçer, çeşitli okul ziyaretleri gerçekleştirdi ve eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.
Eğitim çalışanlarının sorunları masaya yatırıldı
Türk Eğitim-Sen Gümüşhane Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısına Şube Başkanı Mustafa Şişman, şube yönetimi, ilçe temsilcileri, kadın komisyonu üyeleri ve çok sayıda eğitim çalışanı katıldı.
Toplantıda eğitim alanındaki güncel gelişmeler, öğretmenlerin talepleri ve çalışma hayatında yaşanan sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı.
Okul ve kurum ziyaretleri gerçekleştirildi
Program kapsamında İrfan Kılınçer; Karşıyaka İlkokulu, Atatürk İlk ve Ortaokulu, Dumlupınar İlk ve Ortaokulu ile Bilim ve Sanat Merkezi’ni ziyaret etti.
Kılınçer ayrıca Gümüşhane Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürü Şener Doğan ve Gümüşhane Üniversitesi yetkilileriyle de görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyaretlerde eğitim sistemi, öğretmenlerin beklentileri ve çalışma koşulları üzerine değerlendirmeler yapıldı.
“Türk Eğitim-Sen çözüm üreten bir sendikadır”
İstişare toplantısında konuşan İrfan Kılınçer, Türk Eğitim-Sen’in 1992 yılından bu yana eğitim çalışanlarının hak ve hukuk mücadelesini sürdürdüğünü söyledi.
Sendikanın yalnızca eleştiren değil, çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini belirten Kılınçer, eğitim çalışanlarının karşılaştığı haksızlıklara karşı hukuk mücadelesi verdiklerini ifade etti.
Kılınçer, liyakatsiz görevlendirmeler, mobbing uygulamaları, ekonomik kayıplar ve özlük haklarındaki eksikliklerin eğitim çalışanlarının çalışma huzurunu olumsuz etkilediğini belirtti.
“Binlerce eğitim çalışanının hakkı teslim edildi”
Türk Eğitim-Sen’in açtığı davalarla önemli emsal kararlar elde ettiğini ifade eden Kılınçer, bu süreçte binlerce eğitim çalışanının hakkının teslim edildiğini söyledi.
Sendikal mücadelenin yalnızca mevcut hakların korunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Kılınçer, verilen hukuk mücadelesinin aynı zamanda sendikal bilinç ve dayanışma kültürünü güçlendirdiğini ifade etti.
“Zorunlu hizmet tazminatı” talebi
Mahrumiyet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Kılınçer, Türk Eğitim-Sen’in Milli Eğitim Bakanlığı’na sunduğu teklifler arasında “zorunlu hizmet tazminatı” talebinin de bulunduğunu açıkladı.
Bölgenin şartlarına göre öğretmenlere bir ila iki asgari ücret tutarında ek ödeme yapılmasının teşvik edici olacağını belirten Kılınçer, bu konuda somut adım atılması gerektiğini söyledi.
Nöbet ücretleri ve ek dersler için düzenleme çağrısı
Öğretmenlerin nöbet görevleri karşılığında aldığı ek ders ücretinin yetersiz olduğunu belirten Kılınçer, haftalık 3 saatlik nöbet ücretinin 6 saate çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Görevli veya idari izinli olunan günlerde nöbet ücretinin kesilmemesi gerektiğini belirten Kılınçer, sağlık ve engellilik durumlarının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Ek ders ücretlerinden gelir vergisi kesilmesinin öğretmenlerin ekonomik kayıplarını artırdığını ifade eden Kılınçer, ek ödemelerin vergi matrahına dahil edilmemesi gerektiğini kaydetti.
Artırımlı ek ders uygulaması genişletilmeli
Yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlerin artırımlı ek ders uygulamasından daha geniş kapsamda yararlanması gerektiğini belirten Kılınçer, formatör öğretmenler, YEĞİTEK sorumluları, alan ve bölüm şefleri ile geçici görevlendirmeyle çalışan öğretmenlerin de bu kapsama alınmasını istedi.
Norm kadro fazlası yöneticiler için uyarı
Kılınçer, norm kadro fazlası durumuna düşen yöneticilerin mağdur edilmeden yönetici atama takviminin yürütülmesi gerektiğini de ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.