1. HABERLER

  2. MEB PERSONEL

  3. SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLER

  4. Türk Eğitim-Sen'den Sözleşmeli Öğretmenler İçin Eylem Kararı!
Türk Eğitim-Sen'den Sözleşmeli Öğretmenler İçin Eylem Kararı!

Türk Eğitim-Sen'den Sözleşmeli Öğretmenler İçin Eylem Kararı!

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 09.01.2019 tarihinde Bengütürk’te yayınlanan “Günün Raporu” programına katıldı. Geylan, programda eğitimde yaşanan gelişmeler hakkında önemli açıklamalar yaptı.

A+A-

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 09.01.2019 tarihinde Bengütürk’te yayınlanan “Günün Raporu” programına katıldı. Geylan, programda eğitimde yaşanan gelişmeler hakkında önemli açıklamalar yaptı.

Ücretli öğretmenlik garabetinden çocuklarımızı kurtaralım.

Türk Eğitim-Sen’in 2018 yılı araştırmasına göre Türkiye’de ücretli öğretmenlerin sayısının 64 ilde 76 bin 605’e yükseldiğini belirten Geylan, sadece İstanbul’da 21 bin 801 ücretli öğretmen çalıştırıldığına dikkat çekti. İki yıl önce İstanbul’da ücretli öğretmenlerin sayısının 7 bin 140 olduğunu bildiren Talip Geylan, “Bu artış korkunçtur” dedi.

Ücretli öğretmen sayıları ile ilgili örnekler veren Geylan, “En yüksek ücretli öğretmen sayısı İstanbul’dadır. İstanbul’u 3 bin 910 ile Şanlıurfa, 3 bin 659 ile Bursa, 3 bin 440 ile Ankara, 2 bin 334 ile İzmir, 2 bin 125 ile Kahramanmaraş, 2 bin 123 ile Gaziantep, 2 bin 53 ile Konya, 2 bin 3 ile Antalya, 1.979 ile Kocaeli, 1.658 ile Hatay, 1.579 ile Tekirdağ, 1.323 ile Kayseri, 1.291 ile Şırnak, 1.276 ile Sakarya, 1.272 ile Adana, 1.193 ile Manisa, 1.174 ile Batman takip etmektedir” dedi.

76 bin 605 ücretli öğretmenin tam 9 bin 653’ünün ön lisans mezunu olduğunu, bu insanların pedagojik formasyonu olmadığını söyleyen Geylan, “Üstelik bu kişiler zihinsel, işitme ya da görme engelli çocuklarımıza da eğitim vermektedir. Bu çok vahim bir durumdur. İstanbul’da engelli öğrencilerimize eğitim veren ücretli öğretmen sayısı 4 bin 293’tür. Bunların bin 537’si ön lisans mezunudur. Milli Eğitim Bakanlığı’na şu çağrıda bulunuyoruz: Ücretli öğretmenlik garabetinden çocuklarımızı kurtaralım” diye konuştu.

Şubat ayında ilave 40 bin atama, Ağustos ayında da 60 bin atama olmak üzere 2019 yılında toplam 100 bin atama talep ediyoruz.

Şubat ayında 20 bin öğretmenin göreve başlayacağını ancak bu atamanın 2019 ataması olmadığını, 2018 yılında yapılan 20 bin atamaya ilave yapıldığını bildiren Geylan, “Gelin Şubat tatilinde en az ilave 40 bin öğretmen ataması yapın” dedi. Sendikamızın yaptığı araştırmaya göre 55 ilde norm kadro açığının 101 bin 339 olduğunu bildiren Geylan, “81 ilin tamamından cevap gelseydi, bu sayı daha yüksek rakamlara ulaşacak idi. Öğretmen açığı en öncelikli meselelerimizdendir” dedi. Türk Eğitim-Sen’in Şubat ayında ilave 40 bin atama, Ağustos ayında da 60 bin atama olmak üzere 2019 yılında toplam 100 bin atama talep ettiğini ifade eden Geylan, “2017 yılında sınava giren öğretmenlerin ataması 2018 yılının sonunda yapıldı. Dolayısıyla atama bekleyen öğretmenlerimiz şu anda mağdur durumdadır. Hükümet her zaman en büyük yatırımı eğitime yaptığını söylüyor. Ancak şu gerçeği unutmamak lazım: En güzel binaları da yapsanız, okullarımızı son teknolojik alt yapıyla da donatsanız, öğretmeniniz yok ise bu yatırımlar beyhude demektir. Çünkü öğretmen eğitimin taşıyıcı kolonudur.” diye konuştu.

23 Ocak’ta Ankara’da sözleşmeli öğretmenler ile birlikte eylem yapacağız.

Sözleşmeli öğretmen istihdamına da karşı olduklarını bildiren Geylan, sendikamızın 2005 yılından bu yana sözleşmelilikle mücadele ettiğini kaydetti. 2011 yılında sendikamızın da girişimleri ile sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alındığını, ancak 2016 yılında çıkarılan bir KHK ile yeniden sözleşmeli öğretmenliğin bu kez mülakat garabeti ve 6 yıl çakılı çalışma modeli ile getirildiğini hatırlatan Geylan, “Öğretmenlerimizin kadrolu, ücretli, sözleşmeli gibi modeller ile ayrıştırılmasına karşı çıkıyoruz. Tek bir istihdam modeli olmalıdır: Bu model, 657 Devlet Memurları Kanunu’nun 4A maddesine göre yapılan kadrolu istihdamdır” dedi.

Türk Eğitim-Sen’in sözleşmeli öğretmenliği yargıya taşıdığını ifade eden Geylan, “Dileriz ki yargı talebimiz doğrultusunda karar vererek sözleşmeli öğretmenliği iptal eder. Sözleşmeli öğretmenlik kaldırılana kadar da sözleşmelilerin kadrolu öğretmenler ile aynı haklara sahip olmasını istiyoruz” dedi.

Sözleşmeli öğretmenlerin eş durumu tayinlerinin yapılamadığını hatırlatan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eşlerden biri Siirt’te görev yaparken, diğer eş Manisa’da yaşıyor. Öğretmenlerimize eş durumundan dolayı tayin hakkı vermemek Anayasa ihlalidir. Anayasamızın 41. Maddesi, ‘Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar’ der. Bu maddeden de anlaşılacağı gibi devletimizi yönetenler Anayasayı çiğneme hakkına sahip değildir. Annesinden, babasından mahrum büyüyen bir çocuğun psikolojisini düşünebiliyor musunuz? Artık Hükümetimiz bu duruma kör bakmaktan vazgeçmeli ve sözleşmeli öğretmenlere eş durumundan tayin hakkı vermelidir. Konuyla ilgili olarak 23 Ocak tarihinde Ankara’da bir eylem yapacağız. Türkiye genelinde çalışan bütün sözleşmeli öğretmenlerimizi Ankara’ya davet ediyorum.”

Öğretmenlik Meslek Kanunu hazırlanırken, öğretmenlerin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hasebiyle kazandığı hakları gasp edilmemelidir.

Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili açıklama yapan Geylan, konuyla ilgili bir çalışma yürütüldüğünü, Türk Eğitim-Sen’in de görüş ve önerilerini Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu’nun yaptığı toplantıda aktardığını söyleyen Geylan, “Öğretmenlik mesleğinin saygınlığını ve statüsünü güçlendirecek olan bir kanuna ihtiyacımız var. Bu nedenle Türk Eğitim Sen olarak Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılması istiyoruz. Ancak burada şuna dikkat çekiyoruz: Bu kanun hazırlanırken, öğretmenlerin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hasebiyle kazandığı hakları gasp edilmemelidir.” diye konuştu.

Hükümetin, medyanın ve toplum önünde olan kişilerin eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önlemek için üsluplarına dikkat etmesi gerekmektedir.

Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarını da kınayan Geylan, şiddeti önlemek için ivedilikle bir kanun çıkarılması gerektiğini bildirdi. Türk Eğitim-Sen’in bu konuda bir kanun hazırladığını ve milletvekilleri aracılığıyla bu kanunun TBMM’ye getirileceğini ifade eden Geylan, “Bir şikâyete bağlı kalmaksızın devletin failler hakkında kamu davası yürütmesini talep ediyoruz. Devlet eğitim çalışanlarına sahip çıkmalıdır. Bakınız; veliler kısa zaman önce çocuğunu okula kayıt yaptırırken; öğretmenlere ‘Eti senin kemiği benim’ diyordu. Yani anne-babalar, böyle bir teslimiyet duygusu içindeydi. Bu veli profilinden nerelere gelmişiz. Yaşananların derinlemesine sorgulanması gerekiyor. Bu noktada Hükümetin, medyanın ve toplum önünde olan kişilerin eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti önlemek için üsluplarına dikkat etmesi gerekmektedir. Siyasilerin bazı yaralayıcı söylemlerinin öğretmenlik mesleğini rencide ettiğini hepimiz biliyoruz. Unutulmamalıdır ki; öğretmeni korumak, toplumun geleceğini korumak demektir” diye konuştu.

Üniversitelerde hem akademik hem de idari personelin kurumlar arasındaki nakil probleminin çözülmesi gerektiğini ifade eden Genel Başkan Geylan, “YÖK nezdinde girişimlerimizi sürdürüyoruz. Bu konunun takipçiyiz” dedi.

...:: GENEL BAŞKANIN AÇIKLAMALARI İÇİN TIKLAYINIZ ::...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.