1. HABERLER

  2. AKADEMİK

  3. Yardımcı Doçentlik ve ÖYP Görüşleri Komisyon Başkanı İşler'e Teslim Edildi
Yardımcı Doçentlik ve ÖYP Görüşleri Komisyon Başkanı İşler'e Teslim Edildi

Yardımcı Doçentlik ve ÖYP Görüşleri Komisyon Başkanı İşler'e Teslim Edildi

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, Meclis Millî Eğitim Komisyonu Başkanı Emrullah İşler’i ziyaret ederek, yardımcı doçent unvanının kaldırılması ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP

A+A-

Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, Meclis Millî Eğitim Komisyonu Başkanı Emrullah İşler’i ziyaret ederek, yardımcı doçent unvanının kaldırılması ve Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) konusunu görüştü. Konuyla ilgili bir dosya takdim eden Yalçın, beklentilerin karşılanmasını istedi.

Emrullah İşler, önerileri komisyonda gündeme getirip değerlendireceklerini söyledi.

Genel Başkan Ali Yalçın’ın, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanlığı’na havale edilen ve esastan görüşülecek olan 2/2074 esas sayılı “Yükseköğretim Kanunu ile Yükseköğretim Personel Kanunu ve Yükseköğretim Kurumları Öğretim Elemanlarının Kadroları Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile yardımcı doçentlik kadrosunun kaldırılması ve doçentlik atama sürecindeki değişiklik başta olmak üzere, akademik personele ilişkin düzenlemelerle ilgili sunduğu öneriler şu şekildedir:

 

-Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu’nun yetkili sendikası olarak, akademik yükseltme sistemini evrensel kabul gören nesnel ve ölçülebilir kıstaslara bağlayan bir sistem kurulmasını öteden beri talep ediyoruz. Bu çerçevede, daha önce kamuoyuna defalarca açıkladığımız üzere, öznel ve ideolojik değerlendirmelere yol açan doçentlik sözlü sınavının kaldırılması gereklidir. Bununla beraber, daha önce yaptığımız öneride de açıkça ifade ettiğimiz üzere, doçentlik değerlendirmesinin sadece eser incelemesine dayalı yapılması durumunda, kalitenin sağlanması adına, asgari yayın kriterlerinin nitelik gözetilerek gözden geçirilmesi ve eser incelemelerinin daha kapsamlı ve çok boyutlu yapılması gereklidir.

-Teklifle mevcut “yardımcı doçent” kadrosu yerine “doktor öğretim görevlisi” kadrosu düşünülmektedir. Üniversitelerde halen “öğretim görevlisi” kadrosunun varlığı nedeniyle yardımcı doçentlerin doktor öğretim görevlisi yapılması durumunda, olası bir statü karmaşası söz konusu olacaktır. Doktor öğretim görevlisi kadrosunun ihdasının üniversitelerde ne gibi rahatlamayı, iyileşmeyi ve gelişmeyi sağlayacağına dair hiçbir bir açıklık yoktur.

-Mevcut sistemde profesörler, doçentler ve yardımcı doçentler “öğretim üyesi” sınıfından sayılmaktadır. Okutman uzman, öğretim görevlisi ve araştırma görevlisi ise “öğretim üyesi” kapsamına dâhil değildir. Yeni sistemde öğretim üyeliği sınıfı; profesörlük, doçentlik ve doktor öğretim görevliliğini kapsayacaktır. Ancak, “araştırma görevlisi doktor” veya “öğretim görevlisi doktor” olarak çalışan öğretim elemanları, yeni öğretim üyeliği kapsamına dâhil olmayacaklardır. Bu durumda, “doktor öğretim görevlisi” ile “öğretim görevlisi doktor” şeklindeki tanımlamalar kafa karıştırıcı olacaktır. Dolayısıyla “doktor öğretim görevlisi” yerine “doktor öğretim üyeliği” daha iyi olabilir. Ayrıca, halen kadrosu araştırma görevlisi veya öğretim görevlisi olup doktor unvanına sahip öğretim elemanlarının yeni ihdas edilecek kadroya geçişi için de bir süreç tanımlanmalıdır.

-Mevcut yardımcı doçentler için 5-6 yıl gibi bir geçiş süreci öngörülmeli ve bu süre içerisinde yardımcı doçent olarak devam etmek isteyenler mevcut kadrolarında devam edebilmelidir.

-Yükseköğretim kurumlarında sıklıkla karşımıza çıkan “araştırma görevlisi kadrosunda doçent” veyahut “yardımcı doçent kadrosunda doçent” gibi, akademik unvana sahip olduğu halde akademik unvanına denk bir kadro alamayan öğretim elemanlarının sorunları için çözüm bulunmalıdır. Bu çerçevede, bir üniversitede çalışan bir yardımcı doçent, doçentlik unvanı aldıktan sonra, başka bir işleme gerek kalmaksızın bulunduğu üniversitede doçent olarak atanabilmelidir. Benzer şekilde, araştırma görevlisi kadrosunda bulunan doçent unvanlı öğretim elemanları da, doçent unvanı almalarını müteakip, doçent unvanlı kadro için öngörülen mali ve diğer haklara denk haklardan faydalanabilmelidir.

-Akademik yükselmeleri karara bağlayacak kurul ve/veya jüriler yönünden somut ve ölçülebilir kıstaslar konulması şarttır. Gerek üniversitelerin gerekse ÜAK’ın oluşturduğu jüri tarafından verilen kararlara karşı hızlı ve etkin çözüm sağlanması için, ÜAK nezdinde kıdemli jüri üyelerinden oluşan itiraz komisyonları kurulmalı; haksızlığa uğradığını düşünen adayların dosyaları ve doçentlik değerlendirme süreçleri, itirazlarını müteakip kıdemli jüriler tarafından hızlı bir şekilde incelenerek karara bağlanmalıdır.

-Yeni ihdas edilen doktor öğretim görevlisi kadroları ve halen mevcut olan doçent kadroları için genel atama şartlarının yanında üniversitelerce ek atama şartları istenebilecektir. Her ne kadar bu ek şartlar Yükseköğretim Kurulu’nun onayına tabi kılınsa da objektiflik gözetmeyen ve/veya toplumsal kalkınmaya yönelik bilimsel ilerlemeye katkı sunmayacak nitelikte çalışmaların ek şart olarak öne sürülmesine sıklıkla rastlanmaktadır. Bu itibarla başvuru şartlarının belirlenmesi ve atama konusunda objektifliği ve niteliği ön plana çıkaracak bir düzenlemeye ihtiyaç vardır. Yükseköğretim kurumlarının açık bulunan doktor öğretim görevlisi ve doçent kadroları için genel şartların yanında öngörecekleri özel şartları Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na bildirmeleri, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nca uygun görülen ve/veya düzeltilen şartlara sahip olanlara yönelik başvuru ilanına çıkması ve aranan şartları haiz başvuruları atama için seçmek üzere yükseköğretim kurumlarına iletmesi şeklinde bir düzenleme yerinde olacaktır.

-Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında ve/veya 2547 sayılı Kanun’un 33/a ve 50/d maddeleri gibi farklı statülere göre atanmış olmalarına rağmen doktoralarını tamamlamış bulunan öğretim elemanlarının da doktor öğretim görevlisi kadrolarına atanmaları sağlanmalıdır. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.