Müsteşar ve yardımcılarının görevleri gitti makamları kaldı

Müsteşar ve yardımcılarının görevleri gitti makamları kaldı

Yeni sistemde kamu yönetiminde köklü değişiklikler yapılmış ve birçok unvan ortadan kaldırılmıştır. Özellikle kamu kurumlarının tepe yönetiminde yer alan müsteşar ve müsteşar yardımcısı kadrolarının iptal edilmesi kamu yönetiminde çok ciddi bir değişiklik

Yeni sistemde kamu yönetiminde köklü değişiklikler yapılmış ve birçok unvan ortadan kaldırılmıştır. Özellikle kamu kurumlarının tepe yönetiminde yer alan müsteşar ve müsteşar yardımcısı kadrolarının iptal edilmesi kamu yönetiminde çok ciddi bir değişikliktir. Bu bağlamda cesur bir kararla müsteşarlık makamının kaldırılması Osmanlı'dan beri var olan bir unvanın tarihe karışması anlamına gelmektedir. Ancak, bu makamların kaldırılmasına rağmen hala kamu kurumlarında müsteşar ve müsteşar yardımcısı odalarını ve makamlarını görüyorsak o zaman iptal edilen nedir diye merak ediyoruz.

* Kadroları iptal edilen müsteşar ve yardımcıları hangi hakları kullanabilir?

703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 32'nci maddesine göre; 1- Bakanlık ve bağlı kuruluşlardaki müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi kadroları iptal edilmiştir. İptal edilen bu kadrolar kurumların kadro cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmıştır.

2- Bakanlıklarda bakan yardımcıları, bağlı kuruluşlarda başkanlar atanıp göreve başlayıncaya kadar mevcut müsteşarlar görevlerine devam ederler.

3- Müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi ile kadroları kaldırılan diğer üst kademe kamu yöneticilerinin mevcut kadroları, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle yeni düzenleme yapılıncaya kadar şahıslarına bağlı olarak saklı tutulur.

4- Müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi olup da kadroları iptal edilenlerin mali, sosyal hak ve yardımları, Cumhurbaşkanı'nca belirlenecek usul ve esaslar yürürlüğe girinceye kadar, bu maddenin yayımı tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre ödenmeye devam eder.

Madde metnine göre bakan yardımcıları ve bağlı kuruluşlarda başkanlar atanıp göreve başladığı için müsteşarların görevleri sona ermiştir. Ancak, bunlar yeni bir kadroya atanmadığı sürece hem bu unvanlarını kullanmakta hem de müsteşar olarak herhangi bir görevi olmadığı halde müsteşarın görev ve sorumluluk dışında her türlü hakkını kullanmaktadır. Yani makam odasından tutunda makam aracına veya lojmanına kadar her türlü haktan yararlanmaya devam etmektedirler. Amacımız yıllarca devlete hizmeti geçmiş insanların mevzuattan kaynaklanan haklarını kullanmalarını dile dolamak değil, sadece yönetsel manada rasyonel bir davranış beklemektir.

Aynı durum müsteşar yardımcıları için de geçerlidir. Hiçbir görev yapmadıkları halde makam odalarını ve makam araçlarını kullanmaya devam etmektedirler. Fiili durumda müsteşar yardımcıları hizmet araçlarını makam aracı gibi kullandıkları için görevleri sona ermiş olmasına rağmen hala yabancı menşeili makam aracı kullanmaya devam etmektedirler.

* İptal edilen kadrolar şahsa bağlı ve maaşlar tam ödeniyor

Yeni sistemde müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi ile kadroları kaldırılan diğer üst kademe kamu yöneticilerinin mevcut kadroları, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle yeni düzenleme yapılıncaya kadar şahıslarına bağlı olarak saklı tutulacak ve sadece müsteşar, müsteşar yardımcısı ve merkez valisi olup da kadroları iptal edilenlerin mali, sosyal hak ve yardımları, Cumhurbaşkanı'nca belirlenecek usul ve esaslar yürürlüğe girinceye kadar, bu maddenin yayımı tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre ödenmeye devam edecektir.

Şuana kadar Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle yeni bir düzenleme yapılmadığı için hem bunların kadroları şahsa bağlı hale getirildi hem de mali, sosyal hak ve yardımları aynen muhafaza edildi.

Devletin tasarrufa ihtiyacı olduğu bir ortamda hiçbir görevi ve sorumluluğu olmayan yüzlerce kişiyi bu şekilde istihdam etmesinin doğru olmadığını düşünüyoruz. Ama hizmetine ihtiyaç duyulanlar mutlaka değerlendirilmeli ve birikimlerinden faydalanılmalıdır ki yetişmiş insan kaynağı heba edilmemelidir. Aksi takdirde mevcut yapının devam ettirilmesinin bazı yönetsel sıkıntılarının olabileceğini varsayarak bu konunun biran önce çözülmesinin uygun olacağını düşünüyoruz. Yoksa bu kadroların kaldırılmasının hiçbir anlamı kalmaz. Kaldı ki şahsa bağlı müsteşar, sahsa bağlı müsteşar yardımcı ve şahsa bağlı vali gibi unvanlar kamu yönetiminin alışkın olmadığı unvanlardır ve bu unvanlara kamu yönetimi alışmadan biran önce kurtulmak gerekmektedir.

* Şahsa bağlı müsteşar yardımcıları ve genel müdürler makam aracı kullanabilir mi?

Bakanlık genel müdürlerin ve müsteşar yardımcılarının makam aracı yoktur. Bunların kullandıkları araçlar hizmet araçlarıdır. Ancak, uygulamanın hiç te böyle olmadığını ve hizmet araçlarının makam aracı gibi kullanıldığını bilmeyen yoktur. Hatta birden fazla makam aracı kullanılması dahi sıradanlaşmıştır. Makam sahiplerinin eş ve çocuklarının da makam sahipleri gibi muamele gördükleri düşünüldüğünde olayın mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. İstisnai de olsa bu konuda hassasiyet sahibi olanların haklarını da teslim etmek zorundayız ve bunları hem takdir ediyoruz hem de sayılarının artması için dua ediyoruz.

Bu konuyu yıllardır yazmamıza rağmen maalesef bir arpa boyu yol alınamamıştır. Devletin tasarrufa ihtiyacının olduğu şu günlerde hiçbir talimata gerek kalmaksızın kamudaki araç saltanatının masaya yatırılmasının zamanı çoktan gelmiştir. Sadece mevcut mevzuatın uygulanması dahi konuyu kökten çözecektir. Özellikle kamudaki lüks araç kullanma hastalığının tedavisi dahi ciddi bir tasarruf sağlayacaktır.

* Yasak olmasına rağmen lüks araçlar nasıl temin ediliyor?

Bazı makam sahipleri kendilerini o kadar ağır hissetmektedirler ki yerli araçlar bu kişileri taşıyamaz hale gelmiştir. Üzüm üzüme baka baka karardığı için de kamu kurumlarının üst düzey bürokratları açık yasağa rağmen bir yolunu bularak lüks araçları makam aracı olarak kullanmaktadırlar.

Halen mevcut Tasarruf Genelgesi açıkça 237 sayılı Taşıt Kanunu hükümlerinin izin verdiği haller hariç, hiçbir makama arazi binek, jeep gibi taşıtlar ile yabancı menşeli taşıt, makam aracı olarak tahsis edilmeyeceğini belirtmesine rağmen bu kural açıkça çiğnenmektedir. Mevcut ihale mevzuatına göre kamu kurumları lüks araç alamadıkları için ihale sonucu temin edilen araçlar bir şekilde arıza yapar ve müteahhidin lüks araç önerisi kurumlarca uygun görülerek sorun çözülür. Diğer bir seçenek ise bankalardır.

Bu konudaki suiistimali önlemek için çıkarılan Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği dahi çare olamamıştır. Bu tebliğe göre, kurumlar mali kaynaklarının değerlendirilmesinde faiz veya kar payı dışında ayni ya da nakdi herhangi bir menfaat temin edemez. Bu kadar açık ifadeye rağmen kamu bankaları hala lüks araç temin etmeye devam ediyorlar. Garip ama kamu bankalarını bu alışkanlıktan hiçbir güç geri koyamıyor? Ama giderek azalsa da hala ümidimizi koruyoruz.

YeniŞafak

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.