Öğretmenlerin ders programında yeni tartışma! İdarenin yetkisi sınırsız değil

Öğretmenlerin ders programında yeni tartışma! İdarenin yetkisi sınırsız değil

Öğretmenlerin ders programlarının hazırlanmasında okul yönetiminin yetkisinin sınırları ve 21 saat üzerindeki ders yükünün rıza şartı gündemde. İşte mevzuattaki kritik ayrıntılar.

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte okullarda ders programları da şekillendi. Ancak bazı öğretmenlerin derslerinin haftanın belirli günlerine yoğunlaştırılması, gün içerisinde uzun boşluklar bırakılması veya ders yüklerinin öğretmenler arasında dengesiz dağıtılması tartışmaları beraberinde getiriyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde, okul yönetimlerinin ders programı hazırlama yetkisinin sınırsız olmadığı ve kamu hizmetinin yürütülmesinde eşitlik ile hakkaniyet ilkelerinin gözetilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Okul yönetiminin yetkisi sınırsız değil

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun amirlerin maiyetindeki personele hakkaniyet ve eşitlik ilkelerine uygun davranmasını öngören hükümleri, ders programları açısından da önem taşıyor.

Bu çerçevede okul yönetiminin program hazırlarken sahip olduğu takdir yetkisinin, öğretmenler arasında keyfi biçimde avantaj veya dezavantaj oluşturacak şekilde kullanılamayacağı belirtiliyor.

Ders programının bir öğretmeni ödüllendirme ya da cezalandırma aracı olarak kullanılması da tartışmalı uygulamalar arasında gösteriliyor.

Bazı öğretmenlerin talepleri öncelikli değerlendiriliyor

Kaynak haberde yer verilen yönetmelik hükümlerine göre bazı özel durumdaki öğretmenlerin ders programına ilişkin taleplerinin, okulun genel işleyişini aksatmamak şartıyla öncelikli olarak dikkate alınması gerekiyor.

Bu kapsamda engelli öğretmenler, bakmakla yükümlü olduğu engelli yakını bulunanlar, özel eğitim ihtiyacı olan çocuğu olanlar, süt izni kullananlar ve 36 ayını doldurmamış çocuğu bulunan öğretmenlerin durumlarının değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Ancak bu önceliklerin uygulanmasında okulun eğitim-öğretim faaliyetlerinin de gözetilmesi gerekiyor.

Dersler öğretmenler arasında dengeli dağıtılmalı

Ders programı hazırlanırken dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise ders yüklerinin dağılımı.

Aynı branşta görev yapan öğretmenlerden birinin derslerinin haftanın tamamına yayılması, diğerinin ise belirli günlerde yoğunlaştırılması gibi uygulamalar çalışma düzeni açısından sorun oluşturabiliyor.

Özellikle öğretmenlerin gün içerisinde uzun süre derssiz beklemesine neden olan “pencereli ders programları” da çalışanların en fazla şikayet ettiği konular arasında bulunuyor.

Bu nedenle derslerin gün ve saat bakımından mümkün olduğunca dengeli biçimde planlanması önem taşıyor.

Öğretmenlere 21 saatin üzerinde ders zorunlu mu?

Öğretmenlerin ders yükü konusunda en çok merak edilen başlıklardan biri de 21 saat sınırı.

Kaynak haberde yer verilen mevzuat değerlendirmesine göre branş öğretmenlerinin 15 saat maaş karşılığı ders ve belirli şartlar kapsamında 6 saat zorunlu ek ders yükümlülüğü bulunuyor.

Bunun üzerindeki derslerin ise öğretmenin isteğine bağlı olarak verilebileceği belirtiliyor.

Dolayısıyla öğretmenin rızası bulunmadan 21 saatin üzerinde ders yüklenmesi konusunda mevzuat hükümlerinin ve ilgili düzenlemelerin dikkate alınması gerekiyor.

Aynı branşta ders yükü adaleti önemli

Okulda yeterli ders saati bulunmasına rağmen aynı branştaki öğretmenler arasında ciddi ders yükü farklılıkları oluşması da tartışma konusu.

Örneğin bir öğretmenin 15 saatte bırakılırken başka bir öğretmene 30 saate kadar ders verilmesi, hem çalışma yükü hem de ek ders geliri bakımından farklılık oluşturabiliyor.

Bu nedenle ders dağılımında yalnızca okulun program ihtiyacının değil, öğretmenler arasındaki eşitlik ve hakkaniyetin de gözetilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Haksız olduğunu düşünen öğretmen ne yapabilir?

Ders programının mevzuata, hakkaniyet ilkesine veya öğretmenin özel durumuna aykırı şekilde hazırlandığını düşünen öğretmenlerin öncelikle idareye başvurarak durumun yeniden değerlendirilmesini talep edebileceği belirtiliyor.

Sorunun idari başvuruyla çözülememesi halinde ise şartlara göre ilgili idari ve yargısal başvuru yollarının değerlendirilmesi mümkün olabiliyor.

Burada önemli olan, her ders programı uyuşmazlığının otomatik olarak hukuka aykırılık anlamına gelmediği; somut olayda ilgili mevzuat, okulun ihtiyaçları, öğretmenin durumu ve programın nasıl hazırlandığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğidir.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.