1. YAZARLAR

  2. Hüseyin ÖZKAN

  3. Gelişen Nörobilim Işığında “Nöroeğitim”
Hüseyin ÖZKAN

Hüseyin ÖZKAN

Hüseyin ÖZKAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Gelişen Nörobilim Işığında “Nöroeğitim”

A+A-

Gelişen Nörobilim Işığında “Nöroeğitim”

img_2302.jpg

Dopamin mutluluk hormonu olarak bilinir. Oysa dopamin aynı zamanda davranışlarımızı düzenleyen önemli hormonlardan biridir. Temel görevi ödül bekleyen olay ve durumlarla ilişkin “motivasyon sağlama” olduğu da bilinmektedir. Bunun için dopamin, ödül elde edildiğinde değil, ödül beklenildiğinde salgılanır ki, davranışlarımızı motive ederek yönlendirsin..

Örneğin; çok sevdiğiniz biriyle buluşma bir düşündüğünüzde beyninizde dopamin yolakları aktive olur. Eğer buluşmaya az bir zaman kaldıysa dopamin miktarı daha da artar. Buluşma gerçekleştiğinde ise dopamin görevini yapmış olur ve bu davranış için salınan dopamin miktarı normal düzeye iner.

Dopamin davranış oluşturmadaki rolünü davranışın düşünülmesinden başlayarak mutluluk merak ve istek oluşturarak yerine getirmiştir. Daha farklı davranışlar için görev beklemektedir. Dopamin bunun gibi bir çok ödül beklentisi içeren davranışın düzenlenmesinde hayata geçirilmesinde önemli rol oynar.

Her alanın başına bir “nöro” eki koyarak o alanı popülerleştirmek bir moda olsa da Nöroeğitim kavramı alanına yakışır bir birliktelik oluşturmaktadır. Çünkü yaşam öğrenme ile sürüyor değişiyor dönüşüyor, bu da insan beyninde oluyor. Öyleyse eğitimciler nöropazarlamacılardan bu alana daha çok sahip çıkmaları ve nörobilimden daha fazla yararlanmaları gerekmektedir. Bu gün öğretmen yetiştiren üniversitelerde nörobilim alanındaki gelişmelerden ne kadar yararlanılıyor? Öğretmenler öğrenme fizyolojisi konusunda ne kadar bilgi sahibi? Bu konulara girmeden, yukarıdaki bahsettiğim dopamin hormonunun davranış oluşturmadaki rolünden öğretmenler nasıl yararlanabilir? Bundan bahsetmek istiyorum.

Eğitim süreçlerinin duygusal boyutunun yanında,  aynı zamanda bireysel ihtiyaçların giderilmesi için de bir yöntemdir. Duygusal ve fizyolojik ihtiyaçların tatmini eğitim öğretim programlarının gizli hedefleri arasında olması programa hedef kitlenin motive olmasını sağlayacaktır.

Eğitim programından uygulamaya süreç nörobilimsel öğrenme yöntemleriyle bir yandan duygusal ve fizyolojik ihtiyaçların giderilmesi bir yandan da öğrenme hedeflerine ulaşılması şeklinde yapılandırılmalıdır.
Okul eğitim ortamından eğitim programına öğrencilerin merak duygularını gidermeye yeni davranışlar için dopamin yollarını aktive edecek birimde yeniden yapılandırılmalıdır.  Öğrenciler matematik dersinde öğreneceği konu ile ilgili dopamin düzeyini yükseltilmeden o konuyla ilgili davranış değiştirilmesi yanı öğrenmede nitelik sağlamak mümkün değildir. Öncelikle öğretmenin daha öncelikli olarak da Merkezi politika üretenlerin bunu bilmeleri gerekmektedir.

Hikaye insan beyninin oluşumundan itibaren sürekli ürettiği bir kavramdır. Bundan hiç vaz geçmez. Nice mitler, mitoslar ve mitoslardan logoslar üretmiş hikayeler türlü yaşamlar kurmuş kurgulamıştır. Hikaye öğrenme vazgeçilmez bir doğal yöntemdir. Her konunun bir hikayesi olması öğrencinin konuyla ilgili dopamin yolaklarını aktive etmek için gerekli bir kapı aralama ve giriş yöntemidir.

Ödül beklentisi, doğru cevap sonunda verilen bir çikolata olarak algılanmamalıdır. Ödül bu boyutta değerlendirilmemelidir. İnsanların varoluşları gereği her gelişim seviyesine uygun, duygusal ağırlıklı olmak üzere, fiziksel beklentilerin tatmini olarak ele alınmalıdır.

Herhangi bir derste o günkü konunun hikayesiyle ve ders sonunda ihtiyaç ve beklentilerinin giderilmiş olması beklentisiyle dopamin salgısı artmış ve motive olmuş bir öğrenci eğitimin sonucunda beklenen davranış değişikliğini de gösterecektir.

Elbette nörobilimin öncülüğünde gelişmesi gereken nöroeğitim, 21. Yüzyılın bir eğitim anlayışıdır. Sosyal açıdan bakıldığında bireyin eğitim ihtiyaçları, kişisel özellikleri, bireysel öğrenme yöntemleri, merakları ve yeteneklerini göz önüne alan bir yöntem olması ve bireyin gelişiminin topluma yansıması açısından da toplumcu yönüyle de ilerlemeciliğin ötesinde devrimci bir yöntem özelliği taşımaktadır.

Hüseyin Özkan

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.