1. HABERLER

  2. SENDİKALAR

  3. Latif Selvi: En Büyük Sorun Adil Paylaşım!
Latif Selvi: En Büyük Sorun Adil Paylaşım!

Latif Selvi: En Büyük Sorun Adil Paylaşım!

Latif Selvi, Uluslararası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (The International Educational Scientific and Cultural Organization –IESCO) tarafından Malezya’nın Putrajaya şehrinde düzenlenen 1. Uluslararası Eğitim Olanaklarını Geliştirme Konferansı’na katıldı.

A+A-

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, yoksulluk, savaş, düşük yoğunluklu iç savaş ve bunların bıraktığı yıllar süren yıkımların önemli oranda dış kaynaklı müdahalelerden kaynaklandığını ifade ederek, “Problemlerin kaynağında, özellikle emperyalist sömürgeci bir anlayışla hareket eden devletlerin kolay kontrol ettikleri ülkelerin kaynaklarına haksız bir şekilde el koyma stratejileri yatmaktadır. Dünya ölçeğinde üretilen ekonomik gelirin adil paylaşılamaması, insanca yaşam kalitesinin paylaşılan bir değer olmasının önündeki en büyük engeldir” dedi.

Latif Selvi, Uluslararası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (The International Educational Scientific and Cultural Organization –IESCO) tarafından Malezya’nın Putrajaya şehrinde düzenlenen 1. Uluslararası Eğitim Olanaklarını Geliştirme Konferansı’na katıldı.

‘Savaşlar, çatışmalar vb. olaylardan ötürü eğitime ulaşmakta güçlük çeken öğrencilerin eğitime ulaşması’ temalı konferansın açılış konuşmasını Malezya Yükseköğretim Bakanı İdris Jusoh yaptı. IESCO Başkanı Prof. Dr. Mohd Azraai Bin Kassim’in katılımcılara hitabının ardından başlayan konferansta, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, Suriyeli mültecilerin eğitimi konusunda bir tebliğ sundu.

İmkânları paylaşarak eşitsizliklerin ve mağduriyetlerin oluşturduğu problemleri birlikte çözüme kavuşturmanın mümkün olduğunu kaydeden Selvi, “Bizim değerlendirmelerimize göre yoksulluk, savaş, düşük yoğunluklu iç savaş ve bunların bıraktığı yıllar süren yıkımlar önemli oranda dış kaynaklı müdahalelerden kaynaklanmaktadır. Problemlerin kaynağında, özellikle emperyalist sömürgeci bir anlayışla hareket eden devletlerin kolay kontrol ettikleri ülkelerin kaynaklarına haksız bir şekilde el koyma stratejileri yatmaktadır. Dünya ölçeğinde üretilen ekonomik gelirin adil paylaşılamaması, insanca yaşam kalitesinin paylaşılan bir değer olmasının önündeki en büyük engeldir” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin mağduriyetlerin giderilmesi ve sorunların çözümü için konferansın gündemini oluşturan konularda, özellikle son yıllarda önemli adımlar attığını, kapasitesini güçlendirdiğini belirten Selvi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Günümüzde, özellikle ekonomik rekabetin ve elde edilen gelirin ana tartışma eksenini, insan gücüne dayanan üretim ile bilgi teknolojisine dayanan üretimin ve elde edilen kazancın oluşturduğunu görüyoruz. Bunun merkezinde ise bilimsel üretim yer almaktadır. Hedefleneni elde etme, eğitime erişim ve çıktıları ile doğrudan ilişkilidir. Ancak ekonomik rekabetin ve kârlılığın bilgi teknolojisi üzerine kurulması, bilginin evrensel düzeyde paylaşılan, tüm insanlığın hizmetine sunulan bir şey olması gerekirken; tekelleşen, gizlenen ve üstünlük sağlamanın aracı haline gelen bir metaya dönüşmesi, bilgiye erişimde tekelci ve ketum olmayı öne çıkarmıştır. Günümüzde ihtiyaca cevap veren bilgiyi üretme, ihtiyaç olan alanlardaki yeterlilikler ve bunun dolaşımı çok büyük önem arz etmektedir.”

Orta Doğu’da yaşanan iç karışıklıkların, çatışmaların ve savaşların eğitimi büyük oranda sekteye uğrattığını vurgulayan Selvi, bu durumun okullaşma, eğitimin çıktıları, finansmanı açısından büyük sorunlar oluşturduğunu söyledi. Selvi, Suriye’de 2011 yılından beri devam eden iç savaş yüzünden milyonlarca insanın evini terk etmek ve komşu ülkelere sığınmak zorunda kaldığını dile getirerek, “Bu süreçte Türkiye, Suriyeliler için bir sığınak haline gelmiştir. Türkiye, resmi rakamlara göre 3 milyondan fazla Suriyeliye ev sahipliği yaparak mülteci krizinde sorumluluğun büyük bir kısmını üstlenmiştir. Savaşın ne zaman biteceğinin ve Suriye’deki istikrarın ne zaman sağlanacağının belirsiz olduğu bu ortamda, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de yaşamaya devam edecek ve çocukluktan yetişkinliğe geçecek yüz binlerce Suriyeli çocuk olacaktır” ifadelerini kullandı.

Suriyeli çocukların eğitimi konusunda Türkiye’nin bazı çalışmalar yaptığını, Suriyeli çocukları okullaştırma ve bu çocuklara kaliteli bir eğitim sunma konusunda yoğun bir çaba içine girdiğini söyleyen Latif Selvi, Bütün güçlüklere rağmen Türkiye’nin 2015 yılında yüzde 40 olan Suriyeli çocukların okullaşma oranını 2017’de yüzde 60’lara yükselttiğini kaydetti.

“Savaştan kaçan, başka ülkelere sığınmak zorunda kalan insanların yaşadığı travmalar oldukça büyükken, küçük çocuklar bunu çok daha derinden yaşamaktadır” diyen Selvi, sözlerini şöyle tamamladı: “Günümüz dünyasındaki en büyük sığınmacı kitlesini oluşturan Suriyeli çocukların eğitime erişim imkanlarına bakıldığında, Suriyelileri barındıran başta Türkiye olmak üzere Lübnan ve Ürdün’ün ciddi çabalarına rağmen, çocukların halen önemli bir çoğunluğunun düzenli formel okul ortamından mahrum olduğu görülmektedir. Eğitime erişemeyen ve kaliteli bir eğitim elde edemeyen bu çocukların kişisel becerilerini geliştirmeleri, kendilerini gerçekleştirmeleri, savaşın etkilerini yok etmeleri, hayata daha etkili bir şekilde sarılmaları ve gelecek düşüncesine sahip olmaları zor olacaktır. Bu çocukların, umutlu olabilmeleri, bir gelecek inşa edebilmeleri için kaliteli eğitim en önemli husustur. Ancak, Suriyeli çocukların sığındıkları ülkelerin eğitim problemleri ve güçlükleri, ekonomik refah düzeyleri dikkate alındığında, bu ülkelerin Suriyeli çocuklara tek başına çok nitelikli bir eğitim vermeleri zor görünmektedir. Bunun için gelişmiş ülkelerin çok daha fazla sorumluluk alması ve Suriyeli çocukların kaliteli eğitime erişmesi için daha fazla fon ve kaynak ayırması gerekmektedir. Maalesef uluslararası toplumun bu konuya gerekli önemi verdiğini söylemek güçtür. Suriyeli çocukların eğitimi meselesi sadece bölge ülkelerinin sorumluluğu ya da meselesi değildir. Kaliteli eğitime erişemeyen ve geleceği elinden alınmış büyük bir nüfus, gettolaşmaya, radikalleşmeye ve marjinalleşmeye başlayacaktır. Bu durumun ise gelecekte tüm dünya için bir tehdit oluşturma riski vardır.”

Oturumlarda ‘eğitim modelleri’ ve ‘çatışma bölgelerinde eğitim’ ele alındı

Konferansın ilk oturumunda ‘uluslararası eğitim modelleri’ tartışıldı. Yükseköğretimde Malezya tecrübesini anlattığı tebliğde Prof. Tan Sri Dato’ Dzulkifli Abdul Razak, Malezya modelinin son yıllarda uluslararası düzeyde kaydettiği ilerlemelere değindi. Prof. Dr Akihiko Nakayama, Japon yükseköğretimi hakkında bilgi verirken, Doç. Dr. Abdulmuttalip Arpa ise, Türk yükseköğretim sistemini ve son yıllardaki ilerlemeleri katılımcılarla paylaştı.

İkinci oturumda ‘çatışma bölgelerinde eğitim’ konusu konuşuldu. Prof. Dr. Abdul Latif Abu Hijleh, işgal altında eğitimin yönetilmesindeki zorluklar kapsamında Filistin örneğini anlatırken, Dr. Hafidzi Mohd Noor Myanmar, eğitimde yaşanan zorluklarla ilgili bir sunum yaptı.

Kavakçı’ya ziyaret

Latif Selvi, daha sonra, Büyükelçimiz Merve Kavakçı’yı da ziyaret etti. Selvi’ye Malezya programında dış ilişkiler biriminden Gazi Doğan eşlik etti. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum