Raporlu memura disiplin cezası tebliğ edilebilir mi? Mevzuat ne diyor?
Rapor alan memura disiplin cezası tebliğ edilebilir mi? Mevzuat, Danıştay kararı ve bakanlık görüşü aynı yönde: Raporlu olmak tebligata engel değil.
Kamuda disiplin cezası alan memurların sürekli sağlık raporu göstererek tebligattan kaçındığı yönündeki iddialar zaman zaman gündeme geliyor.
Ancak mevzuat incelendiğinde tablo farklı görünüyor.
Memurun raporlu olması, disiplin cezasının tebliğ edilmesine mutlak engel teşkil etmiyor.
MEVZUATTA ÖZEL DÜZENLEME YOK
Mevzuatta, memurun hastalık izninde bulunduğu süre içinde disiplin cezasının tebliğ edilemeyeceğine veya tebligatın mutlaka raporun sona ermesinden sonra yapılması gerektiğine ilişkin özel bir düzenleme bulunmuyor.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ilgili hükümleri incelendiğinde, raporlu olma hâli ile tebligat arasında doğrudan bir bağ kurulmadığı görülüyor.
İLGİLİ MADDELER NE DİYOR?
| Düzenleme | İçerik |
|---|---|
| 657 sayılı Kanun, 132. madde | Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır |
| 657 sayılı Kanun, 135. madde | İtiraz süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür |
| Disiplin Yönetmeliği, 33. madde | Cezalar, karar tarihini izleyen 15 gün içinde (memurluktan çıkarmada 7 gün) tebliğ edilir |
Bu düzenlemelerin hiçbirinde, memurun raporlu olması hâlinde tebligatın erteleneceğine dair bir hüküm yer almıyor.
SAVUNMA HAKKI İLE TEBLİGAT AYRI ŞEYLER
Bu, en çok karıştırılan nokta.
657 sayılı Kanun'un 130. maddesi, memur hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğini ve savunma için en az 7 günlük süre tanınması gerektiğini düzenliyor.
Ancak bu, memurun raporlu olması hâlinde disiplin soruşturmasının kendiliğinden duracağı anlamına gelmiyor.
Savunma istemi ile verilmiş disiplin cezasının tebliği, birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken iki aşama.
DANIŞTAY KARARI NE DİYOR?
Danıştay 12. Dairesi'nin E.2015/3979 sayılı kararında dikkat çekici bir değerlendirme yer alıyor.
Kararda; davacının raporlu olduğu ve 2 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmasının yakın bulunduğu dikkate alınarak, savunma isteme yazısının idare memurları eliyle tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmişti.
Karar doğrudan disiplin cezasının raporlu dönemde tebliğine ilişkin olmasa da, memurun raporlu olmasının disiplin işlemlerinin yürütülmesine mutlak engel teşkil etmediğini gösteriyor.
BAKANLIK GÖRÜŞÜ DE AYNI YÖNDE
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 25 Haziran 2024 tarihli görüşünde de konu değerlendirildi.
Görüşte, sağlık izni kullanan memura tebligat yapılıp yapılamayacağı ele alınmış ve ilgili memurun raporlu olmasının tebligata engel bir durum olmadığı sonucuna ulaşılmıştı.
AMA USULE UYULMASI ŞART
Memurun raporlu olması, tebligatın usulüne uygun yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuatta öngörülen usullere uygun yapılması gerekiyor.
Dikkate alınan hususlar:
| Husus |
|---|
| Tebligatın nerede yapıldığı |
| Hangi yöntemle yapıldığı |
| Muhatabın kendisi veya yetkili kişi tarafından teslim alınıp alınmadığı |
| Tebliğ tarihinin belirli olup olmadığı |
Yani sırf memurun raporlu olduğu gerekçesiyle usulüne uygun bir tebligatın geçersiz olduğu ileri sürülemiyor; ancak raporlu memura herhangi bir yöntemle yapılan bildirimin de geçerli olduğu söylenemiyor.
KURUMA ÇAĞIRMAK FARKLI BİR KONU
Bir ayrım daha bulunuyor.
Tebligatın yapılabilmesi ile raporlu memurun sırf tebligat amacıyla görev yerine çağrılması aynı hukuki durum değil.
Hastalık izniyle evde bulunan memurun kuruma çağrılması ayrı bir değerlendirme konusu.
Tebligatın memurun bulunduğu yerde veya mevzuata uygun diğer bir yöntemle gerçekleştirilmesinde ise yalnızca raporlu olması nedeniyle hukuki bir engel bulunmuyor.
HANGİ DURUMDA İSTİSNA OLABİLİR?
Sağlık raporunun niteliği bazı durumlarda önem kazanabiliyor.
Tebligat usulüne uygun yapılmış olsa dahi, memurun şu durumlarda itiraz veya dava hakkını fiilen kullanması mümkün olmayabiliyor:
| Durum |
|---|
| Şuur kaybı |
| Ağır ameliyat |
| Hastanede yatarak tedavi |
| Benzeri ağır sağlık durumları |
Bu hâllerde yargı mercileri, somut olayın özelliklerini dikkate alarak mücbir sebep veya fiilî/hukuki engel değerlendirmesi yapabiliyor.
Ancak her sağlık raporunun otomatik olarak itiraz veya dava süresini durdurduğu ya da tebligatı geçersiz hâle getirdiği söylenemiyor.
SONUÇ NE?
Mevcut mevzuat, kurum görüşü ve Danıştay kararları birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo şöyle:
"Memur raporlu olduğu için disiplin cezası tebliğ edilemez" şeklindeki genel bir iddia, mevzuat ve içtihat bakımından isabetli görünmüyor.
Asıl belirleyici olan iki husus:
1. Tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı
2. Somut olayda memurun sağlık durumunun, itiraz veya dava hakkını fiilen kullanmasına engel olup olmadığı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.