Selahattin Dolgun’dan Talat Yavuz’a "15 Mayıs" cevabı: “Meydan boş değil”

Selahattin Dolgun’dan Talat Yavuz’a "15 Mayıs" cevabı: “Meydan boş değil”

Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz’un açıklamalarına sert yanıt verdi. 15 Mayıs öncesi sendikal polemikte tansiyon yükseldi.

Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz’un 15 Mayıs sürecine ilişkin açıklamalarına sosyal medya üzerinden sert ifadelerle karşılık verdi.

Dolgun, paylaşımında Eğitim-Bir-Sen yönetimini hedef alarak, Türk Eğitim-Sen’e yönelik değerlendirmelerin “yalan yanlış” ve “kuru sıkı” olduğunu savundu. Açıklamasında, 15 Mayıs öncesinde sendikalar arasında yükselen polemiğe işaret ederken, “Meydan boş değil efendiler” ifadesiyle karşı cepheye açık bir mesaj verdi. Söz konusu paylaşım, Dolgun’un sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuna yansıdı.

“Yetkili olduğumuz dönemde çalışma barışı vardı” vurgusu

Selahattin Dolgun, mesajında Türk Eğitim-Sen’in yetkili olduğu döneme atıf yaparak, iş yerlerinde çalışma barışının sağlandığını ve sendika üyeliği nedeniyle çalışanlar üzerinde baskı kurulmadığını öne sürdü. Özellikle okul yöneticilerinin sendikal kimlik üzerinden ayrıştırılmadığını savunan Dolgun, geçmiş dönemde daha huzurlu bir çalışma iklimi bulunduğunu iddia etti. Bu çıkış, sendikalar arasındaki rekabetin yalnızca üye sayısı değil, geçmiş yönetim anlayışları üzerinden de sürdüğünü gösterdi.

Dolgun ayrıca 2014-2018 dönemine gönderme yaparak, çok sayıda okul yöneticisinin görevden alındığını ve yerlerine referansla atamalar yapıldığını savundu. Bu ifadelerle Eğitim-Bir-Sen’e liyakat ve yönetici atamaları üzerinden yüklenen Dolgun, sendikal tartışmayı doğrudan eğitim yönetimi meselesine taşıdı.

Türk Eğitim-Sen’in geçmiş kazanımlarını sıraladı

Paylaşımında yalnızca eleştiriyle yetinmeyen Dolgun, Türk Eğitim-Sen’in geçmişte elde ettiğini savunduğu bazı sendikal kazanımları da tek tek sıraladı. Bunlar arasında toplu sözleşme ikramiyesinin ilk adımının 2005 yılında atıldığı, banka promosyonlarının tamamının çalışanlara verilmesi yönündeki mücadelenin 2007-2008 döneminde yürütüldüğü ve denge tazminatı gibi bazı mali hak başlıklarının sendikal mücadelenin sonucu olduğu yönündeki ifadeler yer aldı.

“Biz doğrudan doğruya Türk milliyetçisiyiz” mesajı

Dolgun mesajının son bölümünde Türk Eğitim-Sen’in ideolojik ve kurumsal çizgisine de vurgu yaptı. Kendi ifadeleriyle sendikalarını Türk milliyetçisi, Atatürkçü, milli ve manevi değerlere bağlı bir yapı olarak tanımlayan Dolgun, önceliklerinin Türkiye ve eğitim çalışanları olduğunu söyledi. Bu bölüm, sendikal polemiğin yalnızca hizmet yarışı değil, kimlik ve temsil iddiası üzerinden de sürdüğünü ortaya koydu.

Aynı paylaşımda Dolgun, “Hodri meydan” diyerek diğer sendikalara doğrudan çağrıda bulundu ve dolaylı ya da doğrudan tüm sorulara açık olduklarını belirtti. Bu çıkış, 15 Mayıs öncesi sendikal tartışmaların önümüzdeki günlerde daha da sertleşebileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.

15 Mayıs öncesi sendikal tansiyon yükseliyor

Talat Yavuz da kısa süre önce yaptığı değerlendirmede 15 Mayıs tarihinin sendikalar için bir yıllık emeğin karşılığının görüldüğü kritik gün olduğunu savunmuş, rakip sendikalara eleştiriler yöneltmişti. Talat Yavuz’un son açıklamaları, iki büyük eğitim sendikası arasında 15 Mayıs öncesi karşılıklı mesaj trafiğinin hızlandığını gösteriyor.

Kamu görevlileri sendikacılığında 15 Mayıs tarihi, üye sayılarının netleşmesi ve yetkili sendikanın belirlenmesi bakımından kritik kabul ediliyor. Bu nedenle Talat Yavuz ile Selahattin Dolgun arasındaki son söz düellosu, yalnızca kişisel polemik değil, aynı zamanda yaklaşan sendikal güç mücadelesinin de yansıması olarak okunuyor

İlgili Haberler
Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.