Üniversitelerde “keyfi uygulama” eleştirisi: Rektör atamalarından maaşlara kadar dikkat çeken talepler
Üniversitelerde rektör atamaları, akademik yükseltmeler ve maaşlar konusunda dikkat çeken talepler gündeme geldi. Keyfi uygulamalara son verilmesi istendi.
Eğitim sendikası yöneticileri tarafından üniversitelerdeki mevcut uygulamalara yönelik dikkat çeken eleştiriler ve talepler gündeme getirildi. Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih İşcan, İzmir ve Çanakkale’de gerçekleştirdiği temaslarda hem akademik yapıya hem de üniversite çalışanlarının özlük haklarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
İzmir ve Çanakkale’de yoğun ziyaret trafiği
Prof. Dr. Fatih İşcan, 8 Nisan’da İzmir’de başladığı program kapsamında Ege Üniversitesi, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve İzmir Bakırçay Üniversitesi başta olmak üzere birçok kurumda temaslarda bulundu. Rektör yardımcıları, genel sekreterler ve akademik yöneticilerle görüşmeler gerçekleştiren heyet, ayrıca üniversite çalışanlarıyla bir araya geldi.
Programın devamında Çanakkale’ye geçen heyet, Çanakkale İl Milli Eğitim Müdürü ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi yönetimiyle görüşmeler yaptı. Aynı zamanda eğitim çalışanları ve öğretmenlerle buluşmalar gerçekleştirildi.
“Rektörler seçimle belirlenmeli” çıkışı
Ziyaretlerde en dikkat çeken başlıklardan biri rektör atama sistemi oldu. İşcan, üniversite rektörlerinin tüm akademik ve idari personelin katılımıyla yapılacak seçimlerle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
En yüksek oyu alan adayın güvenlik soruşturmasının ardından atanması gerektiğini savunan İşcan, mevcut sistemin liyakat ve hakkaniyet ilkeleriyle örtüşmediğini belirtti. Ayrıca bazı atamaların belirli yapıların desteğiyle gerçekleştiği iddiasına dikkat çekerek bu durumun üniversite yönetimini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Akademik yükseltmelerde “şeffaflık” vurgusu
Akademik kariyer süreçlerine de değinen İşcan, özellikle doçentlik değerlendirmelerinde keyfi uygulamalara son verilmesi gerektiğini vurguladı. Bilimsel çalışmaların temel kriter olması gerektiğini belirten İşcan, sözlü sınavların yalnızca bilimsel yeterlilik sonrası yapılması gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, adayların başvurularını keyfi gerekçelerle engelleyen jüri üyelerine yönelik yaptırımların artırılması gerektiği dile getirildi.
“Akademik maaşlar yetersiz” mesajı
Ekonomik haklar konusunda da dikkat çeken açıklamalar yapan İşcan, en düşük akademisyen maaşının yoksulluk sınırının en az iki katı olacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Bunun yanı sıra ders ve sınav ücretlerinin günümüz ekonomik koşullarında yetersiz kaldığını belirterek, bu ödemelerin en az yüzde 100 artırılması gerektiğini ifade etti.
“Asker akademisyen” önerisi gündemde
Yeni kurulan üniversitelerde yaşanan akademisyen açığına çözüm olarak “asker akademisyen” modelinin hayata geçirilmesi önerildi. Bu modelle akademik kadro eksikliğinin geçici olarak giderilmesi hedefleniyor.
Geliştirme ödeneğinde adalet talebi
Üniversitelerde uygulanan geliştirme ödeneği sistemine de değinen İşcan, farklı üniversiteler arasında ciddi oran farklılıkları bulunduğunu belirtti. Özellikle yeni kurulan üniversitelerde bu oranların daha düşük olmasının adaletsizlik oluşturduğunu ifade etti.
Ayrıca geliştirme ödeneğinin yalnızca akademik personele verilmesinin idari personel açısından motivasyon kaybına yol açtığını belirterek, bu ödeneğin tüm çalışanları kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini söyledi.
Görevde yükselme sınavı için merkezi sistem önerisi
İşcan, üniversitelerde görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının YÖK tarafından merkezi ve yazılı olarak iki yılda bir yapılması gerektiğini vurguladı.
Bunun yanında kadro yetersizliği nedeniyle farklı görevlerde çalışan personele unvanlarına uygun kadroların verilmesi gerektiğini belirten İşcan, çalışanların kendi alanları dışında görevlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.